Ana içeriğe geç
Sözlük

sözde ile cümle

sözde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Este es el caso de las "baterías de Bagdad".
Alternatif tıp Sözdebilim ^Hoy es medicina alternativa.
Attila’ya sözde evlilik teklifinin varlığını şiddetle reddettiğini yazdı.Escribió a Atila negando categóricamente la legitimidad de la supuesta oferta de matrimonio.
Sözde, hakimiyet imparatora aitti fakat gerçekte asil Fujiwara boyu bu gücü elinde tutuyordu.Nominalmente, la soberanía yace en el emperador, pero de hecho el poder era ejercido por la nobleza Fujiwara.
Aşağıda verilen sözde kod (pseudocode) HMAC'in yazılımsal olarak nasıl uygulanabileceğini göstermektedir.El siguiente pseudocódigo muestra cómo se puede implementar HMAC.
Örgütün kendi içinde kurduğu sözde mahkemede yargılanmaya başlar.Veremos cómo lo hacen en la apelación.
Sözde bir gün sonra onları Amsterdam'da karşılayacaktır.Pasará el tiempo y hablarán de mí una tarde en Buenos Aires.
Verilen bu iki sözde dışbükeylik tanımı birbirine denktir.Las dos "clases" de sentencias se tratan de igual forma.
Fakat, “Gift”, şiddetli ve gençleri sözde suça yöneltmesi sebebiyle eleştirildi.Sin embargo, recibió críticas por el tratamiento «adolescente» de temas sexuales y violentos.
1804) 1917 - Mata Hari, Hollandalı dansçı ve sözde casus (d.1917: Mata Hari, espía y bailarina de origen neerlandés.
Sözde benim arkadaşım olacak birinin, benim hakkımda böyle şeyler söyleyebileceğine inanamıyorum.Non riesco a credere che uno che dice di essere mio amico possa dire delle cose del genere su di me.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.Anche interi paesi sono stati dichiarati essere immersi nella cultura dello stupro.
Sözdebilim ^Lo giuro.
Muaviye sözde kabul etti.Il mugnaio accettò.
Lambda doğrusunun altında sıvı sözde iki-akışkan modeli ile tanımlanabilir.Al di sotto della linea lambda il liquido può essere descritto mediante il cosiddetto modello a due fluidi.
Onlar sözde savaş mağdurlarıdır.Они, что называется, жертвы войны.
Bunlar bir hümanistin veya sözde bir ateistin görüşleri değil, benim görüşlerimdir.'Это мои взгляды, а не взгляды какого-нибудь гуманиста или так называемого атеиста.»
Şu an Fransa'da yaşayan sözde varis Philippe, zaman zaman Mapuçeler adına konuşmaya çalışmıştır.Текущий наследник престола, Филипп, живущий во Франции, от случая к случаю говорит от имени народа мапуче.
Verilen bu iki sözde dışbükeylik tanımı birbirine denktir.На первый взгляд, две представленных здесь точки зрения на преобразующее обучение противоречат друг другу.
Alternatif tıp Sözdebilim ^Альтернативная медицина.
Diğerleri ise ya demokratik ya da sözde demokratik yönetim biçimlerine sahipti.Мы живём в условиях непосредственной или так называемой представительной демократии.
Sonrasında Baudouin ile Haçlıların sözde lideri Montferratlı Boniface arasında tercih yapılması gerekti.Далее решили выбирать между Балдуином и номинальным лидером крестового похода, Бонифацием Монферратским.
Bu sözde ''gravitomanyetik'' etkilere neden olur.Это возможно благодаря гравитационным «точкам Лагранжа».
Sözde nedeni, Amerika Birleşik Devletleri'nin yabancı ajanlarından kendisini korumaktı.Его целью была защита авторских прав иностранных граждан в США.
Yalanın aslı sözdedir; geçmişte olsun ve gelecekte, vaat olsun ve başka bir şey.Понятие виртуального утверждает реальность прошлого, связь между настоящим и прошлым, настоящим и будущим.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.هناك مجتمعات بأكملها أطلق عليها ثقافات اغتصاب.
Sözde kendisi kaçırılmıştır ve fidye olarak 1 milyon dolar istemektedir.ويشتبه في أن أحد حراسه خانه وقام بقتله للحصول على المكافأة 1 مليون دولار.
1917 yılında İtalya, Libya'nın sözde bağımsızlığını tanıdığı Akrama anlaşması'nı imzaladı.وقعت إيطاليا المنهكة من الحروب اتفاقية أكروما عام 1917، واعترفت بموجبها باستقلال ليبيا عن الحكم الإيطالي.
Sözde Fessenden osilatörü, ca.عز الدين القسام (صوت فقط) عين الجوزة.
Bu sözde ''gravitomanyetik'' etkilere neden olur.وهذا هو ما يطلق عليه" تأثير فوريرForer effect".
Yaz boyunca, birkaç haber kaynağı, sözde "Bill vs. Bart" rekabeti hakkında söylentilere yer verdi.خلال الصيف قد اشتركت العديد من مصادر الأخبار في الإشاعة فيما يخص منافسة "بل وبارت".
Arkadin sözde 1927 yılından önceki hiçbir şeyi hatırlamamaktadır.الآن هي في سنة 2004 ولكن جينا لا تتذكر أي شيء حدث في السنوات السبعة عشر الماضية.
Verdiğiniz sözü yerine getirin. Kişi verdiği sözden sorumludur.وأوفوا بالعهد إن العهد كان مسئولا.
Bazı ülkeler de tümüyle sözde tecavüz kültürleri olarak nitelendirilmiştir.Sociedades inteiras foram acusadas de possuir uma cultura de estupro.
Haçlılar kaynaklı gecikmeler, Kontostefanos'u kızdırdı ve sözde müttefiklerine karşı güvensizlik doğurdu.O atraso por parte dos cruzados enfureceu Contostefano e semeou a desconfiança entre os ostensivos aliados.
Nehc’ul Belağa, 239 hutbe, 79 mektup ve 480 hikmetli kısa sözden oluşur.Nahj al Balagha é uma coleção de 241 sermões, 79 cartas e 489 enunciados.
Aşağıda verilen sözde kod (pseudocode) HMAC'in yazılımsal olarak nasıl uygulanabileceğini göstermektedir.O seguinte pseudocódigo demonstra como o HMAC pode ser implementado.
Attila’ya sözde evlilik teklifinin varlığını şiddetle reddettiğini yazdı.Escreveu a Átila negando categoricamente a legitimidade da suposta oferta de matrimónio.
"Tâhir Efendi bize kelb demiş İltifâtı bu sözde zâhirdir.“Jura o teu amor a Satanás”, disse.
Yeni imparator bu katliama engel olacak hiçbir harekette ve sözde bulunmadı.O Império parece não ter feito nada para o manter.
Göze çarpan bir örnek de sözde Öklid uzayı olarak ,uzay zamanının tasviridir.Um mundo onde, de fato, a própria noção de espaço-tempo desaparece.
Sözde Olimpiyat Mirası girişimleri ilk kez soruşturma altına alındı.Foi a primeira vez que iniciativas do chamado Legado Olímpico ficaram sob a mira das investigações.
Sözde kod için önceden üzerinde karar kılınmış kesin bir sözdizim yoktur.Voordien werd soms ook de term zelanti (ijveraars) gebruikt, maar het is niet duidelijk vanaf wanneer.
Rücû (geri gönüş) anlatımı güçlendirmek için, söylenilen sözden vazgeçip daha güçlü bir söz söyleme sanatıdır.Bij het dicteren worden de woorden ΗΜΩΝ en ΥΜΩΝ (onze en uw) daardoor moeilijker van elkaar te onderscheiden.
Birkaç "sözde sorumlu" kamçılandı ve olay kapatıldı.Het lijkt een schuldbekentenis en de zaak wordt gesloten.
Sözdebilim Bilim tarihi Bilim felsefesi Bilimsel yöntem HipotezKennisverwerving Wetenschapsfilosofie Wetenschappelijke methode
Sözde bir ayakkabı fabrikasıydı.Het zou een schoenenfabriek zijn.
Sözdebilim ^Daję słowo.
Aslında, bu iki şifre vardı genellikle karışık, ve her ikisi de bazen sözde "le chiffre indéchiffrable".Oba szyfry były często mylone i określane terminem „le chiffre indéchiffrable” (nierozszyfrowalny szyfr).
Muaviye sözde kabul etti.Mnich powiedział Nie.
Komün, Haziran 1002 yılında Papa IX. Leo'nun sözde doğum yeri oldu.Kommunen var födelseplats för påve Leo IX i juni 1002.
Sözde nedeni, Amerika Birleşik Devletleri'nin yabancı ajanlarından kendisini korumaktı.Orsaken ska ha varit att "skydda" honom från amerikanska agenter.
1804) 1917 - Mata Hari, Hollandalı dansçı ve sözde casus (d.1917 – Mata Hari, nederländsk dansös, legendarisk spion.
Bu bilimsel toplulukların internet sayfalarındaki açıklamaları daha çok sözdebilim olarak adlandırılabilir.Man kan läsa mer om commedia på deras hemsida sådan.
MOBIUS sözde deliliğini davranışlarıyla göstermeye çalışır.Hamlet döljer sitt rätta tillstånd i vansinne.
Bakire bir rahibe olma isteği Apollon'a verdiği sözden daha ağır basmıştı.Landet var en huvudort för Apollons dyrkan.
Bu köprü abisine (IV. Murat) olan bir sözden dolayı yapılmıştır.Denna arvsordning kan förklaras utifrån parentel (släktskap).
Bunların en meşhuru sözde Bağdat Bataryalarıdır.Undantag utgör så kallade pansargrenadjärer.
Bu iddialar yalnızca sözde kalacak ve gerçek bir "esenlik ve güvenlik" söz konusu olmayacak.I grund och botten, vad boken syftar till att uppnå är inte att försvara och helgonförklara ''St.''
Kimi zaman sözdebilimle eşanlamlı olarak kullanılır.Termen lysenkoism är dock den vedertagna när en pejorativ term för pseudovetenskap söks.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod