Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Ini adalah kata yang digunakannya untuk berbicara.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.박테리아들이 대화를 나눕니다.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.la parola che usa per comunicare
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Tohle je to slovo, které používá ke komunikaci.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.To je beseda, s katero se sporazumeva.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.To jest słowo, którym komunikuje się.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Toto je slovo, ktorým komunikuje.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Αυτή είναι η λέξη με την οποία συνομιλεί.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Това е думата, с която те си говорят.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Це - слово, за допомогою якого вона спілкується.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.Это слово, которым она разговаривает.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.זוהי המילה באמצעותה הוא מדבר.
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.هذه هي الكلمة التي تتكلم بها
Bu ise Vibrio fischeri'ın konuşurken kullandığı sözcük.そこで私たちは別の細菌を調べ始め
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Ada kata teknis bagi orang-orang semacam itu di lab saya.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.A laborban szakkifejezést vezettünk be az ilyen emberekre.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var. Biz onları "piç kuruları" olarak adlandırıyoruz.W naszym laboratorium określamy takich ludzi fachowo: łajdacy.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.C'è un termine tecnico per quelle persone nel mio laboratorio.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Der er et teknisk begreb for disse slags mennesker i mit laboratorie.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Donc, il y a un mot technique pour ces personnes dans mon laboratoire.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.En mi laboratorio usamos una palabra técnica para esta gente.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Er is een technisch woord voor dat soort mensen in mijn lab.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Für diese Personen haben wir in meinem Labor einen technischen Begriff.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.În laborator, folosim un termen tehnic pentru ei.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.그래서 제 연구소에는 이 사람들을 위한 기술적인 어휘가 있습니다
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Laboratoriossani tämänkaltaisille ihmisille on myös termi:
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.No meu laboratório, existe uma palavra técnica para estas pessoas.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Pre týchto ľudí v mojom laboratóriu existuje technický výraz.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Pro tyto lidi máme v laboratoři odborný termín.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Và vậy là trong phòng thí nghiệm của tôi có một từ chuyên môn hẳn hoi để gọi nhóm người này.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Υπάρχει ένας τεχνικός όρος γι' αυτούς τους ανθρώπους στο εργαστήριό μου.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.В моей лаборатории у нас есть специальный термин для таких людей.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.Имаме термин за тези хора в моята лаборатория.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.У моїй лабораторії для таких людей ми використовуємо спеціальний термін.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.במעבדה שלי קיים ביטוי טכני לאנשים כאלו.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.وهناك تعريف علمي نستخدمه في مخبرنا نطلقه عليهم
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.「ドケチ」
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Bang van die studenten met hun grote breinen en hun dikke boeken en hun grote, onbekende woorden.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...사용하는 학생들이란 생각에 겁이 난거죠.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Minua pelottivat nämä opiskelijat isoine aivoineen, ja isoine kirjoineen sekä isoine tuntemattomine sanoineen.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Rädd för studenterna med sina stora hjärnor och sina stora böcker och sina stora obekanta ord.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Saya takut dengan mahasiswa yang sangat pintar dan buku mereka yang besar-besar dan kosa kata yang canggih.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Sợ những sinh viên to đầu, những quyển sách to đùng và cả những ngôn từ lạ lẫm.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Speriată de acei studenţi cu minţile lor mari şi cărţile lor mari şi cuvintele lor mari şi necunoscute.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Strach ze studentů s velkými mozky a velkými knihami a velkými neznámými slovy.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Бях уплашена от тези студенти с големи мозъци и от големите им книги, и от големите им, непознати думи.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...Злякалася студентів з їх високим рівнем інтелекту і їхніх великих книжок, і їх великих, незнайомих слів.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...והספרים הגדולים והמלים הגדולות והלא-מוכרות שלהם.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...وكتبهم الكبيرة وكلماتهم الكبيرة غير المألوفة.
Bu kocaman beyinli, kocaman kitaplı, kocaman, benim alışık olmadığım sözcükleri kullanan öğrencilerden...でも 彼らと会話をするにつれ 私は
Buna anahtar sözcük diyelim.Nazwijmy to waszą frazą.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Ada tiga kata yang menyertai banyak dari kita saat dibesarkan.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Astea sunt trei lucruri cu care am fost crescut mulți dintre noi.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Dies sind die drei kleinen Worte, mit denen viele von uns aufgewachsen sind.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Dit zijn drie woorden waar velen van ons mee zijn opgegroeid.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Estas são as três palavras com que muitos de nós foram educados.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Estas son tres palabras con las que muchos de nosotros fuimos educados.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Phần đông chúng ta lớn lên trong 3 chữ đó.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük.Queste sono parole con le quali molti di noi sono stati cresciuti.
Bunlar birlikte büyütüldüğümüz üç sözcük."세상을 구해라(save the world)" 이 세 단어를 늘 들으며 자란거죠.