Sözcük zamanla her türlü umumî hizmet için kullanılmaya başlandı.V časoch pokoja sa priekopa využívala na rôzne verejné účely.
Fransızca kökenli bu sözcük aşağıdaki anlamlara gelir.Názov baset pochádza z francúzskeho slova bas, čo znamená nízky.
Sözcük bulma, çocuklar ile yetişkinlerin birlikte oynayabildiği bir oyundur.Hračka je predmet určený na hru detí alebo dospelých.
Olumsuzluk bazen "me" olumsuzluk ekiyle, bazen de diğer olumsuzluk sözcükleriyle sağlanır.V novele sa slovo "nevinnosť " objavuje opakovane, a to vždy s iným odtieňom významu.
Sözcüklerin -den ya da -dan eki almış hâlleridir.Buď sa slová tvoria alebo hádajú.
İnterlinguadaki birçok sözcük Romen dillerinden gelmedir.Gramatika interlinguy je odvodená z románskych jazykov.
Aynı sözcük ilah anlamına da gelir.Slovo bytie a slovo je majú ten istý význam.
Sadece sözcük kullanımları ve yapıları değil, dilin telaffuzu da değişmiştir.Niso se spremenile samo besedne rabe ali stavčne strukture, temveč tudi izgovorjava.
IFF kısaltması İngilizce Identification friend or foe (dost-düşman tespiti) sözcüklerinin akronimidir.IFF (angleško Identification Friend or Foe) označuje Identifikacija Prijatelj ali sovražnik.
Tek sözcük, bütün metin ve kişisel web sayfası çevirisi mümkündür.Možna je tudi kombinacija statičnega spletišča z osebnim spletnikom.
Yalaz, yalazlanmak sözcükleriyle bağlantılıdır.Lematizacija je tesno povezana s krnjenjem besed.
Sözcük, aynı zamanda, bu şekilde hazırlanmış kıyafetleri tanımlamak için sıfat olarak da kullanılır.Za tovrstno oblačilo se uporablja tudi izraz HAZMAT obleka.
Bu süre içerisinde İngilizceye pek çok yabancı sözcük girmiştir.V tem času so v angleščino prevedli mnogo del.
VTOL, Dikey Kalkış ve İniş (İngilizce: Vertical Take-Off and Landing) sözcüklernin kısaltmasıdır.STOL je okrajšava za angleški izraz Short Take-Off and Landing (dobesedno »kratek vzlet in pristanek«).
Tek sözcük oynatılamaz, tek sözcük atılamaz.Brez Njega se ne zgodi nobeno dejanje in ne izreče nobena beseda.
Terim Yunancadan gelmektedir |Yunanca sözcükler ἀνά ana, “karşı”, ve φύλαξις phylaxis, “koruma”.Izraz izvira iz grških besed ἀνά ana, proti, in φύλαξις phylaxis, zaščita.
Sözcük anlamı 'bir ağaç gibi ayakta durmak'tır.Skratka, »živ jezik je kot drevo, ki stalno odganja«.
Ancak yansıma sözcükleri bu kuralın dışındadır.Te oblike so si izmišljevali zunaj vsakega pravila.
Greuthunglar ve Thervingler sözcükleri bu tek krallık döneminde 400'den hemen sonra ortadan kalkmıştır.Imeni Grevtungi in Tervingi sta se kmalu po letu 400 opustili.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.Besede japonskega izvora si je sposodilo veliko svetovnih jezikov.
Diğer âşık da aynı ayakta dört sözcük söylemek zorundadır.Najkrajša beseda mora imeti 4 črke.
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Obrezovanje ima lahko več pomenov.
İngilizce "sheriff" sözcüğünün kökeni Eski İngilizce scir (shire) ve gerefa (idarî amir) sözcüklerine dayanır.County je zamenjala staroangleško besedo istega pomena – shire.
İlk çalışması olan basit bir sözcük bilgisi ders kitabı 1849'da yayınlandı.Pridiga Dolžnost svoj jezik spoštovati je bila objavljena v Drobtinicah 1849:
Farsça bir sözcük olup "şahların en büyüğü" manasına gelmektedir."Beseda pove samo en del, najslabši.
Aynı sözcük, bugünkü anlamı ile Tanrı diye kullanılıyor.Danes bi za isti pojem uporabili besedo režim.
Japoncanın sözcük kadrosu ağır bir şekilde diğer dillerden ödünç sözcüklerle etkilenmiştir.Japonų kalbos žodyną stipriai paveikė įvairūs skoliniai iš kitų kalbų.
Birkaç sözcük Avustralya Aborjin dillerinden gelmiştir.Šios kalbos susijusios su Australijos aborigenų kalbomis.
B&B kavramı İngilizce bed and breakfast (yatak ve kahvaltı) sözcüklerinin kısaltmasıdır.B&B (angl. Bed and breakfast, nakvynė ir pusryčiai) – paslauga, siūlanti nakvynę ir pusryčius.
Ateizm ile ilgili sözcükler de 1587’den hemen sonra türemiştir.Angliškasis atheism kilo iš prancūzų athéisme 1587 metais.
Sözcük bulma, çocuklar ile yetişkinlerin birlikte oynayabildiği bir oyundur.Žaidimas tinkamas žaisti tiek suaugusiems, tiek vaikams.
Sözcükler birden fazla anlama gelebilir.Kartais žodžiai įgauna kur kas daugiau prasmės.
Yunancadan alınan sözcükler üç adet müzik terimidir.Graikų kalbos daiktavardžiai skirstomi į tris linksniuotes.
Araf farklı inanç ve dillerde farklı sözcüklerle ifade edilir.Minima, kad jo galvos kalbėjo skirtingais balsais ir kalbomis.
Bu süre içerisinde İngilizceye pek çok yabancı sözcük girmiştir.Britų valdymo laikais į kalbą pateko daug angliškų žodžių.
Sözlük bölümü yaklaşık 3500 sözcük içerir.Mitologijos enciklopediją sudaro apie 2500 straipsnių.
Bu sözcüğün kökü "oğl" öncesinde "oıl" ve onun öncesinde de "ol" sözcüklerine dayanır.Klipe žodis „sin“ (nuodėmė) pakeistas į „this“ (šis).
Sözcük "şimşek" anlamına gelir.Jis reiškia „apšviestas valdymas“.
Örneğin bad ve lad sözcüklerinin arasında uyak yoktu.Didelio priešiškumo tarp Tanio ir Tėbų nebuvo.
Meryem ismi İbranice Miriam, Arapça Meryem sözcüklerinden dilimize geçmiştir.Korane Marija (arabiškai Miriam) aprašoma kaip Kristaus motina.
Benzer sözcükler (telâffuz olarak) The Beatles, pop müzik grubu.Net tokios populiarios grupės, kaip The Beatles pradėjo maišyti pop muziką su klasikine.
Macarca kökenli sözcükler ise sadece Rumence ve İstro-Rumence de bulunur.Chlamida panaši į romėnų paludamentumą ir lacerną.
Karakol, güvenlik gücü anlamına gelen bir sözcüktür.Pagrindinė statikos sąvoka – jėgos sąvoka.
Bu tür kullanımda ilgili sözcük ve rakamlara bitişik yazılır.Kokios koncepcijos ir ryšiai yra toje kalboje.
Greuthunglar ve Thervingler sözcükleri bu tek krallık döneminde 400'den hemen sonra ortadan kalkmıştır.Greuthungide ja tervingite mõisted langesid kasutusest välja varsti pärast 400.
Cevap doğru ise öğretmen sonraki sözcük çiftine geçiyordu.Kui vastus oli õige, siis küsis "õpetaja" järgmise küsimuse.
Ancak Avustralya'nın değişik yerlerinde sözcüklerde ayrımlar vardır.Keelel on Austraalias piirkonniti erinevaid dialekte.
Hitap ve seslenme sözcüklerinden sonra kullanılır.Neile järgnesid päevauudised ja kõne.
Yabancı sözcük kullanımına karşı çıkar.Omasõnale vastandub võõrsõna.
İngilizce breakfast (kahvaltı) ve lunch (öğle yemeği) sözcüklerinin kaynaşması ile oluşmuştur.See on kohversõna (portmanteau), mis on moodustatud sõnadest breakfast ja lunch.
Sözcük olarak kökeni Almanca Kulturgeschichte kavramına dayanmaktadır.Rohujuuretasandi mõiste pärineb angloameerika kultuuriruumist.
Birbiriyle birleştirilemeyen sözcükler topluluğuna "bileşik sözcük" adı verilmemesi gerekir.Ükski teine ühing ei tohi oma nimes sõna "ühistupank" kasutada.
Dilde sözcüklere birçok ek getirilerek oldukça uzun sözcük kurabilmek mümkündür.Seepärast võib keeles esineda väga pikki sõnu.
Bu Türkmen ağzında "Öz Türkçe" ile örtüşen yüzlerce sözcük bulunmaktadır.Jaapani sõnavaras on sadu väljendeid, mis kasutavad sõna ki.
Tek sözcük oynatılamaz, tek sözcük atılamaz.Et pole tühja valikut, siis pole ka tühja sõna.
Sözcüklerin uzunluğunu belirlemek için toplam hece sayısı, toplam sözcük sayısına bölünür.Kõige kõrgema taseme reeglite kogu määratleb väljendite tähenduse.
Bu sözcük, sıfat olarak da kullanılır.Ka kõnes kasutatakse seda vormi tihedamini.
(İsim soylu sözcükten yüklem oluşturmuş, "kesinlik" anlamı katmış.)(Asendaja mõiste hõlmab otstarbe mõiste, ja seega ehtsa kolmasuse mõiste.)
Regolit iki Yunanca sözcük olan rhegos (ῥῆγος) "örtü" ve lithos (λίθος) "taş" tan türemiştir.Termin "regoliit" koosneb kahest kreeka päritoluga sõnast: rhegos (tekk) ja lithos (kivi).
Zengin bir sözcük dağarcığına sahiptir.On tarvis piisavalt rikast semioosi mõistet.