Ana içeriğe geç
Sözlük

söz ile cümle

söz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sensiz ayrılmayacağıma söz veriyorum.I promise not to leave without you.
Tom bana öğle yemeği ısmarlamaya söz verdi.Tom promised to buy me lunch.
Bunu yapmamaya söz veriyorum.I promise not to do that.
Geç kalmayacağıma söz veriyorum.I promise not to be late.
Tom bir gizlilik sözleşmesi imzaladı.Tom signed an NDA.
Tom neredeyse her zaman yapmaya söz verdiği şeyleri yapar.Tom almost always does what he promises he'll do.
Tom her zaman sözlerini yerine getirir.Tom always fulfills his promises.
Sözümü tutmamış değilim.I haven't broken my promise.
Tom'un açık sözlülüğünü seviyorum.I like Tom's straight-forwardness.
Bu benim en sevdiğim söz.That's my favorite saying.
Sami açık sözlüydü.Sami was outspoken.
Sami'nin sözlüğü koltuğun üstünde duruyordu.Sami's dictionary was sitting on the seat.
Sana bir iş bulacağıma söz veriyorum.I promise I'll find you a job.
Sami'nin kız arkadaşı, o hapse girdiğinde onu bekleyeceğine söz verdi.Sami's girlfriend promised that when he went to jail, she would wait for him.
Tom bunu yapacağına dair henüz bana söz vermedi.Tom hasn't promised me yet that he'd do that.
Tom bana bunu yapacağına dair henüz söz vermedi.Tom hasn't yet promised me that he'd do that.
Sami, Leyla'ya bir araba sözü verdi.Sami promised Layla a car.
Tom'un kesin sözlerini hatırlamıyorum.I don't remember Tom's exact words.
Bugün Tom'a yardım edeceğime söz verdim.I've promised to help Tom today.
Bunu Tom için yapacağıma söz verdim.I've promised to do that for Tom.
Bunu tekrar yapmamaya söz verdim.I've promised not to do that again.
Bunu bu hafta yapmaya söz verdim.I've promised to do that this week.
Beni güldüren bir söz söyledin.You said a word that makes me laugh.
Tom'a partiden söz ettim.I told Tom about the party.
Onu yapmaya söz veriyorum.I promise to do that.
Onu yapmak için söz veriyorum.I promise to do that.
Tom bu sabah sözleşmeyi imzaladı.Tom signed the contract this morning.
Fransızcada en çok kullanılan binlerce sözcüğün bir listesine sahibim.I have a list of the thousand most-used words in French.
Tom ondan hiç söz etmedi.Tom never mentioned that.
Hiç kimseye bir şey söylememek için söz veriyor musun?Do you promise not to tell anyone anything?
Kimseye bir şey söylememeye söz veriyor musun?Do you promise not to tell anybody anything?
Söz veriyorum kimseye bir şey söylemeyeceğim.I promise I won't say anything to anybody.
Hiç kimseye bir şey söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't say anything to anybody.
Tom, Mary'ye Fransızca-İngilizce bir sözlük verdi.Tom gave a French-English dictionary to Mary.
Tom bana bir sözlük verdi.Tom gave me a dictionary.
Sözlerini tutmayan bir insana güvenilemez.A man who breaks his promises can't be trusted.
Tom erken geleceğine söz verdi.Tom promised to come early.
Umarım Tom sözünü tutar.I hope Tom keeps his promise.
Gülmeyeceğine söz ver.Promise that you won't laugh.
Bu, öğretmenimin satın almamı tavsiye ettiği sözlük.This is the dictionary my teacher recommended I buy.
Tom’un sözleşmesi 20 Ekim’de sona eriyorTom's contract expires October twentieth.
İyi bir Fransızca-İngilizce sözlüğe ihtiyacım var.I need a good French-English dictionary.
Sami bir sözcük bile söylemedi.Sami didn't say a word.
Sami sözünü tuttu.Sami kept to that promise.
Tom kazadan söz etti mi?Did Tom mention the accident?
Bunu bir daha hiç yapmayacağım, söz veriyorum.I'll never do that again, I promise.
Bunu bir daha asla yapmayacağım, söz.I'll never do that again, I promise.
Tom sözlerimi bambaşka yerlere çekti.Tom completely distorted all that I had said.
Tom, Mary'ye kendi babasından söz etti.Tom told Mary about his father.
Müslümanlar, Kuran'ın Tanrı'nın sözü olduğuna inanır.Muslims believe that the Quran is the word of God.
Kuran gerçekten Tanrı'nın sözü müdür?Is the Quran truly the word of God?
İyi bir Müslüman, insanlara güzel sözler söylemelidir.A good Muslim should speak good words to people.
Aceleye getirmeden sözleşmeyi okudu.He took his time reading the contract.
Bana sözümden caydığım için beni suçlayamayacağını söyledi.He told me that he couldn't blame me for breaking my promise.
Şiir ve şarkı sözü yazmayı sever.He likes to write poems and song lyrics.
Sözlüğümü kaybettim.I lost my dictionary.
Bir daha çocuklarımın yanında küfürlü konuşmayacağın konusunda bana söz ver.Promise me that you won't swear around my children.
Affınıza sığınıyorum. Sözlerimi geri alıyorum.I ask for your forgiveness. I take my words back.
Kızmayacağına söz verirsen söylerim.I'll tell you if you promise me you won't get mad.
Bilgisayar oyunlarına daha fazla para harcamayacağın konusunda bana söz vermiştin.You promised me that you wouldn't spend any more money on computer games.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod