Benim sözlüğüm çok faydalıdır.My dictionary is very useful.
Ben her zaman elimin altında bir sözlük bulundururum.I always keep a dictionary close at hand.
Ben her zaman sözümü tuttum.I have always kept my word.
Her zaman sözümü tutarım.I always keep a promise.
Üzgünüm, sözünüzü kesmek istemedim.Sorry, I didn't mean to interrupt you.
Bu sözcüğü anlamıyorum. Onu açıklayabilir misin?I don't understand this word. Could you paraphrase it?
Tom açık sözlüydü.Tom was outspoken.
Tom artık sigara içmeyeceğine söz verdi.Tom promised not to smoke anymore.
Tom ne tür söz verdi.What kind of promise did Tom make?
Tom son derece açık sözlü.Tom is extremely outspoken.
Tom beni arayacağına söz verdi.Tom has promised to give me a ring.
Bana Tom'u incitmeyeceğine söz ver.Promise me you won't hurt Tom.
Tom'un sözleşmeyi bozuyor olabileceğini düşündüm.I thought that Tom might be breaking the contract.
Belki bu benim durumumu açıklayan en iyi söz.Perhaps it's the best word to describe my condition.
Tom 2.30'a kadar burada olacağına dair bana söz verdi.Tom promised me he would be here by 2:30.
Tom bu gece eve erken gelmeye söz verdi.Tom promised to come home early tonight.
Tom bana erken geleceğine söz verdi.Tom promised me he would come early.
Rus dilinde özgürlük için hiçbir sözcük yoktur.There is no word for liberty in the Russian language.
Tom bir daha içemeyeceğine söz verdi.Tom promised not to drink anymore.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaya söz verdi.Tom promised not to go out after dark alone.
Tom bana bunu tekrar yapmayacağına söz verdi.Tom promised me he wouldn't do that again.
Tom bana buraya tekrar gelmeyeceğine söz verdi.Tom promised me he'd never come back here again.
Söz verdiğim şey bu.That's what I promised.
Tom daha önce bunların hiçbirinden bana hiç söz etmedi.Tom never mentioned any of this to me before.
Tom konuşmaya çalıştı ama hiçbir sözcük çıkmadı.Tom tried to speak, but no words came out.
O konuşmadan bana söz edebilir misin?Can you tell me about that conversation?
Tom onu artık yapmayacağına söz verdi.Tom has promised he won't do that anymore.
Tom Mary'nin gerçekten sözünü tutacağını asla beklemiyordu.Tom never expected that Mary would really keep her promise.
Tom sözünü unutmuş olmalı.Tom must've forgotten his promise.
Tom'a asla söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I'll never tell Tom.
Gitmek için söz verdim.I've promised to go.
Tom bana çok para söz verdi.Tom promised me a lot of money.
Tom Mary'yi kütüphanenin önünde karşılayacağına söz verdi.Tom promised to meet Mary in front of the library.
Sana sözünü hatırlatabilir miyim?May I remind you of your promise?
O her zaman ilk sözün sahibidir.He always has the first word.
Sözleri değiştirmek gerekir.One has to change the words.
Tom da sözünden döndü.Tom broke that promise, too.
Beni unutmayacağına söz ver, Tom.Promise you won't forget me, Tom.
Tom şarkı söylemeye söz verdi mi?Has Tom promised to sing?
Tom Mary'ye bir sandviç yapmaya söz verdi.Tom promised to make Mary a sandwich.
Tom evimizi boyatmamız için ne kadar ödediğimizi kimseye söylememeye söz verdi.Tom promised not to tell anyone how much we paid to have our house painted.
Tom artık yalanlar söylememeye söz verdi.Tom promised not to tell any more lies.
Ne yapılması gerektiğini sana söylemeye çalışıyorum ama sözümü kesmeye devam ediyorsun.I've been trying to tell you what needs to be done, but you keep interrupting.
Tom onun yapmasını istediğimiz şeyi seve seve yapmaya söz verdi.Tom readily promised to do what we asked him to do.
Geleceğime söz veriyorum.I promise that I'll come.
Senin sözünü kesti.He interrupted your sentence.
Sizin sözünüzü kesti.He interrupted your sentence.
Kazuko sözünden döndü.Kazuko broke her promises.
Mary sözünden döndü.Mary broke her promises.
Erken dönmek için söz veriyorum.I promise to come back early.
Tom Mary'ye güvende olacağı bir yer bulmaya söz verdi.Tom promised Mary to find a place where would be safe.
Onlara söylemeyeceğine söz ver.Promise you won't tell them.
Ona söylemeyeceğine söz ver.Promise you won't tell him.
Onun sözünü kesmek istemiyorum.I don't want to interrupt him.
Bizim sözümüzü kesmeyin.Don't interrupt us.
Onun sözüne karışma.Don't interrupt him.
Onun sözünü kesmeyin.Don't interrupt her.
Herkes ondan söz ediyor.Everyone is talking about him.
Tom'a bakacağıma dair sana söz veriyorum.I promise you I'll take care of Tom.
Tom Mary'ye bir şey söylememem için bana söz verdirdi.Tom made me promise not to say anything to Mary.