Tom sözleri anlamadığı bir dilde olsa bile şarkıyı sevdi.Tom loved the song even though the lyrics were in a language he didn't understand.
Tom beni orada karşılamak için söz verdi.Tom promised to meet me there.
Tom bana onu yapacağına söz verdi.Tom promised me he'd do it.
Tom onu kendisi için saklayacağına söz verdi.Tom promised to keep it to himself.
Tom bir daha içemeyeceğine söz verdi.Tom promised not to drink anymore.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmamaya söz verdi.Tom promised not to go out after dark alone.
Tom bana bunu tekrar yapmayacağına söz verdi.Tom promised me he wouldn't do that again.
Tom bana buraya tekrar gelmeyeceğine söz verdi.Tom promised me he'd never come back here again.
Tom'un sözleşmeyi Mary'ye göstermesi gerekmiyordu.Tom wasn't supposed to show the contract to Mary.
Benden ayrılmayacağına bana söz verdin.You promised me you wouldn't leave me.
Onun süresiz bir sözleşmesi var.She has an indefinite contract.
Telefon şirketiyle 2 yıllık arama planı için sözleşme imzaladım.I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Toplantı için zamanında döneceğime söz veriyorum.I promise I'll be back in time for the meeting.
Bu şarkının tüm sözlerini bildiğimi sanmıyorum.I don't think I know all the lyrics to this song.
Tom muhtemelen zaten Mary'ye ondan söz etti.Tom has probably already mentioned that to Mary.
Tom'a göz kulak olacağına bana söz verdin.You promised me you'd take care of Tom.
Ne yapabileceğimi göreceğim ama sana bir şey söz vermiyorum.I'll see what I can do, but I promise you nothing.
Tom, söyleyecek başka söz bulamadı.Tom could say no more.
Ben onu geri vereceğime söz veriyorum.I promise I'll give it back.
Tom senin son söze sahip olduğunu söyledi.Tom said you have the final say.
Tom onu artık yapmayacağına söz verdi.Tom has promised he won't do that anymore.
Tom Mary'nin gerçekten sözünü tutacağını asla beklemiyordu.Tom never expected that Mary would really keep her promise.
Tom sözünü unutmuş olmalı.Tom must've forgotten his promise.
Tom bana tekrar asla yalan söylemiyeceğine söz verdi.Tom promised that he'd never lie to me again.
Tom'a tekrar söz etmeyeceğim.I'll never mention Tom again.
Çok söz dinlemezsin.You're very disobedient.
Tom Mary'yi kütüphanenin önünde karşılayacağına söz verdi.Tom promised to meet Mary in front of the library.
Mary, Tom onun ağırlığından söz ettiği zaman sinirlenir.Mary becomes angry when Tom mentions her weight.
Ben inanılmaz ucuz fiyata iki dilli sözlük aldım.I got the bilingual dictionary for an unbelievably cheap price.
Bana bundan hiç söz etmedin. Bu doğru değil.You never told me about this. That's not right.
Sözcüklerin yeri değiştirilmeli.The words need rearranging.
"злой" sözcüğü tek heceli tek Rusça sıfattır.The word "злой" is the only monosyllabic Russian adjective.
Tom orada olmaya söz verdi mi?Has Tom promised to be there?
Tom'un iyi bir söz yazarı olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think Tom is a good songwriter?
Tom iyi bir söz yazarı.Tom is a good songwriter.
Sözleşmeyi kurşun kalemle imzalama.Don't sign the contract in pencil.
Tom geç kalmayacağına söz verdi.Tom promised he wouldn't be late.
Tom az önce yeni bir sözleşme imzaladı.Tom has just signed a new contract.
Lütfen sözleşmeyi imzalama.Please don't sign the contract.
Ne yazık ki başka sözüm vardı.Unfortunately, I had another commitment.
Ne yazık ki bir sözüm var.Unfortunately, I have a commitment.
Bundan onlara söz etmeyin.Don't mention this to them.
Bundan ona söz etmeyin.Don't mention this to him.
Onlara söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I'll never tell them.
Ona söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I'll never tell him.
Bize yardım edeceğine bana söz ver.Promise me you'll help us.
Onlara yardım edeceğine bana söz ver.Promise me you'll help them.
Ona yardım edeceğine bana söz ver.Promise me you'll help him.
Onlara yardım edeceğime sana söz veriyorum.I promise you I'll help them.
Ona yardım edeceğime sana söz veriyorum.I promise you I'll help him.
Sana söz veriyorum ona yardım edeceğim.I promise you I'll help her.
Size söz veriyorum ona yardım edeceğim.I promise you I'll help her.
Dan polise Linda'nın kara para aklamasından söz etmedi.Dan didn't mention Linda's money laundering to the police.
Astronot sözcüğü Latincede "yıldız denizcisi" anlamına gelir.The word astronaut means "star sailor" in Latin.
Dan temmuz ayında sözleşme imzalayacaktı.Dan was to sign the contract in July.
Bana onu yapmayacağına söz verebilir misin?Can you promise me you won't do that?
Lütfen on yapmayacağına bana söz ver.Please promise me you won't do that.
Onu yapmayacağına bana söz ver.Promise me you won't do that.
Tom bana bir Fransızca sözlük verdi.Tom gave me a French dictionary.
Tom bir şeyler söylemek istedi, ama Meryem sözünü kesti.Tom tried to say something, but Mary interrupted him.