Ana içeriğe geç
Sözlük

söz ile cümle

söz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Onlara söylememeye söz veriyorum.I promise not to tell them.
Ona söylememeye söz veriyorum.I promise not to tell him.
Onun sözünü kesmek istemiyorum.I don't want to interrupt him.
Bizim sözümüzü kesmeyin.Don't interrupt us.
Onun sözüne karışma.Don't interrupt him.
Onun sözünü kesmeyin.Don't interrupt her.
Tom'a bakacağıma dair sana söz veriyorum.I promise you I'll take care of Tom.
Tom'u incitmeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't hurt Tom.
Tom'u incitmeyeceğine bize söz ver.Promise us you won't hurt Tom.
Dan, Linda'ya alkolden uzak kalacağına dair söz verdi.Dan promised Linda to stay away from alcohol.
Dan Linda'ya verdiği sözünü hatırladı.Dan remembered his promise to Linda.
Yarın orada olacağıma söz veriyorum.I promise I'll be there tomorrow.
Senin önerdiğin gibi yapmak söz konusu olamaz.To do as you suggest is out of the question.
Dan, Linda'ya daha fazla söz verdi.Dan promised Linda more.
Tom ödünç aldığı parayı ayın sonuna kadar geri ödeyeceğine söz verdi.Tom has promised to pay back the money he owes by the end of the month.
Sadece bir an için sözünüzü kesebilir miyim?Can I interrupt you for a moment?
Tom, 2:30'da geri geleceğine söz verdi.Tom promised to be back by 2:30.
Bazı sözleri çevirmeme yardım edebilir misin?Can you help me to translate some words?
Sadece benim sözüme inanma.Don't just take my word for it.
Onların sözleri kendi duygularıyla çelişiyor.Their words contradict their own feelings.
Bunlar Stalin'in Sovyet partizanlarına olan sözleriydi.These were Stalin's words to the Soviet partisans.
Tom Mary'ye geç kalmayacağına dair söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't be late.
Onun ilk sözleri neydi?What were his first words?
Ne yazık ki bu güzel sözler benim değil.Unfortunately those beautiful words are not my own.
Mary bana kek pişirmeye söz verdi ama sonra sözünden döndü.Mary promised to bake me a cake, but then she reneged.
Ben dikkat edeceğim. Söz veriyorum.I'll pay attention. I promise.
Şarkı sözleri gülünçtü.The lyrics are humorous.
Ben sözlerimi tuttum.I kept my promises.
Sözler tutulmak zorundadır.Promises have to be kept.
Piet gerçekten yürüyen bir sözlük.Piet really is a walking dictionary.
Kendi şarkımdaki sözleri hatırlayamam, yemin ederim.I swear, I can't remember the words to my own songs.
Dünyanın en büyük sözlüğü oluşturulsa bu harika bir şey olmaz mıydı?Wouldn't it be amazing to create the world's largest dictionary?
Tom söz verdiği gibi yaptı.Tom did as promised.
Tom Mary'nin sözde suç ortağıydı.Tom was Mary's alleged accomplice.
Düşüncelerimi sözcüklerle ifade etmeyi zor bulurum.I find it difficult to express my thoughts with words.
Tom'un onlar konuşurken insanların sözünü kesme gibi kötü bir alışkanlığı var.Tom has a bad habit of interrupting people while they're talking.
Birinin bu sözleşmeyi Fransızcaya çevirmesi gerek.Someone needs to translate this contract into French.
Bu sabah onu gördüğümde Tom bundan söz etmedi.Tom didn't mention that this morning when I saw him.
Bu sözleşme bütünüyle gülünç.This contract is totally ridiculous.
Tom üç yıllık bir sözleşme imzaladı.Tom signed a three-year contract.
Tom sözleşmesini bozmadı.Tom hasn't violated his contract.
Herkesin imzalanmış bir sözleşmesi var.Everyone has a signed contract.
Sözümden dönmemeliydim.I shouldn't have backed down.
Sözlerini dikkatlice seç.Choose your words carefully.
Tom asla sözünden dönmeyecek.Tom will never back down.
Tom sözünden dönmeyi reddetti.Tom refused to back down.
Tom sözleşmeli değil.Tom isn't under contract.
Sıranın üstündeki sözlük Tom'undur.The dictionary that is on the desk is Tom's.
Sosyal medya gençlerin sözel iletişim becerilerini kısıtlıyor olabilir.Social media may be inhibiting the ability of young people to communicate verbally.
Tom'un her zaman söyleyecek bir sözü vardır.Tom is never at a loss for words.
Tom'un sözünü tutacağından eminim.I doubt that Tom will keep his promise.
Tom'un her zaman son sözü söylemesi gerekiyor.Tom always needs to have the last word.
Sözcük grupları sözdizimsel birimlerdir.Phrases are syntactical units.
O, bundan kimseye bahsetmeyeceğine söz verdi.He promised not to tell anyone about it.
Ben ona yarın onunla birlikte gösteriye gideceğime söz verdim.I promised him I'd go to the show with him tomorrow.
Bu konudan Tom'a söz etmemen gerekirdi.You needn't have told Tom about it.
O, sözümü tutup tutmayacağımdan şüphelendi.He doubted if I would keep my promise.
Bu sözlük kullanışlı değil.This dictionary isn't useful.
Bana söz verdiğin powerpoint sunumu nerede?Where is the PowerPoint presentation you promised me?
Tom bana bir şey söz vermedi.Tom didn't promise me anything.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
söz ile cümle - Sayfa 34 - söz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App