Tom artık içki içmeyeceğine dair Mary'ye söz verdi.Tom promised Mary that he wouldn't drink anymore.
Tom odada kalmaya söz verdi.Tom promised to stay in his room.
Yeni sözleşme sadece yüzde 56'lık bir oy çokluğu ile onaylandı.The new contract was ratified by a majority of only 56 percent.
Hiç karından söz etmiyorsun.You never talk about your wife.
Kalacağına söz verdin.You promised you'd stay.
Tom kimseye söylemeyeceğine söz verdi.Tom promised not to tell anyone.
Tom söylememem için bana söz verdirdi.Tom made me promise not to tell.
Tom'a sözleşmeyi imzalayacağımı söyle.Tell Tom I'll sign the contract.
Tom, kendinden söz et bize.So, Tom, tell us about yourself.
Anne babana bizden söz ettin mi?Have you told your parents about us?
Tom'a bu geceki partiden söz ettin mi?Did you tell Tom about tonight's party?
Kim olduğunu kimseye söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't tell anyone who you are.
Onun nerede olduğunu kimseye söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't tell anyone where it is.
Tom'a partiden söz edecek misin?Are you going to tell Tom about the party?
Zengin olduğunu kimseye söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't tell anyone that you're rich.
Tom'un burada olduğunu kimseye söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't tell anyone that Tom is here.
Ne olduğunu Mary'ye söylememem için bana söz verdirdi.Tom made me promise not to tell Mary about what happened.
Bana kızmayacağına söz ver.Promise you won't be mad at me.
O bize hiçbir şey için söz vermiyor.He's promising us nothing.
Tom bana bir şeyin yapılacağını söz verdi.Tom promised me something would be done.
Birkaç söz söylemek istiyorum.I'd like to say a few words.
Şair, ben çok güçlü bir sözcük tarafından öldürüldüm! diye söyledi."I was killed by too powerful a word!" said the poet.
Bunu sözlükte arayabiliriz.We can look it up.
Sadece benim sözüme inanamıyor musun?Can't you just take my word for it?
Zaten sözünden dönüyor musun?Are you backing out already?
Sözünden döndün.You broke your promise.
"Phoebus ne anlama geliyor?" "O, güneş anlamına gelen Latince bir sözcüktür.""What does Phoebus mean?" "It's a Latin word that means sun."
Tom'a yardım edeceğine bana söz ver.Promise me you'll help Tom.
Bu sözcüğü anlamıyorum. Onu açıklayabilir misin?I don't understand this word. Could you paraphrase it?
Tom son anda sözünden döndü.Tom backed out at the last moment.
Tom Mary'ye, hiçbir şey söylemeyeceğine söz verdi.Tom promised not to tell Mary anything.
Tom bana bir şey söylememeye söz verdirdi.Tom made me promise not to say anything.
Tom ne tür söz verdi.What kind of promise did Tom make?
Tom son derece açık sözlü.Tom is extremely outspoken.
Tom oldukça açık sözlü.Tom is quite straightforward.
Büyük mavi sözlüğümü bulamadım.Onu nereye sakladın?I couldn't find my big blue dictionary. Where did you hide it?
Sana bir daha yalan söylemeyeceğime söz veriyorum.I promise I won't lie to you again.
Tom sözleri anlamadığı bir dilde olsa bile şarkıyı sevdi.Tom loved the song even though the lyrics were in a language he didn't understand.
Tom bu gece eve erken gelmeye söz verdi.Tom promised to come home early tonight.
Tom parayı geri ödeyeceğine söz verdi.Tom promised he'd pay back the money.
Tom sözlüğe uzandı.Tom reached for the dictionary.
Tom her gün yazmaya söz verdi.Tom promised to write every day.
Tom bana geleceğine söz verdi.Tom promised me that he'd come.
Bundan pişman olmayacaksın. Söz veriyorum.You won't regret this. I promise.
Onlar sözlü olarak Tom'u taciz ettiler.They verbally abused Tom.
Ben uzun süre inanılmaz biçimde büyük bir saflıkla bu söze inandım.I believed this promise with unbelievably great naivete for a long time.
Sözünden vazgeçmiş gibi görünüyor.Looks like she broke her promise.
Tom gelecekte daha dikkatli olacağına söz verdi.Tom promised that he would be more careful in the future.
Bunu artık yapmayacağıma kendime söz verdim.I promised myself I wouldn't do that anymore.
Sözümden döndüğüm için üzgünüm.I'm sorry for breaking my promise.
Tom köpek kulübesini yapmama yardım edeceğine söz verdi.Tom promised he'd help me build a doghouse.
Tom köpek kulübesini yapmama yardım etmek için söz verdi.Tom promised to help me build a doghouse.
Tom elinden geleni yapmaya söz verdi.Tom promised to do his best.
Tom'a söylemek zorunda olduğu şeyi dinleyeceğime söz verdim.I promised Tom I'd listen to what he had to say.
Son sözü hep kendisi söylemek ister.He always wants to have the last word.
Ne yapabileceğime bakacağım, ama söz vermiyorum.I'll see what I can do, but no promises.
Tom geç kalma sebebinden söz etmedi.Tom didn't mention the reason he was late.
Tom'a bundan zaten söz ettim.I've already mentioned that to Tom.
Sözünü tutacağını nereden bileyim?How do I know you'll keep your word?
Verdiğin sözü hatırlıyor musun?Do you remember your promise?