sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İnsanın hiçbir sözünü yanıtlamıyor diye Niçin Onunla çekişiyorsun?你 為何與 他 爭論 呢 、 因 他 的 事 都 不 對人 解說
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!A ty, synu človeka, prorokuj o vrchoch Izraelových a povieš: Vrchy Izraelove, počujte slovo Hospodinovo!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!A ty synu człowieczy! prorokuj o górach Izraelskich, a mów: Góry Izraelskie! słuchajcie słowa Pańskiego;
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!És te, embernek fia, prófétálj Izráel hegyei felõl, és mondjad: Izráel hegyei, halljátok meg az Úr beszédét,
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!"Ja sinä, ihmislapsi, ennusta Israelin vuorista ja sano:
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!인자야 너는 이스라엘 산들에게 예언하여 이르기를 이스라엘 산들아 여호와의 말씀을 들으라
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Men du menneskesøn, profeter om Israels bjerge og sig: Israels bjerge, hør Herrens ord.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Och du, människobarn, profetera om Israels berg och säg: I Israels berg, hören HERRENS ord.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Og du menneskesønn! Spå om Israels fjell og si: Hør Herrens ord, I Israels fjell!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!«Ora, figlio dell'uomo, profetizza ai monti d'Israele e dì: Monti d'Israele, udite la parola del Signore
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Ti pa, sin človečji, prorokuj o gorah Izraelovih in reci: Gore Izraelove, čujte besedo GOSPODOVO!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Tu, ó filho do homem, profetiza aos montes de Israel, e dize: Montes de Israel, ouvi a palavra do Senhor.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Ty synu člověčí, prorokuj i o horách Izraelských a rci: Hory Izraelské, slyšte slovo Hospodinovo.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Und du, Menschenkind, weissage den Bergen Israels und sprich: Höret des HERRN Wort ihr Berge Israels!
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!Και συ, υιε ανθρωπου, προφητευσον επι τα ορη Ισραηλ και ειπε, Ορη του Ισραηλ, ακουσατε τον λογον του Κυριου
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!И ты, сын человеческий, изреки пророчество на горыИзраилевы и скажи: горы Израилевы! слушайте слово Господне.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!ואתה בן אדם הנבא אל הרי ישראל ואמרת הרי ישראל שמעו דבר יהוה׃
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!وانت يا ابن آدم فتنبأ لجبال اسرائيل وقل. يا جبال اسرائيل اسمعي كلمة الرب.
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!人 子 阿 、 你 要 對 以 色 列 山 發 豫 言 、 說 、 以 色 列 山 哪 、 要 聽 耶 和 華 的 話
‹‹İnsanoğlu, İsrail dağlarına peygamberlik et ve de ki, ‹Ey İsrail dağları, RABbin sözünü dinleyin!人子 阿 、 你 要 對以色列 山發 豫 言 、 說 、 以色列 山 哪 、 要聽 耶和華 的 話
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Ale on povedal: Ba pravda, blahoslavení, ktorí čujú slovo Božie a zachovávajú ho!
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Ale on rzekł: Owszem błogosławieni są, którzy słuchają słowa Bożego i strzegą go.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.A on řekl: Ovšem pak blahoslavení, kteříž slyší slovo Boží a ostříhají jeho.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Ðức Chúa Jêsus đáp rằng: Những kẻ nghe và giữ lời Ðức Chúa Trời còn có phước hơn!
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Ðức_Chúa_Jêsus đáp rằng : Những kẻ nghe và giữ lời Ðức_Chúa_Trời còn có phước hơn !
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Er aber sprach: Ja, selig sind, die das Wort Gottes hören und bewahren.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Et il répondit: Heureux plutôt ceux qui écoutent la parole de Dieu, et qui la gardent!
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.예수께서 가라사대 오히려 하나님의 말씀을 듣고 지키는 자가 복이 있느니라 하시니라
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Ma egli disse: «Beati piuttosto coloro che ascoltano la parola di Dio e la osservano!»
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Mas ele respondeu: Antes bem-aventurados os que ouvem a palavra de Deus, e a observam.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Men han sagde: "Ja, salige ere de, som høre Guds Ord og bevare det."
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Men han sa: Ja, salige er de som hører Guds ord og bevarer det.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Men han svarade: »Ja, saliga är de som höra Guds ord och gömma det.»
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Mutta hän sanoi: "Niin, autuaat ovat ne, jotka kuulevat Jumalan sanan ja sitä noudattavat".
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.On pa veli: Veliko bolj blagor tem, ki besedo Božjo poslušajo in jo hranijo!
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Õ pedig monda: Sõt inkább boldogok a kik hallgatják az Istennek beszédét, és megtartják azt.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Şi El a răspuns: ,,Ferice mai degrabă de ceice ascultă Cuvîntul lui Dumnezeu, şi -L păzesc!``
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Tetapi Yesus menjawab, "Lebih berbahagia lagi orang yang mendengar perkataan Allah dan menjalankannya!
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Y él dijo: --Más bien, bienaventurados son los que oyen la palabra de Dios y la guardan
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Αυτος δε ειπε Μακαριοι μαλλον οι ακουοντες τον λογον του Θεου και φυλαττοντες αυτον.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.А Он сказал: блаженны слышащие слово Божие и соблюдающие его.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.А Той рече: По-добре кажи: Блажени ония, които слушат Божието слово и го пазят.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.Він же рече: Блаженні ж і ті, що слухають слово Боже, та й хоронять його.
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.והוא אמר ואף כי אשרי השמעים והשמרים את דבר האלהים׃
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.اما هو فقال بل طوبى للذين يسمعون كلام الله ويحفظونه
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.耶 穌 說 、 是 、 卻 還 不 如 聽 神 之 道 而 遵 守 的 人 有 福
İsa, ‹‹Daha doğrusu, ne mutlu Tanrının sözünü dinleyip uygulayanlara!›› dedi.耶穌說 、 是 、 卻還 不如 聽 神 之 道 而 遵守 的 人 有福
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.A mnohými takými podobenstvami im hovoril slovo, tak ako mohli počuť.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.A takovými mnohými podobenstvími mluvil jim slovo, jakž mohli slyšeti.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.Ấy bởi nhiều lời thí dụ như cách ấy mà Ngài giảng đạo cho họ, tùy theo sức họ nghe được.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.Ấy bởi nhiều lời thí_dụ như cách ấy mà Ngài giảng đạo cho họ , tùy theo sức họ nghe được .
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.Begitulah Yesus mengajar orang dengan menggunakan banyak perumpamaan seperti itu, sejauh mereka dapat mengerti
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.Con molte parabole di questo genere annunziava loro la parola secondo quello che potevano intendere
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.Con muchas parábolas semejantes les hablaba la palabra, conforme a lo que podían oír
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.E com muitas parábolas tais lhes dirigia a palavra, conforme podiam compreender.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.És sok ilyen példázatban hirdeti vala nékik az ígét, úgy a mint megérthetik vala.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.Hij vertelde hun veel van zulke gelijkenissen. Anders zouden zij Hem niet begrijpen.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.I många sådana liknelser förkunnade han ordet för dem, efter deras förmåga att fatta det;
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.In v mnogih takih prilikah jim je govoril besedo, v kolikor so jo mogli poslušati.
İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı.I przez wiele takich podobieństw mówił do nich słowo, tak jako słuchać mogli.

İlgili Sayfalar