sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.耶 穌 站 在 革 尼 撒 勒 湖 邊 、 眾 人 擁 擠 他 、 要 聽 神 的 道
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.耶穌站 在 革尼撒勒 湖邊 、 眾人擁擠 他 、 要 聽神 的 道
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.A ľud, všetci povedali Jozuovi: Hospodinovi, svojmu Bohu, budeme slúžiť a budeme počúvať na jeho hlas.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Dân sự đáp cùng Giô-suê rằng: Chúng tôi sẽ phục sự Giê-hô-va Ðức Chúa Trời chúng tôi, và nghe theo tiếng Ngài.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Da sagde Folket til Josua: "HERREN vor Gud vil vi tjene, og hans Røst vil vi lyde!"
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Disse o povo a Josué: Serviremos ao Senhor nosso Deus, e obedeceremos � sua voz.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.És monda a nép Józsuénak: Az Úrnak, a mi Istenünknek szolgálunk, és az õ szavára hallgatunk.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Et le peuple dit à Josué: Nous servirons l`Éternel, notre Dieu, et nous obéirons à sa voix.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Folket svarade Josua: »HERREN, vår Gud, vilja vi tjäna, och hans röst vilja vi höra.»
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Het volk herhaalde opnieuw: "Ja, wij zullen alleen de HERE dienen en gehoorzamen."
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Il popolo rispose a Giosuè: «Noi serviremo il Signore nostro Dio e obbediremo alla sua voce!»
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.In ljudstvo odgovori Jozuetu: GOSPODU, Bogu svojemu, hočemo služiti in glas njegov poslušati.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.I odpowiedział lud Jozuemu: Panu, Bogu naszemu, służyć będziemy, i głosowi jego posłuszni być chcemy.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Kansa vastasi Joosualle: "Herraa, meidän Jumalaamme, me palvelemme, ja hänen ääntänsä me kuulemme".
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.백성이 여호수아에게 말하되 우리 하나님 여호와를 우리가 섬기고 그 목소리를 우리가 청종하리이다 한지라
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Odpověděl lid Jozue: Hospodinu Bohu našemu sloužiti a hlasu jeho poslouchati budeme.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Og folket sa til Josva: Herren vår Gud vil vi tjene, og hans ord vil vi lyde.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Şi poporul a zis lui Iosua: ,,Noi vom sluji Domnului, Dumnezeului nostru, şi vom asculta glasul Lui``.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Und das Volk sprach zu Josua: Wir wollen dem HERRN, unserm Gott, dienen und seiner Stimme gehorchen.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Y el pueblo respondió a Josué: --¡A Jehovah nuestro Dios serviremos, y su voz obedeceremos
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.И людете казаха на Исуса: На Господа нашия Бог ще служим, и Неговия глас ще слушаме.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.Народ сказал Иисусу: Господу Богу нашему будемслужить и гласа Его будем слушать.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.ויאמרו העם אל יהושע את יהוה אלהינו נעבד ובקולו נשמע׃
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.فقال الشعب ليشوع. الرب الهنا نعبد ولصوته نسمع.
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.百 姓 回 答 約 書 亞 說 、 我 們 必 事 奉 耶 和 華 我 們 的 神 、 聽 從 他 的 話
Halk, ‹‹Tanrımız RABbe kulluk edip Onun sözünü dinleyeceğiz›› diye karşılık verdi.百姓 回答 約書亞說 、 我們必 事 奉 耶和華 我 們 的 神 、 聽從 他 的 話
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!(118:28) Душа моя истаевает от скорби: укрепи меня по слову Твоему.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Af Kummer græder. min Sjæl, oprejs mig efter dit Ord!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!A minha alma se consome de tristeza; fortalece-me segundo a tua palavra.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Ich gräme mich, daß mir das Herz verschmachtet; stärke mich nach deinem Wort.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Îmi plînge sufletul de durere: ridică-mă după Cuvîntul Tău!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Io piango nella tristezza; sollevami secondo la tua promessa
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Jiwaku hancur luluh ditimpa kesusahan, kuatkanlah aku sesuai dengan janji-Mu
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!나의 영혼이 눌림을 인하여 녹사오니 주의 말씀대로 나를 세우소서
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Linh hồn tôi, vì ưu sầu, chảy tuôn giọt lệ; Xin hãy làm cho tôi vững bền tùy theo lời Chúa.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Linh_hồn tôi , vì ưu_sầu , chảy tuôn giọt lệ ; Xin hãy làm cho tôi vững_bền tùy theo lời Chúa .
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Mi alma llora de ansiedad; sostenme conforme a tu palabra
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Mijn hart huilt van verdriet en wanhoop; helpt U mij overeind door Uw woord.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Min själ gråter av bedrövelse; upprätta mig efter ditt ord.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Min sjel gråter av sorg; reis mig op efter ditt ord!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Minun sieluni itkee murheesta; vahvista minua sanasi jälkeen.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Moja duša sa rozplýva v slzách od zármutku; občerstvi ma podľa svojho slova!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Mon âme pleure de chagrin: Relève-moi selon ta parole!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Od otožnosti se v solzah taja duša moja, vzdrži me po besedi svoji!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Rozplývá se zámutkem duše má, očerstviž mne podlé slova svého.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Rozpływa się od smutku dusza moja; utwierdźże mię według słowa twego.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Sír a lelkem a keserûség miatt; vigasztalj meg a te igéd szerint!
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Η ψυχη μου τηκεται υπο θλιψεως στερεωσον με κατα τον λογον σου.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!Душата ми се топи от тъга; Укрепи ме според словото Ти.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!דלפה נפשי מתוגה קימני כדברך׃
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!‎قطرت نفسي من الحزن. اقمني حسب كلامك‎.
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!我 的 心 因 愁 苦 而 消 化 . 求 你 照 你 的 話 使 我 堅 立
İçim eriyor kederden, Sözün uyarınca güçlendir beni!我的心 因 愁苦 而 消化 . 求你 照 你 的 話使 我 堅立
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.(118:81) Истаевает душа моя о спасении Твоем; уповаю на слово Твое.
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.Alles in mij verlangt naar Uw bevrijding, zoals U hebt beloofd.
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.Desfalece a minha alma, aguardando a tua salvação; espero na tua palavra.
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.Desfallece mi alma en espera de tu salvación; en tu palabra he puesto mi esperanza
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.Efter din Frelse længes min Sjæl, jeg bier på dit Ord.
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.fogyatkozik az én lelkem a te szabadításod [kivánása] miatt; a te igédben van az én reménységem.
İçim tükeniyor senin kurtarışını özlerken, Senin sözüne umut bağladım ben.Hatiku sangat rindu akan keselamatan daripada-Mu; aku mengharapkan janji-Mu

İlgili Sayfalar