sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mi se topesc ochii după mîntuirea Ta, şi după făgăduinţa Ta cea dreaptă.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Mis ojos desfallecen por tu salvación y por tu justa promesa
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Moje oči hynú túžbou po tvojom spasení a po reči tvojej spravedlivosti.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oči mé hynou čekáním na spasení tvé, a na výmluvnost spravedlnosti tvé.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oči moje koprné po zveličanju tvojem in po obljubi pravičnosti tvoje.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Oczy moje ustały, czekając na zbawienie twoje, i na wyrok sprawiedliwości twojej.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Os meus olhos desfalecem � espera da tua salvação e da promessa da tua justiça.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Szemeim epekednek a te szabadításod és a te igazságod beszéde után.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Οι οφθαλμοι μου απεκαμον δια την σωτηριαν σου και δια τον λογον της δικαιοσυνης σου.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.Очите ми чезнат за спасението Ти. И за Твоето праведно слово.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.עיני כלו לישועתך ולאמרת צדקך׃
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.‎كلت عيناي اشتياقا الى خلاصك والى كلمة برك‎.
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.我 因 盼 望 你 的 救 恩 、 和 你 公 義 的 話 、 眼 睛 失 明
Gözümün feri sönüyor, Beni kurtarmanı, Adil sözünü yerine getirmeni beklemekten.我 因 盼望 你 的 救恩 、 和 你 公義 的話 、 眼睛 失明
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.(118:147) Предваряю рассвет и взываю; на слово Твое уповаю.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Antecipo-me � alva da manhã e clamo; aguardo com esperança as tuas palavras.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Årle råber jeg til dig om Hjælp, og bier på dine Ord.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Hajnal elõtt felkelek, kiáltok hozzád; a te beszédedben van reménységem.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Ich komme in der Frühe und schreie; auf dein Wort hoffe ich.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Jag kommer tidigt i morgongryningen och ropar; jag hoppas på dina ord.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Je devance l`aurore et je crie; J`espère en tes promesses.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Jeg var årle oppe i morgenlysningen og ropte om hjelp; jeg ventet på dine ord.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Jo ennen aamun valkenemista minä huudan, sinun sanoihisi minä panen toivoni.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Jutranji svit sem prehitel, da vpijem; besede tvoje sem čakal.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.내가 새벽 전에 부르짖으며 주의 말씀을 바랐사오며
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Me anticipo al alba e imploro; tu palabra es lo que espero
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Nog voor de zon opkomt, roep ik U te hulp. Ik verwacht een woord van U.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.O iau înaintea zorilor şi strig; nădăjduiesc în făgăduinţele Tale.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Pagi-pagi aku bangun dan berseru minta tolong; aku berharap kepada janji-Mu
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Precedo l'aurora e grido aiuto, spero sulla tua parola
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Předstihám svitání a volám, na tvéť slovo očekávám.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Predstíham svitanie a volám pokorne; očakávam na tvoje slovo.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Tôi thức trước rạng đông và kêu cầu; Tôi trông cậy nơi lời Chúa.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Tôi thức trước rạng_đông và kêu_cầu ; Tôi trông_cậy nơi lời Chúa .
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Uprzedzam cię na świtaniu i wołam, na słowo twoje oczekując.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Προελαβον την αυγην και εκραξα ηλπισα επι τον λογον σου.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.Предварих зората с викането си; На твоите думи уповавах.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.קדמתי בנשף ואשועה לדבריך יחלתי׃
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.‎تقدمت في الصبح وصرخت. كلامك انتظرت‎.
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.我 趁 天 未 亮 呼 求 . 我 仰 望 了 你 的 言 語
Gün doğmadan kalkıp yardım dilerim, Senin sözüne umut bağladım.我 趁 天 未 亮 呼 求 . 我 仰望 了 你 的 言語
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.A stalo sa, keď sa zástup na neho valil a počúval slovo Božie, a on stál vedľa Genezaretského jazera
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Då nu en gång folket, för att höra Guds ord, trängde sig inpå honom där han stod vid Gennesarets sjö,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Es begab sich aber, da sich das Volk zu ihm drängte, zu hören das Wort Gottes, daß er stand am See Genezareth
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.És lõn, hogy mikor a sokaság hozzá tódult, hogy hallgassa az Isten beszédét, õ a Genezáret tavánál áll vala;
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.I stało się, gdy nań lud nalegał, aby słuchał słowa Bożego, że on stał podle jeziora Gienezaretskiego.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.무리가 옹위하여 하나님의 말씀을 들을새 예수는 게네사렛 호숫가에 서서
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Kun kansa tunkeutui hänen ympärilleen kuulemaan Jumalan sanaa ja hän seisoi Gennesaretin järven rannalla,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Men det skete, da Folkeskaren trængte sig sammen om ham og hørte Guds Ord, og han stod ved Genezareths Sø,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Men det skjedde da folket trengte sig inn på ham og hørte Guds ord, og han stod ved Gennesaret-sjøen,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Pe cînd Se afla lîngă lacul Ghenezaret şi Îl îmbulzea norodul ca să audă Cuvîntul lui Dumnezeu,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Stalo se pak, když se zástup na něj valil, aby slyšeli slovo Boží, že on stál podle jezera Genezaretského.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Un giorno, mentre, levato in piedi, stava presso il lago di Genèsare
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Zgodi se pa, ko ga množice obsujejo, da bi poslušali besedo Božjo, da stoji pri jezeru Genezareškem.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Ενω δε ο οχλος συνεθλιβεν αυτον δια να ακουη τον λογον του Θεου, αυτος ιστατο πλησιον της λιμνης Γεννησαρετ,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.А еднаж, когато народът Го притискаше да слуша Божието слово, Той стоеше при Генисаретското езеро.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.І сталось, як народ товпивсь до Него слухати слово Боже, Він стояв коло озера Генисарецького.
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.Однажды, когда народ теснился к Нему, чтобы слышатьслово Божие, а Он стоял у озера Геннисаретского,
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.ויהי כאשר נדחק המון העם לשמע את דבר האלהים והוא עמד על יד ים גניסר׃
Halk, Ginnesar Gölünün kıyısında duran İsanın çevresini sarmış, Tanrının sözünü dinliyordu.واذ كان الجمع يزدحم عليه ليسمع كلمة الله كان واقفا عند بحيرة جنيسارت.

İlgili Sayfalar