sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.Ty han tänkte på sitt heliga ord, på sin tjänare Abraham.
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.Vì Ngài nhớ lại lời thánh Ngài, Và hồi tưởng Áp-ra-ham, là kẻ tôi tớ Ngài.
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.Vì_Ngài nhớ lại lời thánh Ngài , Và hồi_tưởng Áp - ra-ham , là kẻ tôi_tớ Ngài .
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.Διοτι ενεθυμηθη τον λογον τον αγιον αυτου, τον προς Αβρααμ τον δουλον αυτου.
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.Защото си припомни Своето свето обещание Към слугата Си Авраама.
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.כי זכר את דבר קדשו את אברהם עבדו׃
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.‎لانه ذكر كلمة قدسه مع ابراهيم عبده
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.這 都 因 他 記 念 他 的 聖 言 、 和 他 的 僕 人 亞 伯 拉 罕
Çünkü kutsal sözünü, Kulu İbrahime verdiği sözü anımsadı.這都 因 他 記念 他 的 聖言 、 和 他 的 僕人 亞伯拉罕
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.(5:10) Ибо нет в устах их истины: сердце их – пагуба, гортань их – открытый гроб, языком своим льстят.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herra, johdata minua vanhurskaudessasi minun vihamiesteni tähden, tasoita tiesi minun eteeni.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.HERRE, led mig genom din rättfärdighet, för mina förföljares skull; gör din väg jämn för mig.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Herre, led mig ved din rettferdighet for mine motstanderes skyld, gjør din vei jevn for mitt åsyn!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, proveď mne v spravedlnosti své, pro ty, jenž mne střehou; spravuj přede mnou cestu svou.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Hospodine, voď ma vo svojej spravedlivosti pre tých, ktorí ma strežú. Urovnaj predo mnou svoju cestu.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.저희 입에 신실함이 없고 저희 심중이 심히 악하며 저희 목구멍은 열린 무덤같고 저희 혀로는 아첨하나이다
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Signore, guidami con giustizia di fronte ai miei nemici; spianami davanti il tuo cammino
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Thi blottet for Sandhed er deres Mund, deres Hjerte en Afgrund, Struben en åben Grav, deres Tunge er glat.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.Uram, vezess engem a te igazságodban az én ellenségeim miatt; egyengesd elõttem a te útadat!
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.כי אין בפיהו נכונה קרבם הוות קבר פתוח גרונם לשונם יחליקון׃
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.‎لانه ليس في افواههم صدق. جوفهم هوّة. حلقهم قبر مفتوح. ألسنتهم صقلوها‎.
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因 為 他 們 的 口 中 沒 有 誠 實 . 他 們 的 心 裡 滿 有 邪 惡 . 他 們 的 喉 嚨 、 是 敞 開 的 墳 墓 . 他 們 用 舌 頭 諂 媚 人
Çünkü onların sözüne güvenilmez, Yürekleri yıkım dolu. Ağızları açık birer mezardır, Yaltaklanır dururlar.因為 他 們 的 口中 沒 有 誠實 . 他 們的 心裡滿 有 邪惡 . 他 們的 喉嚨 、 是 敞開 的 墳墓 . 他 們用 舌頭諂 媚人
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.누구든지 도를 듣고 행하지 아니하면 그는 거울로 자기의 생긴 얼굴을 보는 사람과 같으니
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.Vì , nếu có kẻ nghe lời mà không làm theo thì khác_nào người kia soi mặt mình trong gương ,
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.Vì, nếu có kẻ nghe lời mà không làm theo thì khác nào người kia soi mặt mình trong gương,
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.כי האיש אשר רק שמע את הדבר ולא עשהו נמשל לאיש מביט את תאר הויתו במראה׃
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.لانه ان كان احد سامعا للكلمة وليس عاملا فذاك يشبه رجلا ناظرا وجه خلقته في مرآة.
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.因 為 聽 道 而 不 行 道 的 、 就 像 人 對 著 鏡 子 看 自 己 本 來 的 面 目
Çünkü sözün dinleyicisi olup da uygulayıcısı olmayan kişi, aynada kendi doğal yüzüne bakan kişiye benzer.因 為聽 道 而 不 行道 的 、 就 像 人 對 著 鏡子 看 自己 本 來 的 面目
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.이 말이 오히려 나 왕의 입에 있을 때에 하늘에서 소리가 내려 가로되 느부갓네살 왕아 네게 말하노니 나라의 위가 네게서 떠났느니라
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.עוד מלתא בפם מלכא קל מן שמיא נפל לך אמרין נבוכדנצר מלכא מלכותה עדת מנך׃
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.والكلمة بعد في فم الملك وقع صوت من السماء قائلا لك يقولون يا نبوخذناصّر الملك ان الملك قد زال عنك
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.這 話 在 王 口 中 尚 未 說 完 、 有 聲 音 從 天 降 下 、 說 、 尼 布 甲 尼 撒 王 阿 、 有 話 對 你 說 、 你 的 國 位 離 開 你 了
Daha sözünü bitirmeden gökten bir ses duyuldu: ‹‹Ey Kral Nebukadnessar, krallık senden alındı.這話 在 王 口中 尚 未 說完 、 有 聲音 從天 降下 、 說 、 尼布甲尼撒 王阿 、 有 話對 你 說 、 你 的 國 位 離開 你 了
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.(118:154) Вступись в дело мое и защити меня; по слову Твоему оживи меня.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Aboga mi causa y redímeme; vivifícame conforme a tu palabra
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Aja minun asiani ja lunasta minut, virvoita minua lupauksesi jälkeen.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Apără-mi pricina, şi răscumpără-mă, înviorează-mă după făgăduinţa Ta.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Belalah perkaraku dan bebaskanlah aku; selamatkanlah aku sesuai dengan janji-Mu
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Défends ma cause, et rachète-moi; Rends-moi la vie selon ta promesse!
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Difendi la mia causa, riscattami, secondo la tua parola fammi vivere
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Før min Sag og udløs mig, hold mig i Live efter dit Ord!
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Før min sak og forløs mig, hold mig i live efter ditt ord!
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Führe meine Sache und erlöse mich; erquicke mich durch dein Wort.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.주는 나의 원한을 펴시고 나를 구속하사 주의 말씀대로 나를 소성케 하소서
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Pleiteia a minha causa, e resgata-me; vivifica-me segundo a tua palavra.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Prevzemi pravdo mojo in odreši me, po obljubi svoji oživi me.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Rozsúď ty moju pru a vykúp ma! Obživ ma pre svoju reč.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Staó przy sprawie mojej, a obroó mię; dla słowa twego ożyw mię.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Te perelj peremben és ments meg; a te beszéded szerint eleveníts meg engem!
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Utför min sak och förlossa mig; behåll mig vid liv efter ditt tal.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Wees rechter over mij en red mij. U hebt beloofd mij nieuw leven te geven.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Xin hãy binh vực duyên cớ tôi, và chuộc tôi; Cũng hãy khiến tôi được sống tùy theo lời Chúa.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Xin hãy binh vực duyên_cớ tôi , và chuộc tôi ; Cũng hãy khiến tôi được sống tùy theo lời Chúa .
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Zasaď se o mou při, a ochraň mne; pro řeč svou obživ mne.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Δικασον την δικην μου και λυτρωσον με ζωοποιησον με κατα τον λογον σου.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.Защити делото ми и изкупи ме; Съживи ме според словото Си.
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.ריבה ריבי וגאלני לאמרתך חיני׃
Davamı savun, özgür kıl beni, Sözün uyarınca koru canımı.‎احسن دعواي وفكني. حسب كلمتك احيني‎.

İlgili Sayfalar