sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››А ние ще постоянствуваме в молитвата и в служение на словото.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Ми ж у молитві і в служенню слова пробувати мем.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››ואנחנו נשקד על התפלה ועל שמוש הדבר׃
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››‎واما نحن فنواظب على الصلاة وخدمة الكلمة‎.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››但 我 們 要 專 心 以 祈 禱 傳 道 為 事
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››但 我 們 要 專心 以 祈禱傳 道 為事
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my jsme svědkové toho všeho, což mluvíme, ano i Duch svatý, kteréhož dal Bůh těm, jenž jsou poslušni jeho.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››A my sme jeho svedkami v tých veciach i Svätý Duch, ktorého dal Bôh tým, ktorí ho poslúchajú.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E di questi fatti siamo testimoni noi e lo Spirito Santo, che Dio ha dato a coloro che si sottomettono a lui»
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››E nós somos testemunhas destas coisas, e bem assim o Espírito Santo, que Deus deu �queles que lhe obedecem.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››In mi smo mu priče teh reči in tudi sveti Duh, katerega je Bog dal tem, ki so pokorni njemu.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››우리는 이 일에 증인이요 하나님이 자기를 순종하는 사람들에게 주신 성령도 그러하니라 하더라
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Noi sîntem martori ai acestor lucruri, ca şi Duhul Sfînt, pe care L -a dat Dumnezeu celor ce ascultă de El.``
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nosotros somos testigos de estas cosas, y también el Espíritu Santo que Dios ha dado a los que le obedecen
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Nous sommes témoins de ces choses, de même que le Saint Esprit, que Dieu a donné à ceux qui lui obéissent.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi ere hans Vidner om disse Ting, ligesom også den Helligånd, som Gud har givet dem, der adlyde ham."
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Og vi er hans vidner om disse ting, og likeså den Hellige Ånd, som Gud gav dem som lyder ham.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››А те, като чуха това, късаха се от яд, и възнамеряваха да ги убият.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››І сьвідки Його в словах сих ми й Дух сьвятий, котрого дав Бог тим,, хто корить ся Йому.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››Свидетели Ему в сем мы и Дух Святый, Которого Бог дал повинующимся Ему.
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››ואנחנו עדיו על אלה וגם רוח הקדש אשר נתן אותו האלהים לשמעים בקולו׃
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››‎ونحن شهود له بهذه الامور والروح القدس ايضا الذي اعطاه الله للذين يطيعونه
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們 為 這 事 作 見 證 . 神 賜 給 順 從 之 人 的 聖 靈 、 也 為 這 事 作 見 證
Biz, Tanrının kendi sözünü dinleyenlere verdiği Kutsal Ruhla birlikte bu olayların tanıklarıyız.››我 們為這 事 作 見證 . 神賜給順從 之 人 的 聖靈 、 也為這 事 作 見證
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Cred că aţi mai auzit cuvântul "împărţire", când cineva vă spune să "împărţiţi" ceva.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Gondolom már hallottad az a szót, hogy osztás, például valaki azt mondja neked, hogy osszál el valamit.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Jag tror du förmodligen har hört talas om ordet dividera förut, när någon ber dig att dividera upp något.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.나누기라는 말을 전에 들어보셨을 것 같은데요,
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Magari hai gia' sentito la parola dividere quando qualcuno ti dice di dividere qualcosa.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Myslím, že ste pravdepodobne už počuli slovo rozdeliť, keď vám niekto povedal, aby ste niečo rozdelili .
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Na pewno słyszałęś już słowo "podzielić", gdy ktoś mówił Wam żeby coś podzielić.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Tôi nghĩ là bạn đã nghe đến từ 'Chia' rồi , khi một ai đó bảo bạn 'Chia' một cái gì ra.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Tu as, peut-être, déjà entendu parler du mot "division",
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Waarschijnlijk heb je wel eens gehoord van het begrip 'delen', waarbij iemand je vraagt om iets door te delen.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.Νομίζω ότι έχετε ξανακούσει τη λέξη 'διαιρώ', όταν κάποιος σας λέει να μοιράσετε κάτι.
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.אני חושב שאתם כבר שמעתם את המילה חילוק בעבר
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.أعتقد أنك ربما سمعت كلمة تقسيم من قبل
'Bölmek' sözünü duymuşsundur.誰かがあなたと何かを分けるというようなことです.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.A bola zrušená toho dňa, a tak poznali strápení stáda, ktorí pozorovali na mňa, že je to slovo Hospodinovo.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.당일에 곧 폐하매 내게 청종하던 가련한 양들은 이것이 여호와의 말씀이었던줄 안지라
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.og den blev brudt samme Dag, og Fåreprangerne, som holdt Øje med mig, kendte, at det var HERRENs Ord).
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.И он уничтожен будет в тот день, и тогда узнают бедные из овец, ожидающие Меня, что это слово Господа.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.ותפר ביום ההוא וידעו כן עניי הצאן השמרים אתי כי דבר יהוה הוא׃
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.فنقض في ذلك اليوم وهكذا علم اذل الغنم المنتظرون لي انها كلمة الرب.
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.當 日 就 廢 棄 了 . 這 樣 、 那 些 仰 望 我 的 困 苦 羊 、 就 知 道 所 說 的 是 耶 和 華 的 話
Böylece antlaşma o gün bozuldu. Beni gözleyen sürünün ezilenleri RABbin sözünün yerine geldiğini anladılar.當日 就 廢棄 了 . 這樣 、 那些 仰望 我 的 困苦 羊 、 就 知道 所 說 的 是 耶和華 的 話
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.A kázal v ich synagógach po celej Galilei a vyháňal démonov.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.E andò per tutta la Galilea, predicando nelle loro sinagoghe e scacciando i demòni
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.És prédikál vala azoknak zsinagógáiban, egész Galileában, és ördögöket ûz vala.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Et il alla prêcher dans les synagogues, par toute la Galilée, et il chassa les démons.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Foi, então, por toda a Galiléia, pregando nas sinagogas deles e expulsando os demônios.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.I kázal v školách jejich ve vší Galileji, a ďábelství vymítal.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.I kazał w bóżnicach ich po wszystkiej Galilei, i wyganiał dyjabły.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ja hän meni ja saarnasi heidän synagoogissaan koko Galileassa ja ajoi ulos riivaajat.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.이에 온 갈릴리에 다니시며 저희 여러 회당에서 전도하시고 또 귀신들을 내어 쫓으시더라
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ngài trải khắp xứ Ga-li-lê , giảng_dạy trong các nhà hội và đuổi quỉ .
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Ngài trải khắp xứ Ga-li-lê, giảng dạy trong các nhà hội và đuổi quỉ.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Och han gick åstad och predikade i hela Galileen, i deras synagogor, och drev ut de onda andarna.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Og han kom og forkynte ordet i deres synagoger over hele Galilea, og drev ut de onde ånder.
Böylece havralarında Tanrı sözünü duyurarak ve cinleri kovarak bütün Celile bölgesini dolaştı.Og han kom og prædikede i deres Synagoger i hele Galilæa og uddrev de onde Ånder.

İlgili Sayfalar