sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.To bolo po prvýkrát, čo som ako učiteľ počul povedať slová "učiť sa navzájom" tak prirodzene.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Untuk pertama kalinya, sebagai guru, saya mendengar kata "belajar sendiri" diucapkan secara kasual.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Wówczas po raz pierwszy usłyszałem, by ktoś tak beztrosko mówił o samodzielnym uczeniu się.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Ως δάσκαλος,είναι η πρώτη φορά που άκουσα τη φράση να "μάθουμε μόνοι μας" να λέγεται τόσο ανέμελα.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Тогава за пръв път в ролята си на учител чух "сами да се учим" да звучи толкова естествено.
Bir öğretmen olarak ilk kez "kendimize öğrettik" sözünü bu kadar doğal bir şekilde kullanıldığını duydum.Я уперше за весь час роботи вчителем почув, щоб хтось так недбало вимовив фразу "самотужки вивчити".
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor. Bu ne?La interrompo un attimo, dottore, cos'e' questo?
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor. Bu ne?Tady vás přeruąím, doktore, co to má být?
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor. Bu ne?>何が何だって? >私は概略を頼んだのですが。
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor.Ce-i asta? - Ce-ai asta?
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor.Muszę panu przerwać, doktorze. Co to ma być?
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor.Voy a pedirle que se detenga aquí, doctor. ¿Qué es esto? -¿Qué es qué?
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor.Θα σας διακόψω, δόκτωρ. Τι είναι αυτά;
Bir saniye sözünüzü keseceğim doktor.Доктор, я вынужден прервать вас. Объясните, что это за ерунда.
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.A keby si povedal vo svojom srdci: Jako poznáme slovo, ktoré nehovoril Hospodin?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.A nie sfolguje oko twoje; gardło za gardło, oko za oko, ząb za ząb, ręka za rękę, noga za nogę będzie.
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.E, se disseres no teu coração: Como conheceremos qual seja a palavra que o Senhor falou?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Ha pedig azt mondod a te szívedben: miképen ismerhetjük meg az ígét, a melyet nem mondott az Úr?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Ja jos sinä ajattelet sydämessäsi: `Mistä me tiedämme, mikä sana ei ole Herran puhetta?` niin huomaa:
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Jestliže pak díš v srdci svém: Kterak poznáme slovo to, jehož by nemluvil Hospodin?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.네가 혹시 심중에 이르기를 그 말이 여호와의 이르신 말씀인지 우리가 어떻게 알리요 하리라
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Nếu ngươi nói trong lòng rằng : Làm_sao chúng_ta nhìn biết được lời nào Ðức_Giê - hô-va không có phán ?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Nếu ngươi nói trong lòng rằng: Làm sao chúng ta nhìn biết được lời nào Ðức Giê-hô-va không có phán?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Ob du aber in deinem Herzen sagen würdest: Wie kann ich merken, welches Wort der HERR nicht geredet hat?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Och om du säger vid dig själv: 'Huru skola vi känna igen det som icke är talat av HERREN?',
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Og hvis du tænker ved dig selv: "Hvorledes skal vi kende det Ord, HERREN ikke har talt?"
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Og om du sier ved dig selv: Hvad skal vi kjenne det ord på som Herren ikke har talt? -
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Peut-être diras-tu dans ton coeur: Comment connaîtrons-nous la parole que l`Éternel n`aura point dite?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Poate că vei zice în inima ta: ,,Cum vom cunoaşte cuvîntul pe care nu -l va spune Domnul?``
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz."Puedes decir en tu corazón: '¿Cómo discerniremos la palabra que Jehovah no ha hablado?
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Se tu pensi: Come riconosceremo la parola che il Signore non ha detta
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.Και εαν ειπης εν τη καρδια σου, Πως θελομεν γνωρισει τον λογον, τον οποιον ο Κυριος δεν ελαλησεν;
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.И ако речеш в сърцето си: Как ще познаем коя дума Господ не е казал? -
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.И если скажешь в сердце твоем: „как мы узнаем слово, которое не Господь говорил?"
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.וכי תאמר בלבבך איכה נדע את הדבר אשר לא דברו יהוה׃
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.وان قلت في قلبك كيف نعرف الكلام الذي لم يتكلم به الرب.
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.你 心 裡 若 說 、 耶 和 華 所 未 曾 吩 咐 的 話 我 們 怎 能 知 道 呢
‹‹ ‹Bir sözün RABden olup olmadığını nasıl bilebiliriz?› diye düşünebilirsiniz.你 心裡若說 、 耶和華 所 未 曾 吩咐 的 話我 們怎 能 知道 呢
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››a mi se bomo marljivo držali molitve in službe besede.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››a my budeme snažne zotrvávať na modlitbe a v službe slova.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››A my modlitwy i usługi słowa pilnować będziemy.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Còn chúng ta sẽ cứ chuyên lo về sự cầu nguyện và chức vụ giảng đạo.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Còn chúng_ta sẽ cứ chuyên lo về sự cầu_nguyện và chức_vụ giảng đạo .
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Et nous, nous continuerons à nous appliquer à la prière et au ministère de la parole.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Iar noi vom stărui necurmat în rugăciune şi în propovăduirea Cuvîntului.``
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››우리는 기도하는 것과 말씀 전하는 것을 전무하리라 하니
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Mas nós perseveraremos na oração e no ministério da palavra.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Men vi ville holde trolig ved i Bønnen og Ordets Tjeneste."
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Mi pedig foglalatosok maradunk a könyörgésben és az ígehirdetés szolgálatában.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Mutta me tahdomme pysyä rukouksessa ja sanan palveluksessa."
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››My pak modlitby a služby slova Páně pilni budeme.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Noi, invece, ci dedicheremo alla preghiera e al ministero della parola»
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››sebab kami mau berdoa dan memberitakan perkataan Allah saja.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››vi derimot vil holde ved i bønnen og ordets tjeneste.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Vi skola då helt få ägna oss åt bönen och åt ordets tjänst.»
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Wijzelf zullen al onze tijd besteden aan het bidden, het spreken in het openbaar en het onderwijzen."
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Wir aber wollen anhalten am Gebet und am Amt des Wortes.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››Y nosotros continuaremos en la oración y en el ministerio de la palabra
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››ημεις δε θελομεν εμμενει εν τη προσευχη και τη διακονια του λογου.
Biz ise kendimizi duaya ve Tanrı sözünü yaymaya adayalım.››а мы постоянно пребудем в молитве ислужении слова.

İlgili Sayfalar