sözün ile cümle
sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak sözünü yerine getiremeden hastalığı çok kötüleşti.Преди да успее да направи това, болестта му се влошава твърде много.
Kendi aralarında kendi dillerini ifade etmek için Ös (yani öz, kendi) sözünü de kullanırlar.Zabranili su im rabiti svoj jezik i međusobno se vjenčavati, čime su se pobrinuli da izumru.
Kelime, İngilizce cocktail yani horoz kuyruğu sözünden gelir.Riječ koktel (cocktail) doslovno znači pijetlov rep.
Sözüne Kanmam, Suat Suna'nın 1994'te çıkan bir albümü.Primjer tome je mobilna telefonska govornica Tu-Ka iz 1994.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.U tom značenju pojam je preuzet iz francuskog jezika.
Kitabın ön sözünü Dr. Udo Witzens yazdı.Predstavljena knjiga dr. sc.
Sika: Sözüne güvenilir kişi.Ovo je princip: onaj koji vjeruje je jasan.
Hiçbir sözünü tutmaz.On je uzdigao svoju Riječ.
Uçmak sözünden gelir.Jeho záľubou je lietanie.
O sözünü ettiği tat 90'larda var.Dôkaz prišiel v deväťdesiatych rokoch.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Je to bitka, po ktorej senátu oznámil Veni, vidi, vici.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu posolstvo a požiadala ho, aby ho vyrozprával kňazovi, ktorý vysluhuje v Dúbravke sviatosti.
Bu sözün kaynağı, " hayvan postu giyenler" için söylendiğini göstermektedir.Hovoríme, že "vystavuje" zver.
Ama sözünde durmadı.Sľub však nedodržal.
Tek bir kötü sözün bile onlar için ne anlama geldiğini az çok bilirler.Práve tí najmenej leniví z nás najlepšie vedia, v čom zaostávajú.
Hiçbir sözünü tutmaz.Nepriberá žiadny prítok.
Yerleşme bir Sisam kolonisi olup Herodot'un da sözünü ettiği Heraion Teikhos adlı kenttir.V tej povezavi se govori o libijskih Amazonkah, ki jih je omenil že Herodot.
Böylece Mesleme sözünü tutmuş oldu.In izpolnil je svojo besedo.
Salih Mirzabeyoğlu'nun genç yaşına rağmen sözüne itibar ediliyordu.Biografija Mirka Popoviča je kljub njegovi mladosti obsežna.
Her zaman hazır cevaptır ve hiçbir sözün altına kalmaz.Jis visuomet lieka atviras interpretacijai ir niekuomet negali turėti galutinės vienos prasmės.
Idık sözünden gelir.Ta pidas oma lubadust.
Hiçbir sözünü tutmaz.Ta ei ole oma tõotust pidanud.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ja teie olete nii lahked, et peate sõna ka.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.Prantsuse keelest tõlkinud Urmas Rattus.
Bir girişim aklına gelince "Yırttık abicim yırttık" sözünü kullanır.Oma kollegi lävele astudes sõnas ta "mu aju on avatud", ja sisenes.
Kurul içindeki çatışmalar sözünü ettiğimiz bu iki grup arasında geçmiştir.Kahe leeri vahel puhkesid vägivaldsed kokkupõrked, millesse pidi sekkuma politsei.
74 yıldır sağduyuma göre hareket ediyorum, beni yarı yolda bırakmayacaktır. Bu son sözünüz mü?74 vuoden ajan olen kuunnellut omaa järkeäni - eikä se petä minua tänäänkään.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.(118:67) Прежде страдания моего я заблуждался; а ныне слово Твое храню.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes de ser afligido, eu me extraviava; mas agora guardo a tua palavra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Antes que fuera humillado, yo erraba; pero ahora guardo tu palabra
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Avant d`avoir été humilié, je m`égarais; Maintenant j`observe ta parole.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Dokiaľ som nebol snížený, blúdil som; ale teraz ostríham tvoju reč.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ehe ich gedemütigt ward, irrte ich; nun aber halte ich dein Wort.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Ennenkuin minut nöyryytettiin, minä eksyin, mutta nyt minä noudatan sinun sanaasi.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.For jeg blev ydmyget, for jeg vild, nu holder jeg dit Ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Før jeg blev ydmyket, fór jeg vill; men nu holder jeg ditt ord.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Förrän jag fick lida, for jag vilse, men nu håller jag mig vid ditt tal.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.고난 당하기 전에는 내가 그릇 행하였더니 이제는 주의 말씀을 지키나이다
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Minekelõtte megaláztattam, tévelyegtem vala; most pedig vigyázok a te szódra.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pierwej niżem się był uniżył, błądziłem; ale teraz wyroku twego przestrzegam.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Pînă ce am fost smerit, rătăceam; dar acum păzesc Cuvîntul Tău.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Preden sem bil ponižan, sem zahajal v zmote, sedaj pa izpolnjujem govor tvoj.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prima di essere umiliato andavo errando, ma ora osservo la tua parola
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Prvé než jsem snížen byl, bloudil jsem, ale nyní výmluvnosti tvé ostříhám.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Sebelum dihukum, aku menyimpang, sekarang aku berpegang pada perintah-Mu
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn nạn, thì tôi lầm lạc; Nhưng bây giờ tôi gìn giữ lời Chúa.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Trước khi chưa bị hoạn_nạn , thì tôi lầm_lạc ; Nhưng bây_giờ tôi gìn_giữ lời Chúa .
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Voordat ik in moeilijkheden kwam, dwaalde ik vaak van U af. Maar nu houd ik mij alleen nog aan wat U zegt.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Πριν ταλαιπωρηθω, εγω επλανωμην αλλα τωρα εφυλαξα τον λογον σου.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.Преди да бях наскърбен аз заблуждавах; Но сега държа Твоето слово.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.טרם אענה אני שגג ועתה אמרתך שמרתי׃
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.قبل ان أذلل انا ضللت. اما الآن فحفظت قولك.
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受 苦 以 先 、 走 迷 了 路 . 現 在 卻 遵 守 你 的 話
Acı çekmeden önce yoldan sapardım, Ama şimdi sözüne uyuyorum.我 未 受苦 以 先 、 走 迷了路 . 現在卻 遵守 你 的 話
Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir.(118:50) это – утешение в бедствии моем, что слово Твое оживляет меня.
Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir.Aceasta este mîngîierea mea în necazul meu: că făgăduinţa Ta îmi dă iarăş viaţă.
Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir.C`est ma consolation dans ma misère, Car ta promesse me rend la vie.
Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir.Das ist mein Trost in meinem Elend; denn dein Wort erquickt mich.
Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir.Dat troost mij in alle ellende die ik meemaak. Uw beloften geven mij weer leven.
Acı çektiğimde beni avutan budur, Sözün bana yaşam verir.Det är min tröst i mitt lidande att ditt tal behåller mig vid liv.