sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Firavun sözünden döndü ve İsrailoğulları Mısır'da kalmak zorunda kaldı.När Pharaon åter lovar att låta Israels folk ge sig av, låter Moïse mörkret vika.
Sözünde duran Gandi Mart 1930'da tuz vergisine karşı yeni bir satyagraha başlattı.Gandhi höll sitt ord och lanserade en ny satyagraha mot skatten på salt i mars 1930.
Ulu Sözün Uzantısı”.Detta är det dolda djupet."
Peygamber hemen müdahale etmiş ve bu sözün gıybet olduğunu ihtar etmişti.Som profet förkunnade han ord från Gud och gjorde under.
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Samtidigt törs han förstås inte tacka nej...
Sözün gelişi bir attosaniye, bir saniye olarak kabul edilirse; bir saniye, yaklaşık 31,71 milyar yıl eder.Tid: En biljon sekunder är ungefär 31 700 år.
Bu sözün tercümesi şöyledir.Texten kan översättas sålunda.
Her zaman hazır cevaptır ve hiçbir sözün altına kalmaz.Talar alltid sanning och sviker aldrig sitt ord.
Ancak Wednesday henüz son sözünü söylememiştir.Men Blanco fick inte det sista ordet.
Babanın sözünü dinle.Hören aktsamt Herrans ord.
Ama sözünü tutamaz ve büyüyü yapar.Han kan uttala profetior och trollformler.
Böylece Mesleme sözünü tutmuş oldu.І він дотримав свою обіцянку.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.У Франції надрукували Словник французької мови.
Sözün kısası, daha 17 yaşında olmasına rağmen şimdiden birçok zafer yaşadı.Хоча їй всього 17 років, вона пережила багато втрат і страждань.
Idık sözünden gelir.Вони виконують свою обіцянку.
İkinci eşinin sözünde durup durmadığı bilinmiyor.Невідомо, чи звинувачувалася у чомусь його дружина.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Томмі поклявся у що б то не стало порахуватися з ним.
Hiçbir sözünü tutmaz.Вона не порушує обіцянки.
Sözün kutsal gücünden kaynaklanan bir kavramdır.Це знак, яке велике довіря мав св.
Tokuz Tabduz, dokuz Tabduz anlamına gelir, Tabduz sözünün anlamı bulunamamıştır.«Правда» була в числі дев'яти газет, не закритих постановою ГКЧП.
Fakat halife bu sözünde durmadı.Проте халіф не пристав на цю пропозицію.
Çagıtay sözünün Moğolca olduğu düşünülmektedir.Помилково вважаються монофізитськими.
Öyle ki, Türkçede 1,500 adet Farsça kökenli sözün bulunduğu bilinmektedir.Для порівняння, у Німеччині зафіксовано 1 500 регіональних назв бедрика.
Onun sözünü tutacağından eminim.Я певен, що він виконає свою обіцянку.
Firavun sözünden döndü ve İsrailoğulları Mısır'da kalmak zorunda kaldı.Faraon však neuposlechl a namísto toho ještě přitížil Izraelitům práci.
Uçmak sözünden gelir.Jeho zálibou je létání.
"Heavy metal" sözünü içeren ilk şarkıdır.Skladba je popisována jako první heavy metalová píseň.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu poselství a požádala ho, aby ho vyprávěl knězi, který uděluje v Dúbravke svátosti.
Kitabın ön sözünü Dr. Udo Witzens yazdı.Článek ve skutečnosti napsal patolog Dr. Jaroslav Hlava.
Firavun: "Senin Tanrın kim ki onun sözünü dinleyip İsrail Halkını salayım?Řekne jim: „Slyš Izraeli!
Babanın sözünü dinle.Výroky otců.
Ancak, ajansın kendisini bir aktör olarak başlatma sözünü tutmamasından dolayı istifa etti.Udělali to prý proto, že ministr se odmítl stát jejich agentem.
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Mulțumesc Lui Dumnezeu că nu au spus nu.
Ünlü sav sözünde Spinoza, "Tanrı ya da Doğa" (Deus sive Natura) demektedir.Sau cum spunea Spinoza: Deus sive Natura („Dumnezeu sau Natura”, pentru Spinoza Dumnezeu fiind Natura).
Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek".Și se vor închina lui toți împărații pământului, toate neamurile vor sluji lui”.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.Cuvântul din română feronerie este împrumutat din limba franceză.
Gene Hunt dışında kimsenin sözünü dinlemez.Nimeni altcineva, cu excepția celor din turmă nu l-au mai auzit vorbind.
Konmak sözünü de ifade eder.Kramer subliniază importanța cuvântului.
Dolaylı Zeybek unvanı Divânu Lügati't-Türk de, anlayışlı ve akıllılı, sözünü sağlam tutan olarak görünüyor.Chera Duduca, sinteză greco-turcească, frumoasă și inteligentă, se pierde datorită desfrâului.
Sözün kısası, daha 17 yaşında olmasına rağmen şimdiden birçok zafer yaşadı.Cel mai probabil, spre anul 47, el nu mai era deja în viață.
Ancak heykelde bu sözün sadece ikinci kısmı yer alır.Pe linia aceasta nu vom face decât lucruri de mîna a doua.
Firavun sözünden döndü ve İsrailoğulları Mısır'da kalmak zorunda kaldı.Noi am nimicit ceea ce Faraon și poporul lui încropiseră și zidiseră.(7: 137) O, fii ai lui Israel!
Ardından, Tanrı, David hanedanlığının ilelebet devam edeceği sözünü verir.Dumnezeu îi promite apoi lui David și succesorilor săi o dinastie veșnică.
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.Nu întrerupe când altcineva vorbește.
Son sözünün “Şekillerimi bozmayın!” olduğu anlatılır.Utolsó szavai „Ne bízz bennük!
İnkalar bu isteğini yerine getirdilerse de Pizarro sözünü tutmadı.Bár ígéretét teljesítette, Pizarro nem engedte szabadon.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Figyelj és hallgasd hát szavát!
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Close úgy érezte e helyzetben, hogy nem mondhat nemet.
Bu halkın krallığı sonsuza dek sürecek, bütün uluslar ona kulluk edip sözünü dinleyecek".Boruljon le előtte minden király, minden nép őt szolgálja!”.
Film, Fred Madison'ın (Bill Pullman) diafonda "Dick Laurent öldü" sözünü duymasıyla başlar.Egy reggel Fred Madisonhoz becsönget valaki és annyit mond: „Dick Laurent halott”.
Aveling ise sözüne uymayarak intihar etmedi.Magányosan élt, amíg öngyilkosságot nem követett el.
İzci, büyüklerinin sözünü dinler, küçüklerini sever ve korur.Kiváló alkalmazkodóképességgel rendelkezik, szereti a gyerekeket, védelmezi őket.
Babanın sözünü dinle.Tarkatkaa isänne sanoja.
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Kielteiset puolet hän jättää esittämättä.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Kingpin vannoi, ettei jättäisi asiaa tähän.
Altı gün sonraki 1500 metrede kararlı olan Coe, sözünü tuttu ve altını aldı.1 500 metrillä, kuusi päivää myöhemmin Coe oli se, joka tuli takaa voittoon.
Şiirin bazı bölümlerinde Angelo Maria Ripellino'nun sözünü ettiği "nesnelerin devinimi" teması gözlenir.Jotkut kohdat heijastelevat aihelmia, jotka ovat sukua Angelo Maria Ripellinon "esineiden kapinalle".
Böylece Mesleme sözünü tutmuş oldu.Hän väittää toteuttaneensa lupauksensa.
Ünlü sav sözünde Spinoza, "Tanrı ya da Doğa" (Deus sive Natura) demektedir.Spinoza katsoi panteistisesti, että Jumala oli koko luonto, tai deus sive natura (”Jumala tai luonto”).
Idık sözünden gelir.Lupaukset toteutuvat.

İlgili Sayfalar