sözün ile cümle
sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Göreyim sizi, sözünüz padişahın huzurunda yalan çıkmasın.كذب انت لا يمكنك تغيير مصيرك فقال الامير .
Yazıda bu sözün kaynağı belirtilmemiştir.ومع ذلك، لم يكشف المتحدث عن مصدره.
Allah hakkında söylenen "Allah her yerdedir." sözünü ilk olarak O başlatmıştır.قول: "سمع اللّه لمن حمده" للإِمام والمنفرد جميعاً وقد تقدم دليله في الحديث السابق.
Sözünü doğrularcasına pek çok ürün yetişir.وهو كتاب يتناول فيه عددًا من الأحاديث المتشابهة فيؤولها ويبين معانيها.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.وافق بو على البقاء رزينًا أثناء الإرتباط - وهو تعهد انتهكه خلال بضعة أيام فقط.
Firavun: "Senin Tanrın kim ki onun sözünü dinleyip İsrail Halkını salayım?الله يكشف عن اسمه لقد كشف الله عن ذاته لشعبه إسرائيل وعرَّفه اسمه.
Böylece Mesleme sözünü tutmuş oldu.لهذا السبب كان عليه أن يتجاز أمتحان القبول.
Tek bir kötü sözün bile onlar için ne anlama geldiğini az çok bilirler.وأخبارهم غامضة لا يعرف عنها إلا القليل.
Fakat Angelo yine sözünü tutmaz.أروبا لاتسمح ان تبقى كلمة.
(Bu) sözün doğruluğunu değiştiren ölür” yazılı bronz bir balta başıdır.وتلد منة رضيعا سمّي "يحي" وتموت سليمة ماسكة المولود صائحة "يحي خذ الكتاب بقوّة".
Idık sözünden gelir.أتذكَّر وعدها.
Bu kelime, sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi anlamında kullanılmıştır.وحينها يحاول الإنسان بشكل تلقائي أن يحلها للعثور على ما تخفيه هذه الجملة.
Sika: Sözüne güvenilir kişi.والمذهب: المعتقد الذي يذهب إليه.
Tom'un sözünü unutmadığından eminim.أنا متأكد من أن توم لم ينسَ وعده.
Çünkü O benden önce vardı’ diye sözünü ettiğim kişi budur."Então, ela completou dizendo: "Foi o primeiro objetivo que estabeleci para mim mesma.
Babanın sözünü dinle.As Palavras do Pai.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Antes de falar, cada convidado educadamente espera que outro convidado termine de falar.
Bookchin radikal anti-kapitalist ve toplumsal özyönetimin sözünü esirgemez savunucusu idi.Bookchin permaneceu um anti-capitalista radical defensor da descentralização da sociedade.
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Elas não tinham o direito de dizer não.
Yaycı sözü daha sonra Yağcı sözüne dönüşmüştür.Daí a palavra evoluiu até se tornar Gafanha.
Şia'da çok önemli olan kitap, yaratıkların sözünün üstünde ve Allah'ın sözünün altında olarak görülür.O livro de Lamentações constitui evidência do seu amor e da sua preocupação com o povo de Deus.
Yazıda bu sözün kaynağı belirtilmemiştir.Ainda não foi descoberta a origem destas mensagens.
Fakat Angelo yine sözünü tutmaz.O Senhor Reeves não é mais uma promessa.
Hiçbir sözünü tutmaz.Ele não deixou um testamento.
"İzci Töresi" İzci, sözünün eridir; şeref ve haysiyetini her şeyin üstünde tutar.Lei Escoteira O Escoteiro tem uma só palavra; sua honra vale mais que sua própria vida.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Mais tarde, ele disse que seus comentários foram retirados do contexto.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.Vem do termo voiture em francês.
Sözün kutsal gücünden kaynaklanan bir kavramdır.Palavras Sagradas de Poder.
Fadil sözünü tuttu.Fadil manteve sua palavra.
İkinci eşinin sözünde durup durmadığı bilinmiyor.Het is niet geweten wanneer zijn tweede echtgenote stierf.
Delâlet-i tazamuniye: Sözün ifade ettiği şeyin bir bölümünü ifade etmesidir.Zo betekent het aanwijzen van de (zijkant) van de neus dat (een deel van) het woord is geraden.
(Bu) sözün doğruluğunu değiştiren ölür” yazılı bronz bir balta başıdır.Wil schreef een schrijnend boek (Geluk is een toegift) over het sterven.
Ancak François serbest kalınca sözünde durmadı.Nadat Maximiliaan vrij was gekomen hield hij zich niet aan zijn beloften.
Örneğin; verilen bir sözün tutulması olgusu.Dit was een uitspraak die hem lang nagedragen zou worden.
Daha sonra yaptığı açıklamalarda sözünün arkasında olduğunu belirtmiştir.Bij zijn bekentenissen later zou hij dat verklaren.
Yazıda bu sözün kaynağı belirtilmemiştir.De bron van deze prognose wordt niet genoemd.
Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»Er is niets anders dan deze wereld".
Tek bir kötü sözün bile onlar için ne anlama geldiğini az çok bilirler.Van de meeste lagere godheden is weinig meer bekend dan hun namen.
Sözünü doğrularcasına pek çok ürün yetişir.In groten getale gaven zij aan zijn roepstem gehoor.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Een geijkt voorbeeld is Caesars Veni, vidi, vici ("Ik kwam, ik zag, ik overwon").
Slogan olarak ise "Power of Love" sözünü seçmiştir.Hierop kwam de groep met "The Power of Love".
Sözün bundan sonrası heykeltıraşlarındır."Jullie zijn de volgende!”.
O sözünü ettiği tat 90'larda var.In de jaren 90 raakte hij in de schulden.
Fransızcadaki locomotive sözünden alınmıştır.In het midden van de trein was een Franse locomotief opgenomen.
Wolf, hatıratında sözünü ettiği casusun Flämig olmadığını iddia etti.Neefjes antwoordde dat hij dat niet op zijn geweten wilde hebben.
Aynı zamanda bir Uygur dili de sayabileceğimiz Tuva Türkçesinde bu sözün günümüzde bir anlamı vardır.In het huidige Russisch heeft het woord тесьний ook die betekenis.
Aramızda kalsın, Lisa, biz biliyoruz ki sözün kısası Nick'le ben yapamam.Tussen jou en mij, Lisa, we weten dat ik Nick simpelweg niet mag.
Bildiğim kadarıyla o, sözünü tutan birisidir.Voor zover ik weet, is hij iemand die zijn belofte houdt.
Tom bir şey söylemeye başladı ama Mary onun sözünü kesti.Tom begon iets te zeggen, maar Mary onderbrak hem.
Ali sözünde durur.Ali komt zijn woord na.
(Söyleyeceklerim bu kadardı anlamında sözün sonunda söylenen popüler söz) Docendo discimus Öğreten öğrenir.429; 450; 481; 494; 510 (1892) Przyczynek do nauki o zboczeniach mowy.
Film, Fred Madison'ın (Bill Pullman) diafonda "Dick Laurent öldü" sözünü duymasıyla başlar.Film zaczyna się sceną, podczas której Fred Madison słyszy w domofonie słowa "Dick Laurent nie żyje".
Babanın sözünü dinle.4 Czcij ojca swego.
Kararını açıklamak üzereyken Undertaker dönüş yaptı ve Triple H'in sözünü kesti.Tuż przed podjęciem decyzji, Triple H’owi przerwał powracający Undertaker.
O sözünü ettiği tat 90'larda var.Mimo poszukiwań, jakie prowadził w latach 90.
Yakup ona sözünden dönmeyeceğine dair yemin ettirdi.Richter przysiągł, że nigdy tu nie wróci.
Gene Hunt dışında kimsenin sözünü dinlemez.Wszyscy wolą to drugie, z wyjątkiem Lou.
Slogan olarak ise "Power of Love" sözünü seçmiştir.Na podstawie rzeźby był napis „Mocarzowi woli”.
Ama sözünde durmadı.Obietnicy nie dotrzymał.
Problema kelimesinin kökeni Yunancadaki proballein (çaba sarfetmek) sözüne dayanır.O takim ciągu mówimy, że wpada w cykl (w pętlę).