sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra bu kanıdaki sözünü Science dergisinde yayınladığı bir mektupta geri çekti.Dieses Geständnis wiederholte er unter Tränen in einer Pressekonferenz.
Yerleşme bir Sisam kolonisi olup Herodot'un da sözünü ettiği Heraion Teikhos adlı kenttir.Sie seien das größte Volk nach den Indern, schrieb Herodot.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Ein anderes berühmtes Beispiel ist Caesars Veni, vidi, vici ‚Ich kam, ich sah, ich siegte‘.
WWE'nin sahibi Vince McMahon'nun sözünü hiç dinlememesiyle ünlüdür.Von all dem weiß der Millionär Jimmy Winter nichts.
Ancak sözünü yerine getiremeden hastalığı çok kötüleşti.Die Erkrankung verschlimmerte sich gleichwohl beständig bis zu seinem Tod.
Ünlü sav sözünde Spinoza, "Tanrı ya da Doğa" (Deus sive Natura) demektedir.Diese nennt Spinoza Gott bzw. Natur.
Böylece Mesleme sözünü tutmuş oldu.Sie haben ihr Versprechen gehalten.
Ancak 1482'de bu sözünden vazgeçti.Diese Position gab er 1482 auf.
Elhamdülillah sözünün Kur'an'da en bilinen kullanımı, Fatiha Suresi'ndedir.Das Motto lautet More news your way (etwa: „Mehr Nachrichten auf Ihre Art“).
Sözünüzü kestiğim için affedin ama pencereyi açabilirsiniz.Pardonnez-moi de vous interrompre, mais pourriez-vous ouvrir la fenêtre.
Sözünü bozman sorumsuzca bir hareketti.Rompre ta promesse est irresponsable de ta part.
O sözüne bağlı kalmadı.Il n'a pas respecté sa promesse.
Son kez sözünden dönmüş olacaktı.Il serait le dernier à rompre sa promesse.
Sözünü kestiğim için üzgünüm.Désolé de t'interrompre.
Konuşan birinin sözünü kesmek kabalıktır.C'est impoli d'interrompre quelqu'un qui parle.
O sözünü tuttu.Elle tint sa promesse.
Kuzenim sözünden dönecek bir insan değildir.Mon cousin n'est pas le genre de personne qui romprait jamais une promesse.
O, sözünü tuttu.Il tint parole.
Sözünüzü unuttunuz mu?Avez-vous oublié votre promesse ?
Çünkü O benden önce vardı’ diye sözünü ettiğim kişi budur."("¡Si antes era dueña, ahora soy redueña¡").
Firavun sözünden döndü ve İsrailoğulları Mısır'da kalmak zorunda kaldı.Pharaon dira des enfants d’Israël : Ils sont égarés dans le pays ; le désert les enferme.
Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»Donc, je ne me soucie pas de ce que les gens disent".
Tanrı, onlardan tamamen vazgeçmeyeceğinin sözünü verir.Dieu ne prétend pas y renoncer.
1932 yılı Temmuz ayında bir mahkeme, bu sözün Alman ordusuna hakaret içermediği yönünde bir karar verdi.Un tribunal estime en juillet 1932 que cette phrase ne constitue pas une offense pour la Reichswehr.
Bu sözün tercümesi şöyledir.Comment traduire ce terme ?
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Prends bien garde, ma fille, à ce que tu diras.
Buna yanaşmayan Victor sözünden cayar.Elle accuse Victor qui n'y est pour rien.
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Dieu merci qu'ils n'aient pas dit non.
Elektrik sözünün ilk kullanımı 1646 daki çalışmasında –Pseudodoxia Epidemica- Sir Thomas Browne a atfedildi.La plante est décrite dans l'ouvrage de 1646 Pseudodoxia Epidemica de Sir Thomas Browne.
Parçanın adı Üç Silahşörler'in "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" sözünden esinlenmiştir.Elle est aussi équipée de quatre pistolets, appelés « Tous pour Un ».
Albümde on iki şarkı bulunuyordu ve on birinin sözünü yazdı.L'album devait en effet contenir douze chansons, il a fallu faire un choix.
Konmak sözünü de ifade eder.L’ermite tient sa parole.
Marka Ragnos ölmüş, ama henüz son sözünü söylememişti.Mais Raganfred n'a pas dit son dernier mot.
Idık sözünden gelir.Vous avez ma promesse.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.Poe accepte de demeurer sobre durant leur engagement - un vœu qu'il aurait violé juste quelques jours après.
Daha sonrasında sözünü geri aldı ve düzeltti.Le conte redémarre alors revu et corrigé.
Ancak, ajansın kendisini bir aktör olarak başlatma sözünü tutmamasından dolayı istifa etti.Cependant, il démissionne après que l'agence ait rompu la promesse de le faire devenir acteur.
Yukarıda sözünü ettiğimiz etki unsurları aslında doğru seçilmektedir.Les surfaces de frappes décrites ci-dessus sont les seules autorisées.
Ünlü sav sözünde Spinoza, "Tanrı ya da Doğa" (Deus sive Natura) demektedir.Spinoza « forgera à partir la fameuse formule Deus sive natura (Dieu sinon la nature) ».
Annesi de Zeus'a yalvararak, Aşil savaşa dönene kadar, Truvanın düşmeyeceği sözünü alır.Il implore sa mère de demander à Zeus l'avantage aux Troyens, tant qu'il sera absent du champ de bataille.
Michael Freund, bu alınan karara karşı savaşacağının sözünü verdi.Mike Ward a tout de suite annoncé qu'il irait en appel de ce jugement.
Sözünü ettiği bir diğer sırsa bir ikiz kız kardeşi olduğudur.En effet l'une d'entre elles serait sa sœur jumelle.
Tom sözünü tutmadı.Tom no mantuvo su palabra.
O asla sözünü tutmaz.Él nunca mantiene su palabra.
O, sözünü tuttu.Él mantuvo su promesa.
Bu son sözün mü?¿Esta es tu última palabra?
Öğretmen sözünü tutmadı.El profesor no cumplió su palabra.
Benim mutlu olacağıma söz vermişsin ama sen bu sözünü bile tutamadın.Prometiste hacerme feliz, pero ni siquiera pudiste mantener esa promesa.
Son sözün ne?¿Cuál es tu última palabra?
Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»¡No hay más que hablar!"
Firavun sözünden döndü ve İsrailoğulları Mısır'da kalmak zorunda kaldı.¿No escuchó acaso a los hijos de Israel cuando lo invocaron y los rescató de la mano del Faraón?
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Antes de hablar, cada invitado educadamente espera que termine el orador actual.
Poe nişanlılıkları boyunca içmeyeceğine söz verdi; ancak, bu sözünü yalnızca birkaç gün içinde bozdu.Poe había aceptado permanecer sobrio durante el noviazgo, pero faltó a su palabra sólo unos días más tarde.
Şia'da çok önemli olan kitap, yaratıkların sözünün üstünde ve Allah'ın sözünün altında olarak görülür.Este es el libro, de guía segura y el que no da lugar a ninguna duda, para aquellos que temen a Alá.
(Söyleyeceklerim bu kadardı anlamında sözün sonunda söylenen popüler söz) Docendo discimus Öğreten öğrenir.El conocimiento (enseñándolo o no revelándolo, compartido o guardado en secreto).
13. Gidin de, ‘Ben kurban değil, merhamet isterim’ sözünün anlamını öğrenin.Dime que sí, dime que no. Sentimientos de amor.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ten cuidado con lo que dices.
Onun hiçbir sözüne hayır diyemez.Ella no aceptará un "No" por respuesta.
Daha sonra, faturayı getiren adamı sözünde görünce aklı yerine gelir.Y luego de verla, que emita sus juicios de valor.
Babanın sözünü dinle.Amotahtzin → Vuestro padre.

İlgili Sayfalar