sözün ile cümle

sözün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sözünüzün eriyseniz niçin onları öldürdünüz?"So why did you slay them, if what you say is true?
Onların çoğunda, sözünde durma diye bir şey bulamadık.We found no (loyalty to any) covenant in most of them.
Kuşkusuz ALLAH sözünden caymazAllah faileth not His promise.
Söylemediklerine ilişkin Allah'a yemin ediyorlar. Yemin olsun ki, o küfür sözünü söylediler.They swear by Allah that they did not say it.
Allah asla sözünden caymaz. [46,27; 21, 44; 14,47]Indeed Allah does not break His promise.
Onların sözünü ettiklerini Biz daha iyi biliyoruz.We know well what they will say.
Sen bize bir belge getirmeden, senin sözünden ötürü tanrılarımızı terketmeyiz ve sana inanmayız.We will not forsake our gods because of what you say. We do not believe you.
Yemin olsun ki, o küfür sözünü söylediler. İslam'a girmeleri ardından küfre saptılar.Yet they did utter the word of disbelief and disbelieved after they had submitted.
Senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz.We will not forsake our gods because of what you say.
Halbuki o küfür sözünü elbette söylediler ve müslüman olduktan sonra kafir oldular.Yet they did utter the word of disbelief and disbelieved after they had submitted.
Biz de senin sözünle tanrılarımızı terk etmeyiz.We will not forsake our gods because of what you say.
"Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin" dedi.Then He showed them to the angels and said, "Inform Me of the names of these, if you are truthful."
Allah, zulüm gören müstesna, kötü sözün apaçık söylenmesini sevmez ve Allah duyar, bilir.God does not love public accusation unless one is truly wronged. God is All-hearing and All-knowing.
Üstelik sözünün özüne uyduğuna Allah'ı da şahit gösterir.They say that God knows what they have in their hearts.
Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: "Siz, bizimle gelemezsiniz.They want to change God's word, but tell them, "You shall not follow us.
Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: "Siz asla bizim peşimize düşmeyeceksiniz!They want to change God's word, but tell them, "You shall not follow us.
Onlar, Allah'ın sözünü değiştirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz.They want to change God's word, but tell them, "You shall not follow us.
Onlar ALLAH'ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki, "Siz bizi izlemiyeceksiniz.They want to change God's word, but tell them, "You shall not follow us.
Taseva, "Örümcek Ağı'nın son sözünü uluslararası mahkemelerde söyleyeceğine eminim." dedi."I am convinced Cobweb will have its epilogue in international courts," Taseva said.
Ünlü şef Sırbistan’ın kültür politikalarını sözünü esirgemeden eleştiriyor.On the contrary, he is a vocal critic of Serbia's cultural policies.
Recepi, "Avrupa Komisyonu sözünde durmamıştır." dedi."The European Commission has eaten their words," Rexhepi said.
Avrupa Komisyonu (AK) ise bunun yerine, son sözünü Ekim ayına erteledi.Instead, the European Commission (EC) postponed the final say until October.
Yaşlı muhalif çağdaş Romanya'nın sektörleri hakkında sözünü sakınmazdı.The elderly dissident pulled no punches regarding sectors of modern Romania.
Seçimler sırasında DSS, yeni anayasanın Haziran 2004 tarihine kadar kabul edileceği sözünü vermişti.During the election, the DSS said a new constitution would be adopted by June 2004.
Kosovalılar merak içinde: Taçi sözünü tutabilecek mi?Now Kosovars wonder: can Thaci deliver?
Stojanovski, eğitim kurumlarını depolitize etme sözünü tutamadığını söyledi.Stojanovski said he failed in his commitment to depoliticise educational institutions.
Ancak hükümet sözünün arkasında duruyor.The government, however, stands firm behind the pledge.
"Daha anlayışlı olmaları ve anne ve babalarının sözünü dinlemeleri gerektiğini biliyorlar."They know they should be more understanding and listen to their parents.
Reinfeldt, AB'nin verdiği sözün "yeni ve eski kaynakların bir bileşimi" olduğunu belirtti.The EU pledge, he said, "is a combination of new and old resources".
Çiftçiler, Baum'un sözünde durmadığını ileri sürüyorlar.They say he has broken his promises.
Kampanya sözünü tutan tek parti G17 Plus oldu.One party that did meet its campaign pledge was G17 Plus.
Dinkiç ertesi gün, G17 Plus'ın elindeki belgeleri ortaya koyarak sözünü tuttu.Dinkic kept his promise the following day, producing documents obtained by G17 Plus.
Misyon, 'büyük balık' davalarını kovalama sözünü de tutamamıştır." dedi.It has also failed to keep promises that it will pursue the 'big fish' cases," Bytyci told SETimes.
Başbakan Berisha bu sürenin daha da kısaltılacağının sözünü veriyor.Berisha pledges to decrease it even further.
Dürüstlüğe çok önem verir ve sözünü esirgemez.He attaches great importance to honesty and does not spare his word.
İyilik, türenin ve sözünün önemli bir ortak noktasıdır.The good deed is a key component of the law and promise.
Başka bir sahne, özelleştirilmiş geniş sözünü nasıl elde ettiğini ortaya koyuyor.Another scene reveals how he acquires his customized broadsword.
De Morgan'ın ön sözünden onunla ilgili aşağıdaki alıntı yapılabilir:De Morgan in the preface quoted
Aglauros'a sözünü tutmadığı için kızan Hermes, onu siyah mermer bir heykele dönüştürür. [1]Hermes, angry at Aglauros for breaking her promise, changes her into a black marble statue.[4]
Peygamberin görevi, Tanrı'nın sözünü Tanrı adına söylemektir.The prophet's task was to speak God's word on God's behalf.
O, anne babasının sözünü dinler.Sie hört auf Vater und Mutter.
O, sözünü tuttu.Er hielt sein Versprechen.
O sözünü tuttu.Er hielt sein Versprechen.
Sözünü unuttuğu için onu lanetledi.Sie verfluchte ihn, weil er sein Versprechen vergessen hatte.
İnsan, sözünden dönmemeli.Man darf nicht sein Wort brechen.
Bu son sözün mü?Ist das dein letztes Wort?
Sırrımı gizlemedin ve sözünü tutmadın.Du hast dein Wort gebrochen und mein Geheimnis verraten.
İşte sadece bu sözünü yerine getirdi...”Es komme nur auf das Gesagte an sich an“.
İkinci eşinin sözünde durup durmadığı bilinmiyor.Die Umstände der Trennung von seiner zweiten Frau sind nicht bekannt.
Yaycı sözü daha sonra Yağcı sözüne dönüşmüştür.Die Wortprägung ist später zum geflügelten Wort geworden.
Şia'da çok önemli olan kitap, yaratıkların sözünün üstünde ve Allah'ın sözünün altında olarak görülür.In dieses Buch werden die Gerechten von Gott eingetragen, während die Sünder daraus getilgt werden.
Ulu Sözün Uzantısı”.Der Turm der Standhaftigkeit.
Delâlet-i tazamuniye: Sözün ifade ettiği şeyin bir bölümünü ifade etmesidir.Erzählabstand: Der Erzähler hält das rechte Maß seiner Distanz zum Erzählten ein.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Bevor sie zu sprechen beginnen, warten sie höflich darauf, dass der andere Gast zu reden aufgehört hat.
Avşar adının kay-nağı olan (av) sözünün aslı da (ab/ap) olmalı.Sem (auch Setem) ist die Bezeichnung einer altägyptischen Totengottheit.
Bookchin radikal anti-kapitalist ve toplumsal özyönetimin sözünü esirgemez savunucusu idi.Bookchin war ein radikaler Antikapitalist und Befürworter der Dezentralisierung.
Slogan olarak ise "Power of Love" sözünü seçmiştir.Als Wahlspruch wählte er Ut amor ametur.
Konmak sözünü de ifade eder.Tiridates ist sicher, dass er damit gemeint ist.
Allah hakkında söylenen "Allah her yerdedir." sözünü ilk olarak O başlatmıştır.Und er sprach: Zum ersten werden sie verwundet von Gott.
Fakat Angelo yine sözünü tutmaz.André wird diesen Tag nie mehr vergessen.

İlgili Sayfalar