söz konusu ile cümle

söz konusu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Böyle bir durumun söz konusu olduğuI dessa länder stod de
Böyle bir durumun söz konusu olduğuInformes sobre la relación entre las drogas y la delincuencia
Böyle bir durumun söz konusu olduğuRelazioni sul collegamento droga-criminalità
Böyle bir durumun söz konusu olduğuSprawozdania dotyczące związku narkotyków z przestępczością
Böyle bir durumun söz konusu olduğuVe většině členských států je konopí nejčastější nezákonnou
Böylece getiri tablomuz oluştu, gördüğümüz gibi değişik vadeler için farklı getiriler söz konusu.Takže zde máme různé výnosy pro různé doby splatnosti.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.1つ目は給与待遇です 営利セクターだと 良い仕事をすれば
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.서로 다른 5개의 영역에서 비영리 부문을 차별합니다. 첫 번째는 보상입니다.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.C'est un apartheid qui discrimine le secteur à but non lucratif dans cinq domaines différents,
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.È un apartheid e discrimina il settore nonprofit in cinque diverse aree, di cui la prima è la remunerazione.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.E un apartheid şi discriminează sectorul nonprofit în cinci sectoare diferite, primul fiind compensaţia.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.Het is apartheid en het discrimineert de [non-profit] sector op vijf gebieden; de eerste is compensatie.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.Je to apartheid a diskriminuje neziskový sektor v pěti různých oblastech, první z nich je kompenzace.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.To jest apartheid i dyskryminacja sektora non-profit w 5 różnych obszarach. Pierwszy to odszkodowania.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.של המגזר המלכ"רי ב-5 תחומים שונים, הראשון הוא הפיצויים.
Bu bir ayrımcılık ve kar amacı gütmeyen kuruluşların aleyhine 5 ayrı husus söz konusu.ضد القطاع (الغير ربحي) في خمسة نقاط مختلفة الاول: كونه تعويض
Bu denetimler, söz konusu mali yıl için hesaplar kapanmadan önce gerçekleştirilebilir.Aceste controale pot fi efectuate înainte de încheierea conturilor exerciţiului financiar încauză.
Bu denetimler, söz konusu mali yıl için hesaplar kapanmadan önce gerçekleştirilebilir.In der Satzung kann vorgesehen werden, dass das Gericht von Generalanwälten unterstütztwird.
Bu denetimler, söz konusu mali yıl için hesaplar kapanmadan önce gerçekleştirilebilir.Jäljellä olevaksi toimikaudeksi nimitetään uusi jäsen.
Bu denetimler, söz konusu mali yıl için hesaplar kapanmadan önce gerçekleştirilebilir.Predhodni predlog proračuna vsebuje načrt prihodkov in načrt odhodkov.
Bu denetimler, söz konusu mali yıl için hesaplar kapanmadan önce gerçekleştirilebilir.Utom vid avsättning skall ledamöterna av revisionsrätten kvarstå i ämbetet till dess att deersatts.
Bu derin bir biyolojik etki. Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Ecco, questo ha profonde conseguenze biologiche. il vantaggio dei geni è ora subordinato ad altri interessi.
Bu derin bir biyolojik etki. Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Итак, налицо глубокий биологический эффект: подчинение генетических интересов прочим интересам.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.Detta är tydligast när det gäller ”slagsmål” och ”problem med polisen”.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.Keskimäärin 15 prosenttia koululaisista kertoi kokeneensa vakavia ongelmia vanhempiensa kanssa.
Bu durum bilhassa ‘fiziksel kavgalar’ ve ‘polisle başın derde girmesi’ sorunlarında söz konusudur.To je nejzřetelnější v případě „rvaček“ a „nesnází s policií“.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.A helyzetet tovább súlyosbítja a csoportra jellemző magas halálozási szint.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Cette situation est aggravée par le taux élevé de morbidité au sein de ce groupe.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Een en ander wordt nog verergerd door de hoge ziektecijfers in deze groep.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Sytuację pogarsza ponadto wysoki wskaźnik zachorowań obserwowany w tej grupie.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Takšne razmere še poslabšuje visoka stopnja obolevnosti v tej skupini.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Táto situácia sa zhoršuje vysokými úrovňami chorobnosti v tejto skupine.
Bu durum, söz konusu grubun içerisinde yüksek düzeylerdeki hastalık oranı yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Tilannetta pahentaa tämän ryhmän korkea sairastuvuusaste.
Bu görüşme istenilen sonucu vermezse, söz konusu çarpıklığı Avrupa çerçeve yasalarıortadan kaldırır.Dacă, dupăaceastăconsultare, nu se ajunge la un acord, legilecadru europene eliminădenaturarea în cauză.
Bu görüşme istenilen sonucu vermezse, söz konusu çarpıklığı Avrupa çerçeve yasalarıortadan kaldırır.EKONOMISK OCH MONETÄR POLITIK
Bu görüşme istenilen sonucu vermezse, söz konusu çarpıklığı Avrupa çerçeve yasalarıortadan kaldırır.Ekonomsko-finančni odbor pripravi mnenje o poročilu Komisije.
Bu görüşme istenilen sonucu vermezse, söz konusu çarpıklığı Avrupa çerçeve yasalarıortadan kaldırır.Jollei neuvotteluissa päästä sopimukseen, vääristymä poistetaan eurooppapuitelailla.
Bu görüşme istenilen sonucu vermezse, söz konusu çarpıklığı Avrupa çerçeve yasalarıortadan kaldırır.Α p i ο φασίζει µετά α p i ό διαβούλευση µε το Ευρω p i α ϊ κό Κοινοβούλιο.
Bugüne kadar söz konusu aşı üzerine yapılan en büyük deney olup, birkaç yüz gönüllü katılmıştır.A vakcinával kapcsolatban eddig ez volt a legnagyobb kísérlet, több száz önkéntes részvételével.
Bugüne kadar söz konusu aşı üzerine yapılan en büyük deney olup, birkaç yüz gönüllü katılmıştır.Det är det största försöket som hittills har utförts med vaccinet, med flera hundra deltagande frivilliga.
Bugüne kadar söz konusu aşı üzerine yapılan en büyük deney olup, birkaç yüz gönüllü katılmıştır.Prin urmare, recomandările pentru un consum mai sigur ar trebui adaptate acestor riscuri mai specifice.
Bu herkes için söz konusu.A stejné je to s kýmkoli jiným v tomto vibračním stavu.
Bu ikisinin pozitif olduğu bir ifade söz konusu olamaz.이 식에서 분자와 분모가 양수가 아니다 라고는 할 수 없고
Bu ikisinin pozitif olduğu bir ifade söz konusu olamaz.Non puoi affermare che entrambi siano positivi.
Bu ikisinin pozitif olduğu bir ifade söz konusu olamaz.Не може да направите изявление и за двете, че не са положителни.
Bu ikisinin pozitif olduğu bir ifade söz konusu olamaz.لا يمكنك تكوين جملة تقول بها انهما موجبين
Bu ikisinin pozitif olduğu bir ifade söz konusu olamaz.肯定的なされています。 これら 2 つのことは、これまで肯定的なことができます。
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Damit können wir die Gesetze der Physik ändern - natürlich nur, insoweit sie den Quad betreffen.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.După ce știm forța, putem schimba legile fizicii, din perspectiva cuadului, sigur.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Gdy ją znamy, możemy zmienić prawa fizyki Tylko dla robota, rzecz jasna.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Ha ismerem ezt az erőt, akkor megváltoztathatom a fizika törvényeit, de persze csak a kvadra vonatkozóan.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.어느 정도의 힘인지 알아내기만 하면 물리 법칙까지 바꿀 수 있습니다. 물론 쿼드에 한해서 말이지만요.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Ko poznamo to silo, lahko spremenimo zakone fizike, vsaj kar se tiče kvada.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Når vi kender denne kraft, kan vi også ændre fysikkens love, når det handler om quaden, selvfølgelig.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Uma vez conhecida esta força, podemos alterar as leis da física no que diz respeito ao "quad", claro.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Zodra we deze kracht kennen, kunnen we ook de wetten van de fysica veranderen. Die van de quad, natuurlijk.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Знаейки тази сила можем да променим законите на физиката, разбира се, доколкото това касае куада.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.Якщо знаємо цю силу, то можемо змінити закони фізики у випадку з квадом, безперечно.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.ברגע שיודעים את הכוח, ניתן גם לשנות את חוקי הפיזיקה, ככל שזה נוגע למסוק כמובן.
Bu kuvveti bildiğimizde kuad söz konusu olduğunda fiziğin kurallarını bile değiştirebiliriz.وبمجرد معرفتنا للقوة، يمكننا تغيير القوانين الفيزيائية، بقدر ما يتعلق ذلك بالرباعية بالطبع.

İlgili Sayfalar