söyleyen ile cümle

söyleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şarkı Söyleyen Barçan Kumulu 1,5 km uzunluğunda ve 120 m yüksekliğindedir.The Singing Barchan dune which is 1.5 km long and 120m high.
İkizler jaguarlar tarafından bir kuş annelerinin nasıl öldürüldüğünü söyleyene kadar büyütüldü.The twins were raised by the jaguars until a bird told them how their mother had been killed.
Yeni şovda şarkı söyleyen grup The Modernaires ve Frank DeVol'un orkestrası yer aldı.The new show featured the singing group The Modernaires and Frank DeVol's orchestra.
Vocaloid, şarkı söyleyen bir ses sentezleyici ve Vocaloid serisinde piyasaya sürülen ilk motordur.Vocaloid is a singing voice synthesizer and the first engine released in the Vocaloid series.
Ancak odada gelini öpebileceğini söyleyen papazı görünce birden durur.He is brought up short by the parson, who asks him if he wishes to kiss the bride.
Froman, Hayward'ın şarkı söyleyen kısımlarında kendi sesini kullandı.Froman herself supplied Hayward's singing voice.
Crawford'un şarkı söyleyen sesine India Adams tarafından dublaj yapıldı.Crawford's singing voice was dubbed by India Adams.
Joan Leslie'nin şarkı söyleyen sesi kısmen Sally Sweetland tarafından seslendirildi.Joan Leslie's singing voice was partially dubbed by Sally Sweetland.
Orada ona Palladium'un nerede olduğunu söyleyen Helen tarafından tanınır.There he was recognized by Helen, who told him where the Palladium was.
Üç Lane, kız kardeşler ve bir aile şarkı söyleyen üçlünün üyeleriydi.The three Lanes were sisters and members of a family singing trio.
Odysseus ve Alkinoos'a şarkı söyleyen Demokodos, John Flaxman'ın çizimi ( 1810 )Demodocos singing to Ulysse and Alcinous, illustration by John Flaxman (1810)
Ayrıca Argoslulara şehrin zorla değil stratejiyle daha kolay alınacağını söyleyen de odur.He also tells the Argives that the city is more easily taken by strategy than by force.
Onun anlatımında, Katreus çocuklarından biri tarafından öldürüleceğini söyleyen bir kehanet alır.In his account, Catreus received an oracle saying that he would be killed by one of his children.
Son filmi 1965'te Şarkı Söyleyen Rahibe idi.His last picture was The Singing Nun in 1965.
( YouTube'da ünlü Rus halk şarkısı Oy'u söyleyen Rus Kazaklarını izleyin)(Watch Russian Cossacks singing famous Russian folk song Oy, to ne vecher on YouTube)
Bir örneği, Muhammed'in şöyle dediğini söyleyen Ebu Hureyre'nin hadisidir:An example of a hadith qudsi is the hadith of Abu Hurairah who said that Muhammad said:
Onlara bunu söyleyen siz olun." diyordu. [1]Be the one to tell them".[8]
Alice, kabusunu, rüyalarının kontrolünün kendisinde olduğunu söyleyen Dan'e açar.Alice confides her nightmare to Dan, who tells her she is in control of her dreams.
"Bu şarkı söyleyen kuşları öldürmek için buldozer kullanmak gibi bir şey..."[2]That’s like using bulldozers to kill songbirds…”.[7]
Daha sonra, Yo-Kai'nin gerçek olduğunu söyleyen Meganyan'la karşılaşır.Dann trifft er Meganyan, der ihm sagt, dass Yo-Kai echt ist.
TRT'de Yunanca şarkı söyleyen ilk kişi oldu.Er war der erste, der im Türkischen Rundfunk TRT auf Griechisch sang.
Daha çok doğru cevap söyleyen daha çok puan alır.Wer richtig antwortet, erhält einen Punkt.
Şarkı söyleyen kumlar, kükreme, gürleme veya gıcırdama benzeri bir ses oluştururlar.Lieder wie Der Henker, Du kotzt mich an oder Bildet Banden waren hierfür Beispiele.
Web Ontology Language kısaltmasının WOL olması gerektiğini söyleyenler olabilir.Das Akronym für Web Ontology Language hätte eigentlich WOL, nicht OWL sein müssen.
Şarkı söyleyen sesin Pasifik'in suyu gibi temiz.Ta voix chantante est claire comme l'eau du Pacifique.
Daha sonra, Yo-Kai'nin gerçek olduğunu söyleyen Meganyan'la karşılaşır.Il rencontre alors Meganyan, qui lui dit que Yo-Kai sont réels.
Uyumaya çalıştığı sırada rüya hakkında şarkı söyleyen bir lamba görür.Alors qu'il essaye de dormir, une lampe chantant à propos des rêves apparaît.
Üç, beş ve yedi yaşları, tek rakamların şanslı olduğunu söyleyen Japon nümerolojisi ile tutarlıdır.Les âges de trois, cinq et sept ont un lien avec la numérologie japonaise.
Öyle ki günümüzde Norveç dışında Norveçli olduğunu söyleyen çok yüksek sayıda insan yaşar.Il y a actuellement plus d'Américains d'origine norvégienne que de Norvégiens en Norvège.
87. dakikada son sözü söyleyen Nwankwo Kanu, Arsenal'i finale taşıdı.À juste titre, à la 89e minute, le but du Hollandais s'avère être son dernier pour Arsenal.
"Himawari" (ひまわり "Sunflower") söyleyen Hearts Grow (Bölüm.27-39) Himawari (ひまわり Sunflower) par Hearts Grow (ép.
Bu durumun paralel evrenlerle ilgili olduğunu söyleyen teoriler vardır.On dira alors de ces traits qu'ils sont paralinguistiques.
Rick daha sonra Abraham'ın haritaya yazdığı ve kendisinin Washington'a gelmesi gerektiği söyleyen notunu okur.Abraham donne à Rick un plan sur lequel est marqué le chemin à suivre pour aller à Washington.
Orada şarkı söyleyen kız benim kız kardeşim.La chica que está cantando ahí es mi hermana.
Yalan söyleyen sensin.Eres tú el que está mintiendo.
Şarkı söyleyen oğlan mükemmel.El chico que está cantando es genial.
Tom onu bana söyleyen ilk kişiydi.Tom fue el primero en decírmelo.
Mary'ye söyleyen Tom'du.Fue Tom el que se lo dijo a Mary.
Öyle söyleyen ilk kişi değilsin.No eres el primero en decir eso.
Daha sonra, Yo-Kai'nin gerçek olduğunu söyleyen Meganyan'la karşılaşır.Luego se encuentra con Meganyan, quien le dice que Yo-Kai son reales.
Truva atı'nın şehre sokulmaması gerektiğini söyleyen Truvalı.Capis, el troyano que advirtió de que no se llevara dentro de la ciudad al Caballo de Troya.
Yalan söylemeyi ve söyleyenleri hiç sevmez.Odio que me mientas y que tengas razón.
Bir grup insan ise bu iyiliksever olduklarını söyleyen ziyaretçilerin samimiyetinden şüphe duymaktadır.¿Siente dudas sobre la bondad de los que le han controlado?
Söylenilen bu tekerleme anonim olup söyleyeni belli değildir.Si esta aparición en los Anales tiene alguna importancia o no no está claro.
"Dijital türküler söyleyen bez bebek".«Habla sexualidad sin tabúes».
Şarkı söyleyen çocuk benim erkek kardeşimdir.Il bambino che canta è mio fratello.
Bu sözleri söyleyen kişi sen olmamalıydın.Non avresti dovuto essere tu a dire queste parole.
Tom söyleyene kadar ne olduğunu bilmiyordum.Non sapevo cos'era successo finché non me lo disse Tom.
Daha sonra, Yo-Kai'nin gerçek olduğunu söyleyen Meganyan'la karşılaşır.Poi incontra Meganyan, che gli dice che Yo-Kai è reale.
Beraber Şarkı Söyleyen Kuleleri izlerler.Poi sente entrambi cantare insieme.
(Kimileri ruhun ölümsüz olduğunu söyleyen ilk kişinin o olduğunu düşünürler.)(Una domanda: I malvagi sono immortali?”)
Onun öldüğünü söyleyen Bruce, Ghul'un aslında Henri Ducard olduğunu öğrenir.Morris, che Joe scopre essere Jerôme.
Sana nerede yaşadığımı söyleyen Tom muydu?Том был тем, кто сказал тебе, где я живу?
Üç, beş ve yedi yaşları, tek rakamların şanslı olduğunu söyleyen Japon nümerolojisi ile tutarlıdır.Числа три, пять и семь, как нечётные, согласно японской нумерологии, считаются счастливыми.
En yüksek rakamı söyleyen kozu belirler.В зачет идет наибольший показатель.
Söylenilen bu tekerleme anonim olup söyleyeni belli değildir.Кто такой этот Андевот, точно не известно.
Yalan söylemeyi ve söyleyenleri hiç sevmez.Любит деньги и не любит слова.
Hatta bunu tek söyleyen ben bile olabilirim.Я это по себе могу сказать.
Bu kitabın bir roman olduğunu söyleyenler olduğu gibi uzun bir hikâye olduğunu iddia edenler de vardır.هذه الرواية توجد ادعائات تقول بأنه قصة طويلة وليست رواية.
Web Ontology Language kısaltmasının WOL olması gerektiğini söyleyenler olabilir.Alguns podem reivindicar que o acrônimo correto para Web Ontology Language seria WOL ao invés de OWL.

İlgili Sayfalar