söyleyen ile cümle
söyleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.E eles continuam até os dois dizerem a mesma palavra.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.És addig ismétlik ezt, míg ki nem mondják ugyanazt a szót.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Et ils continuent jusqu'à dire la même chose.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.I robią tak, aż powiedzą to samo.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar. işte Damian "korsan" dedi.Og de bliver ved, indtil de siger det samme ord!
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar. işte Damian "korsan" dedi.Ze tegelijk hetzelfde zeggen
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar. işte Damian "korsan" dedi.ダミアンが「海賊」
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Ja he jatkavat tätä kunnes molemmat sanovat saman sanan.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Och de fortsätter att göra det tills de säger samma sak.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Și continuă sî facă asta până când spun același lucru.
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Tourette! Architektur Salsa
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Y lo siguen haciendo, hasta que dicen la misma cosa. -¡Tourettes!
Ve bunu yapmaya devam ediyorlar ta ki aynı şeyi söyleyene kadar.Так они продолжают до тех пор, пока они не скажут одно и то же.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Am acceptat să scriu despre acest sat de oameni care cântă, o minoritate de cântăreţi.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Dan saya bilang ya, tentang desa ini dari orang-orang Singing, minoritas Singing.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.En ik stemde toe, over dit dorp van de Singing mensen, de Singing minderheid.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Et j'ai dit oui, sur ce village du Peuple Chantant, la minorité Chantante.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Eu disse que sim, sobre a vila de pessoas que cantam, uma minoria que canta.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Ho accettato, ho chiesto di scrivere di questo paese, dove vivono i Singing, una minoranza.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Igent mondtam, és erről a singing faluról a singing kisebbségről írtam.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.I powiedziałam, że tak, chcę napisać o wiosce Śpiewających ludzi, Śpiewającej mniejszości.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Jag föreslog den Sjungande byn, Sjungande minoriteten.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.제가 이 노래하는 사람들, 노래하는 소민족의 마을에 대해서 예스라고 대답했죠.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Sanoin kirjoittavani tästä kylällisestä laulavia ihmisiä, laulavasta vähemmistöstä.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Tôi trả lời tôi muốn viết về ngôi làng này của người Singing, bộ tộc Singing
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Und ich sagte ja, möchte über dieses Dorf der singenden Menschen schreiben, singende Minderheit.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Y dije que sí, sobre este pueblo de Singing, de la minoría Singing
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Και είπα ναι, για αυτό το χωριό με ανθρώπους απο το Σινγκ, μια μειονότητα Σινγκ.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.И аз казах да, за това село на Пеещи хора, Пеещо малцинство.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Я сказала, что хочу написать об этой деревне Поющих людей, Поющего меньшинства.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.Я сказала, що хочу написати про це село cпівочих людей, cпівочої меншини.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.ואמרתי כן, על כפר האנשים השרים, מיעוט שר.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.وأجبت بنعم، عن هذه القرية التي يغني أهلها، الأقلية التي تغني.
Ve evet dedim, "Şarkı Söyleyen" köydeki, "Şarkı Söyleyen" azınlık hakkında.先方も納得しましたが、私が前回そこを見た時から2回目に訪れるまでの間に
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ E Maggie scoprì ♫ ♫ una conchiglia che cantava ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ En Maggie vond een schelp die zo mooi zong, ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ Et Maggie a découvert ♫ ♫ un coquillage qui chantait ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ Iar Maggie-a descoperit ♫ ♫ o scoică ce cînta ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ 그리고 메기는 발견했다네 ♫ ♫ 조개 껍데기 하나가 노래하는 모습을 ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ Maggie tu našla ♫ ♫ mušľu, čo ševelila ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ Maggie znalazła♫ ♫ muszlę śpiewającą ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ und Maggie entdeckte ♫ ♫ eine Muschel, die sang ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ Và Maggie tìm thấy một con sò biết hát ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ Y Maggie descubrió ♫ ♫ una concha que cantaba ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu bulduИ Маги откри раковина, която пееше
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ и Мэгги нашла ♫ ♫ раковину, которая пела ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu bulduומגי גילתה שם קונכית שזימרה
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu♫ وأكتشفت ماجي ♫ ♫ الصدفة التي غنت ♫
Ve Maggie öyle tatlı şarkı söyleyen bir deniz kabuğu buldu見つけた
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?À, ai nói với anh em làm đầu bếp
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?A kdo vám řekl, že jsem kuchař?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?A kto powiedział ci, że jestem szefem kuchni?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?A kto vám povedal, že som šéfkuchárka?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?and just who told you that I was a chef?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?And just who told you that I was chef? (Ja kuka kertoi, että olen kokki.)
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?And just who told you yhst I was a chef? E chi ti ha detto che sono uno chef?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?És ki mondta neked, hogy én szakács vagyok?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?Et qui vous as dit que j'étais chef ? (<i>And just who told you that I was a chef ?</i>)
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?In kdo ti je povedal da sem kuharica?
Ve sana benim bir şef olduğumu söyleyen kimdi?Och vem sa till dig att jag var en kock?