söyleyecek ile cümle
söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.Questo sarà importante per ciò che vi dirò più tardi nel corso della mia relazione.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.To będzie bardzo ważne w dalszej części tej prezentacji.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.Αυτό που πρόκειται να κάνω είναι σημαντικό για ό,τι θα σας πω αργότερα σε αυτή την ομιλία.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.Це буде дуже важливо в тому, що я збираюсь вам розказати пізніше.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.Это будет важно для моего дальнейшего рассказа.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.כעת, זה יהיה חשוב למה שאני עומדת לספר לכם מאוחר יותר במהלך השיחה.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.و هذا سيكون مهم لما سوف أخبركم به خلال المحادثة.
Şimdi bu size ileride konuşma sırasında söyleyeceklerim için önemli olacak.大きな意味を持ちます コウモリが頭上を飛び回るのを考えると 怖いとおっしゃるかもしれませんし
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Acum, nimeni nu ne poate spune ce să facă.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Ahora nadie nos puede decir qué hacer.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Bây giờ không ai có thể cho chúng tôi biết phải làm gì.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Depois Demitry tirou Alexander, que se tornou independente. Agora ninguém pode nos dizer o que fazer.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Efter Demitry tog Alexander, vi blev selvstændige. Nu ingen kan fortælle os hvad vi skal gøre.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.우리는 독립되었다. 지금은 아무도 우리에게 일을 말할 수 없습니다.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.lettünk függetlenek. Most senki sem tudja megmondani, mit tegyünk.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Nach Demitry holte Alexander, sind wir unabhängig geworden. Nun kann niemand sagen uns, was zu tun ist.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Nu niemand kan ons vertellen wat te doen.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Nyt kukaan ei voi kertoa meille, mitä tehdä.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Ora nessuno può dirci cosa fare.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Po Demitry wyjął Alexander, staliśmy się niezależni. Teraz nikt nie może powiedzieć nam, co robić.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Sekarang tidak ada yang bisa memberitahu kita apa yang harus dilakukan.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Teď nikdo nemůže říct, co máme dělat.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Teraz nikto nemôže povedať, čo máme robiť.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Zdaj nihče ne more povedati, kaj naj naredim.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Τώρα κανείς δεν μπορεί να μας πει τι να κάνουν.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.След Demitry извади Александър, ние станахме независими. Сега никой не може да да ни каже какво да правите.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Тепер ніхто не може сказати нам, що робити.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.Теперь никто не может сказать нам, что делать.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.הפכנו עצמאיים. עכשיו אף אחד לא יכול להגיד לנו מה לעשות.
Şimdi kimse bize ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir.私を除いて。
Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.A to je vše. Přejeme hodně štěstí na bojišti.
Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.--C'est tout pour cette fois.
Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.Das war's für Heute. Viel Glück auf dem Schlachtfeld!
Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.Eso es todo. Buena suerte en el campo de batalla.
Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.To wszystko. Powodzenia w walce!
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Agora, pois, por favor, olhai para, mim; porque de certo � vossa face não mentirei.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Ahora pues, dignaos prestarme atención, pues ciertamente no mentiré ante vuestra cara
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.A protož nyní chtějtež popatřiti na mne, a suďte, klamám-liť před oblíčejem vaším.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.A tak teraz nech sa vám chce pozrieť na mňa, a istotne nebudem luhať do vašej tvári.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Coba, perhatikanlah aku; masakan aku ini berdusta kepadamu
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Doch weil ihr habt angehoben, sehet auf mich, ob ich vor euch mit Lügen bestehen werde.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Dock, må det nu täckas eder att akta på mig; icke vill jag ljuga eder mitt i ansiktet.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.In sedaj se blagovolite ozreti vmé, kajti v lice vam vendar ne bom lagal.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Kijk naar mij! Zie ik eruit alsof ik u iets voorlieg?
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.이제 너희가 나를 향하여 보기를 원하노라 내가 너희를 대면하여 결코 거짓말하지 아니하리라
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Ma ora degnatevi di volgervi verso di me: davanti a voi non mentirò
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Men gjør nu så vel å se på mig! Skulde jeg vel ville lyve eder midt op i ansiktet?
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Men vilde I nu dog se på mig! Mon jeg lyver jer op i Ansigtet?
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Most hát tessék néktek rám tekintenetek, és szemetekbe csak nem hazudom?
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Mutta suvaitkaa nyt kääntyä minuun; minä totisesti en valhettele vasten kasvojanne.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Przetoż przypatrzcie mi się teraz, a obaczycie, jeźli kłamię przed obliczem waszem.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Regardez-moi, je vous prie! Vous mentirais-je en face?
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Uitaţi-vă la mine, vă rog! Doar nu voi minţi în faţă!
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Vậy bây giờ, nếu các bạn muốn, hãy ngó tôi, Tôi nào dám nói dối trước mặt các bạn đâu.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Vậy bây_giờ , nếu các bạn muốn , hãy ngó tôi , Tôi nào dám nói_dối trước mặt các bạn đâu .
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Τωρα λοιπον ευαρεστηθητε να εμβλεψητε εις εμε, διοτι εμπροσθεν υμων κειται αν εγω ψευδωμαι.
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Но прошу вас, взгляните на меня; буду ли я говорить ложь пред лицем вашим?
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.Сега, прочее, благоволете да ме погледнете, Защото ще стане явно пред вас ако аз лъжа
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.ועתה הואילו פנו בי ועל פניכם אם אכזב׃
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.والآن تفرسوا فيّ. فاني على وجوهكم لا اكذب.