söyleyecek ile cümle

söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.現 在 請 你 們 看 看 我 、 我 決 不 當 面 說 謊
‹‹Şimdi lütfedip bana bakın, Yüzünüze karşı yalan söyleyecek değilim ya.現在請 你 們 看看 我 、 我決不當面 說謊
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Aber das ist wieder überraschend.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Ale opakujem, je to prekvapivé.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı. Beklenmedik şeyler.이것도 역시 놀랍고 기대하지 않았던 발견이죠.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı. Beklenmedik şeyler.ושוב, זה מאד מפתיע, כי אנחנו לא צפינו את זה.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı. Beklenmedik şeyler.لكن مرة اخرى ان ذلك مُفاجئ, لا يمكن ان تتوقعه.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı. Beklenmedik şeyler.私には理解できません 理解できる振りもしません
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.E comunque è sorprendente.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Es bastante sorprendente.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Maar dat is opnieuw verrassend.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Mais là encore, c'est surprenant.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Nhưng một lần nữa, điều này lại khiến chúng ta phải ngạc nhiên.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Parecem todos iguais. É surpreendente.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Toţi par să fie la fel.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Všichni vypadají v podstatě stejně.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Κι αυτό είναι κάπως αναπάντεχο.
Şimdi söyleyeceklerim çok daha şaşırtıcı.Всё же это удивительно.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ainda tenho muito que vos dizer; mas vós não o podeis suportar agora.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Banyak lagi yang mau Kukatakan kepadamu, namun sekarang ini kalian belum sanggup menerimanya
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ennu har jeg meget å si eder; men I kan ikke bære det nu;
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ešte by som vám mal mnoho čo povedať, ale teraz nemôžete zniesť.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ich habe euch noch viel zu sagen; aber ihr könnt es jetzt nicht tragen.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ik zou u nog zoveel moeten zeggen, maar dat zou nu te zwaar zijn.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Jag hade ännu mycket att säga eder, men I kunnen icke nu bära det.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.J`ai encore beaucoup de choses à vous dire, mais vous ne pouvez pas les porter maintenant.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Jeg har endnu meget at sige eder; men I kunne ikke bære det nu.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ještěť bych měl mnoho mluviti vám, ale nemůžete snésti nyní.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.내가 아직도 너희에게 이를 것이 많으나 지금은 너희가 감당치 못하리라
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Mai am să vă spun multe lucruri, dar acum nu le puteţi purta.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Mamci wam jeszcze wiele mówić, ale teraz znieść nie możecie.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Még sok mondani valóm van hozzátok, de most el nem hordozhatjátok.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Minulla on vielä paljon sanottavaa teille, mutta te ette voi nyt sitä kantaa.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Molte cose ho ancora da dirvi, ma per il momento non siete capaci di portarne il peso
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Še veliko vam imam povedati, sedaj pa ne morete tega nositi.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ta còn có nhiều chuyện nói với các ngươi nữa; nhưng bây giờ những điều đó cao quá sức các ngươi.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ta còn có nhiều_chuyện nói với các ngươi nữa ; nhưng bây_giờ những điều đó cao quá_sức các ngươi .
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız."Todavía tengo que deciros muchas cosas, pero ahora no las podéis sobrellevar
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ετι πολλα εχω να ειπω προς εσας, δεν δυνασθε ομως τωρα να βασταζητε αυτα.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Еще многое имею сказать вам; но вы теперь не можете вместить.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.Ще багато маю глаголати вам, та ви не можете носити нині.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.עוד רבות לי להגיד לכם אך לא תוכלון שאת עתה׃
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.ان لي أمورا كثيرة ايضا لاقول لكم ولكن لا تستطيعون ان تحتملوا الآن.
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.我 還 有 好 些 事 要 告 訴 你 們 、 但 你 們 現 在 擔 當 不 了 。 〔 或 作 不 能 領 會
‹‹Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.我 還 有 好些 事要 告訴 你 們 、 但 你 們現 在 擔當 不 了 。 〔 或 作 不 能 領會
- Size söyleyecek hiç bir şeyimiz yok!Nous n'avons rien à dire à vous.
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --A rád bych tu promluvil o tom, nemám však toho mnoho co říci, protože --
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --E mi piacerebbe molto parlarne, ma non ho molte... cose da dire perche' --
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --És én erről is szívesen beszélnék, De nem igazán van mit -- -- mondanom ilyenkor.
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --I bardzo chciałbym o tym opowiadać, ale nie mam więcej ... do dodania ponieważ...
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --Ik zou het graag met jullie hierover hebben, maar ik heb hier niet veel over te vertellen omdat --
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --In zelo rad bi govoril o tem, ampak nimam več na način ... povedati, ker --
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --J'aimerai bien vous parler de ça, mais je n'ai pas beaucoup ... de choses à dire parce que
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --전 이것에 대해 말하길 좋아하지만, 저는 별로 말할 것이 없어요 왜냐하면 --
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --Si mi-ar placea sa vorbesc despre asta, doar ca nu mai am ce .. sa spun despre..
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --Und ich würde liebend gerne darüber sprechen, aber ich habe nicht viel über ... Dinge zu sagen weil --
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --Y me encantaría hablarles de esto, pero no tengo mucho en términos de...cosas que decir porque...
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --И было бы здорово порассуждать об этом, но мне, как это... особенно нечего сказать, поскольку
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --Много бих искал да ви говоря за това, но нямам много откъм... неща за казване, защото...
Sizlere bunun hakkında konuşmayı çok isterim, ama bunun hakkında söyleyecek pek birşeyim yok ... çünkü --ואשמח לדבר איתכם על זה, רק שאין לי יותר מדי...מה לומר כי...

İlgili Sayfalar