söyleyeceğim ile cümle

söyleyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Tôi phải nghĩ xem mình sẽ nói gì.
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Trebuie să mă decid ce voi spune.
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Πρέπει να επιλέξω τι θα πω.
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Треба зібратися з думками.
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Трябва да помисля какво ще кажа.
Ne söyleyeceğimi düşünmem gerekiyor.Я должна подумать, о чем я собираюсь говорить.
Ne yaptigini saniyorsun? Söyleyeceğim bir şey var! Birak beni ve konus.Mi a fenét csinálsz? de nekem van mit mondanom! eressz el.. és mondd..
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Ik geef wel aan wanneer jullie weer kunnen kijken.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Jag säger till när ni kan titta igen.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Je vous ferais savoir quand vous pouvez regarder de nouveau.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Kerron kun voitte taas katsoa.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.나올 때가 되면 알려드리겠습니다.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.les avisaré cuando puedan mirar de nuevo.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Poviem Vám, kedy sa už môžete pozerať.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Powiem wam, kiedy możecie znowu patrzeć.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Řeknu Vám, kdy se můžete zase začít dívat.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Tôi sẽ cho các bạn biết khi nào có thể nhìn lại
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Vă voi anunţa când vă puteţi uita din nou.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Θα σας πω όταν μπορείτε να ξανακοιτάξετε.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.Я вам скажу когда можно будет смотреть.
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.אודיע לכם מתי אתם יכולים להסתכל שוב
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.--سأخبركم متى تستطيعون النظر ثانيًا
Ne zaman bakabileceğinizi söyleyeceğim.これは馬です 痛みは感じていません
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Ajarlah kami apa yang harus kami katakan kepada Allah; tak ada yang dapat kami jelaskan, pikiran kami hampa
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Arată-ne ce trebuie să -I spunem. Căci sîntem prea neştiutori ca să -I putem vorbi.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Elbeszélik-é néki, ha szólok? Ha elmondaná valaki: bizony vége volna!
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Ensina-nos o que lhe diremos; pois nós nada poderemos pôr em boa ordem, por causa das trevas.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Fais-nous connaître ce que nous devons lui dire; Nous sommes trop ignorants pour nous adresser à lui.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Insegnaci che cosa dobbiamo dirgli. Noi non parleremo per l'oscurità
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.우리가 그에게 할 말을 너는 우리에게 가르치라 우리는 어두워서 진술하지 못하겠노라
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Lær mig, hvad vi skal sige ham! Intet kan vi få frem for Mørke.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Lær oss hvad vi skal si til ham! Vi kan ikke fremføre noget for bare mørke.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Lär oss då vad vi skola säga till honom; för vårt mörkers skull hava vi intet att lägga fram.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Muéstranos qué le hemos de decir, pues no podemos organizar nuestras ideas a causa de las tinieblas
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Neuvo, mitä meidän on hänelle sanottava; pimeydessämme emme voi tuoda esiin mitään.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Nože nám daj vedieť, čo mu povieme? Neupravíme reči pre tmu.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Poúči nas, kaj naj Mu rečemo? Mi ne moremo urediti besed zaradi tmine.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Ukażże nam, co mu mamy powiedzieć; bo nie możemy sporządzić słów dla ciemności.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Zdaž jemu kdo oznámí, co bych já mluvil? Pakli by kdo za mne mluvil, jistě že by byl sehlcen.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Zeige uns, was wir ihm sagen sollen; denn wir können nichts vorbringen vor Finsternis.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Διδαξον ημας τι να ειπωμεν προς αυτον ημεις δεν δυναμεθα να διαταξωμεν τους λογους ημων εξ αιτιας του σκοτους.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Научи нас, что сказать Ему? Мы в этой тьме ничего не можем сообразить.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.Научи ни що да Му кажем, Защото поради невежество* ние не можем да наредим думите си
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.הודיענו מה נאמר לו לא נערך מפני חשך׃
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.علّمنا ما نقول له اننا لا نحسن الكلام بسبب الظلمة.
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.我 們 愚 昧 不 能 陳 說 、 請 你 指 教 我 們 該 對 他 說 甚 麼 話
‹‹Ona ne söyleyeceğimizi öğret bize, Çünkü karanlık yüzünden sözümüze düzen veremiyoruz.我 們 愚昧 不 能 陳說 、 請 你 指教 我 們該對 他 說甚麼話
Önemli bir şey söyleyeceğim demiştin... ...o önemli şeyi ne zaman duyacağım?Azt mondtad, valami fontos mondanivalód van, mikor fogom azt a fontos dolgot hallani?
Önemli bir şey söyleyeceğim demiştin... ...o önemli şeyi ne zaman duyacağım?Δεν είπες ότι έχεις κάτι σημαντικό να μου πεις; Πότε θα ακούσω αυτά τα σημαντικά νέα;!
Önemli bir şey söyleyeceğim demiştin... ...o önemli şeyi ne zaman duyacağım?الم تقل انك تريد اخباري بشيء مهم؟ متى سأسمع ذلك الخبر المهم؟
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Ada sesuatu yg akan ku sampaikan pd mereka.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Ik heb ze een paar dingen te zeggen.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Jag har en del att säga dem.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Jeg har et par ting at sige dem.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Tengo algunas cosas que contarles.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Van egy kis mondanivalóm nekik.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Да им кажа какъв човек беше.
Onlara söyleyeceğim birkaç şey var.Имам няколко неща, за да ги кажа.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.Alors que je m'y rendais, je me demandais ce que je dirais selon ce qui allait se passer là-bas.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.Als ich hinging fragte ich mich, was ich wohl sagen würde, abhängig von dem, was dort passierte.©

İlgili Sayfalar