söyleyeceğim ile cümle

söyleyeceğim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.A medida que iba hacia allí me preguntaba qué diría dependiendo de lo que pasara aquí.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.În drum spre spital, mă gândeam ce voi spune în funcție de ce se va petrece.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.그곳에 가는 길, 어떤 일이 생기면 뭐라고 말해야 할까 생각했습니다.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.Mentre andavo lì, mi domandavo cosa avrei detto in base a quello che sarebbe successo qui.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.W drodze na badania zastanawiałem się, jak bym zareagował w zależności od tego, co tam się wydarzy.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.Καθώς πήγαινα εκεί, αναρωτιόμουν, τι θα έλεγα ανάλογα με το τι θα συνέβαινε εκεί.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.Като отивах там, аз се чудех, какво щях да кажа в зависимост от това, което се случва тук.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.Когда я шёл на обследование, я думал, что моя сегодняшняя речь будет зависеть от его результатов.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.ובדרכי לשם, תהיתי מה אומר בהתאם למה שיקרה שם.
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.كنت حينها ذاهب الى هناك وانا اتسائل عن ما سوف اتحدث به هنا .. لان ذلك كان محوري لهذا الحديث
Oraya giderken, orada olacaklara göre neler söyleyeceğimi düşünüyordum.何と言おうか と考えていました
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Což tedy jest? Modliti se budu duchem, a modliti se budu i myslí; plésati budu duchem a plésati budu i myslí.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Kaj torej? Molil bom z duhom, a molil bom tudi z umom; prepeval bom z duhom, a prepeval bom tudi z umom.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.그러면 어떻게 할꼬 내가 영으로 기도하고 또 마음으로 기도하며 내가 영으로 찬미하고 또 마음으로 찬미하리라
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Что же делать? Стану молиться духом, стану молиться и умом; буду петь духом, буду петь и умом.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.Що ж (робити)? Молити мусь духом, молити мусь же й розуміннєм; співати му духом, співати му й розуміннєм.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.ועתה מה לעשות אתפללה ברוחי ואתפללה גם בשכלי אזמרה ברוחי ואזמרה גם בשכלי׃
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.فما هو اذا. اصلّي بالروح واصلّي بالذهن ايضا. ارتل بالروح وارتل بالذهن ايضا.
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.這 卻 怎 麼 樣 呢 . 我 要 用 靈 禱 告 、 也 要 用 悟 性 禱 告 . 我 要 用 靈 歌 唱 、 也 要 用 悟 性 歌 唱
Öyleyse ne yapmalıyım? Ruhumla da zihnimle de dua edeceğim. Ruhumla da zihnimle de ilahi söyleyeceğim.這卻 怎麼樣 呢 . 我 要 用 靈禱 告 、 也 要 用 悟性 禱告 . 我 要 用靈 歌唱 、 也 要 用 悟性 歌唱
O zaman burda söyleyeceğim.Allora lo dirò qui.
O zaman burda söyleyeceğim.Alors je le dirai ici.
O zaman burda söyleyeceğim.Atunci o voi spune chiar aici.
O zaman burda söyleyeceğim.Dann sag ich es jetzt einfach.
O zaman burda söyleyeceğim.Dan zeg ik het hier wel.
O zaman burda söyleyeceğim.Då säger jag det precis här.
O zaman burda söyleyeceğim.Kalau begitu aku akan mengatakannya di sini.
O zaman burda söyleyeceğim.그럼 여기 할게
O zaman burda söyleyeceğim.Potem ti bom pa kar tukaj povedal.
O zaman burda söyleyeceğim.Vậy thì tôi sẽ nói luôn ở đây.
O zaman burda söyleyeceğim.Więc powiem to teraz.
O zaman burda söyleyeceğim.Τότε θα το πω ακριβώς εδώ.
O zaman burda söyleyeceğim.Значит я скажу это прямо здесь.
O zaman burda söyleyeceğim..אז אני יגיד זאת ממש כאן
O zaman burda söyleyeceğim.إذاً سأقول ما أريد قوله هنا
O zaman burda söyleyeceğim.俺は
O zaman dik vektörler için yeni bir tanım söyleyeceğim.그니까 이제 우리는 수직 벡터가 -- 이건 다른 정의에요--
O zaman dik vektörler için yeni bir tanım söyleyeceğim.لذا يمكننا الآن أن نقول نواقل عمودي-وهذا
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.He olvidado exactamente cuál era la tasa de interés pero... voy a ensayar una cifra
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.Ik ben de exacte rente percentages van toen vergeten, maar ik noem maar gewoon een getal.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.Zapomněl jsem přesné úrokové sazby, ale jen použiji nějaké číslo.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.Zapomniałem jakie było wtedy dokładne oprocentowanie, ale rzucę po prostu jakieś liczby.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.Και έχω ξεχάσει τα ακριβή επιτόκια της εποχής, αλλά θα υποθέσω τώρα ένα νούμερο.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.І я забув точні процентні ставки, але я хочу лише вивести точну цифру.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.Сега не помня точно колко беше лихвата.
O zamanki faiz oranları ne civardaydı tam hatırlamıyorum, rastgele bir oran söyleyeceğim.その数は気にしない事にしましょう。 それは、ただ本当に参考になる目的だと思います。
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".Also sagte ich zu ihm:
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".Așa că i-am spus:
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".Dus, ik zei tegen hem, 'Ik zal je de beste mantra opgeven', de universele mantra.
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim". Evrensel mantra.Então eu disse para ele 'Eu direi a você o melhor mantra', o mantra universal
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim". Evrensel mantra.Så jag sa till honom, "Jag ska berätta det bästa mantrat", det universella mantrat.
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim". Evrensel mantra.Tak więc powiedziałem mu, 'Powiem tobie najlepszą mantrę', uniwersalną mantrę.
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".Így azt mondtam neki: "A legjobb mantrát fogom neked adni, az univerzális mantrát.
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".[M] Alors... j'ai lui ai dit: "Je vais vous dire le meilleur mantra,
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".Tako sem mu rekel: 'Dal ti bom najboljšo mantro'.
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".Так вот, я сказал ему: "Я скажу тебе самую лучшую мантру",
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".אז אמרתי לו אתן לך עכשיו את המנטרה הטובה ביותר,
O zaman, ona dedim ki "sana en güzel mantrayı söyleyeceğim".ثم، قلت له سأقول لك أفضل مانترا،
Parmaklarınızla ne yapmanızı söyleyeceğim, aynı şey.Ich erkläre Ihnen, was Sie mit Ihren Fingern machen sollen, ziemlich dasselbe.
Parmaklarınızla ne yapmanızı söyleyeceğim, aynı şey.Je vais vous dire quoi faire avec vos doigts, pareil.

İlgili Sayfalar