söylerler ile cümle

söylerler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Onun çok zengin olduğunu söylerler.Het wordt gezegd dat hij heel rijk is.
Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.Sprawy, w których u Boga kłamstwo jest niemożliwe (ang.)
Sadece Mitsuki’nin gördüğü shinigamiler ona bir yıl ömrü kaldığını söylerler.Mitsuki dowiaduje się od nich, że został jej tylko rok życia.
İkisi birbirine olan çok büyük aşkları hakkında şarkı söylerler.Obaj śpiewają z pasją o miłości do siebie nawzajem.
Three Lights (Üç Işık) adlı bir müzik grubu kurmuşlar ve prenseslerine çağrı olarak şarkı söylerler.Tworzą oni zespół Three Lights i poprzez swoje piosenki poszukują księżniczki Kakyū.
Adamlar, koşmadıkları takdirde vurulmakla tehdit edildiklerini söylerler.Powiedzieli, że mnie zabiją, jeśli nie pozwolę im zrobić czego chcą.
Bayramlar, düğünler gibi her türlü kutlama ve şenlikte Kürtler dans eder ve şarkı söylerler.W wielkim hymnie pochwalnym wszyscy tańczą i śpiewają.
Ancak son anda Üç Çocuk gelirler ve ona sihirli çalgı aletini çalmasını söylerler.Od desperackiego kroku odwodzą ją Trzej Chłopcy, w samą porę nadlatujący czarodziejską machiną.
Bazı filozoflar bu bağlam bağımlılığının, göreceliğe yol açabileceğini söylerler.Vissa filosofer påstår att detta sammanhangsberoende kan leda till relativism.
Sadece Mitsuki’nin gördüğü shinigamiler ona bir yıl ömrü kaldığını söylerler.Utan att veta Mitsuki kan se och höra dem, diskuterar de hur hon bara har ett år kvar att leva.
Kadınlar Tamino’ya onu kendilerinin kurtardığını söylerler.Tamino lovar att rädda henne.
Merkantilistler, para bolluğunun ticari işlerin finansmanını kolaylaştırdığını söylerler.Personligt varumärke erbjuder löften om ökad framgång i näringslivet.
Ancak eski adı Hala olarak bilinmektedir ve Halalılar kurmuştur ve hâla Hala olarak söylerler.Andra namn får ges - men det sanna namnet är och förblir toaster.
Tenten'i bir uçurumun önüne getirip eğer atlamazsa ateş edeceklerini söylerler.Havets vinthundar varnar bara en gång: - Sen skjuter vi!
Ailesi ve arkadaşları onu "Birdy" adıyla çağırırlardı fakat sadece öğretmenleri normal ismini söylerlerdi.Усі в сім'ї та друзі називають її Birdy і тільки вчителі називали її Жасмін.
Faust ve Marguerite bir aşk ikili şarkısı söylerler (İkili:Oui, c'est toi que j'aime).Фауст і Маграрита співають любовний дует (Oui, c'est toi que j'aime).
Şarkılarını kömey olarak da söylerler.Про нього навіть пишуть жартівливі пісеньки.
Ancak son anda Üç Çocuk gelirler ve ona sihirli çalgı aletini çalmasını söylerler.Але три хлопчики нагадують йому про чарівні дзвіночки, які мають допомогти знову знайти кохану.
Bunun satılık olmadığını söylerler.Однак власник повідомив, що вона не продається.
Adamlar, koşmadıkları takdirde vurulmakla tehdit edildiklerini söylerler.Vyhrožoval mi, že mě zastřelí, pokud se pohnu.
Ailesi ve arkadaşları onu "Birdy" adıyla çağırırlardı fakat sadece öğretmenleri normal ismini söylerlerdi.Její rodina a přátelé jí říkají Birdy, zatímco pouze učitelé jí říkají jejím pravým jménem, tedy Jasmine.
Fakat bunun zor olduğunu söylerler.A že je to obtížné !
Birlikte aşka dair kaside söylerler (İkili: "Bei Männern welche Liebe fühlen") ve ayrılırlar.Ve zmateném duetu si navzájem odpouštějí (Qu'est-ce là? — Je suis perdu).
Nelson'ın dalkavuk arkadaşları teslim olarak kendilerinin sadece emirleri yerine getirdiklerini söylerler.Nabízí německému veliteli svůj život s vysvětlením, že ostatní pouze plnili jeho rozkazy.
Ailesi ve arkadaşları onu "Birdy" adıyla çağırırlardı fakat sadece öğretmenleri normal ismini söylerlerdi.Familia și prietenii îi spuneau Birdy, în timp ce doar profesorii îi spuneau Jasmine, numele ei real.
Böylece toplumsal cinsiyete ilişkin eşitliğin reformlarla çözebileceğini söylerler.Egalitariștii au susținut că justiția nu poate exista decât în coordonatele egalității.
Kadınlar Tamino’ya onu kendilerinin kurtardığını söylerler.Papageno apare și îi spune că Tamino o va salva.
Bunun satılık olmadığını söylerler.El a susținut că nu a fost plătit.
Ancak son anda Üç Çocuk gelirler ve ona sihirli çalgı aletini çalmasını söylerler.A három fiú elhozza nekik a varázsfuvolát és a harangjátékot.
İnsanlara bunun bir kaza olduğunu söylerler.A férfi szerint véletlen baleset volt.
Bunun satılık olmadığını söylerler.Érdeklődésére elmondták, hogy semmi pénzért nem eladó!
Onlar da bu kez deveyi öldürdükten sonra kızı alabileceğini söylerler.Ezután megbeszélik, hogy a rablás után megölik a törpét.
Sadece Mitsuki’nin gördüğü shinigamiler ona bir yıl ömrü kaldığını söylerler.Shinigameilta Mitsuki saa tietää, ettei hänellä on enää kuin vuosi elinaikaa jäljellä.
Defalco, Karma'yı kaçırır ve ateş açmasını söylerler.DeFalco sieppaa Karman ja käskee kaikki tapettavaksi.
İşçi çocuklara buradan kaçmalarını söylerler.Evakkoon lähdössä olevia lapsia.
Fakat bunun zor olduğunu söylerler.Ne ovat kuitenkin vaikeita esitettäviä.
İnsanlara bunun bir kaza olduğunu söylerler.He katsovat, että kuolema oli onnettomuus.
Onun çok zengin olduğunu söylerler.Hänen sanotaan olevan hyvin rikas.
Fakat bunun zor olduğunu söylerler.Απλά είπα ότι ήταν δύσκολα.
İnsanlara bunun bir kaza olduğunu söylerler.Στον λαό είχε παρουσιαστεί ως ατύχημα.
Her kapının açılışında toplu bir şekilde küpecik tekerlemesini söylerler.Όλοι της κλείνουν την πόρτα κατάμουτρα.
Colas da onlara katılıp hep birlikte büyücüyü öven final üçlü şarkısını söylerler.Colas slutter sig til dem, og de synger alle magikerens pris.
Ve sonra da kardeşini hâla hapsettiklerini söylerler.Han fortiede også, at han havde fået sine forældre til at tro, at han var død.
Birlikte aşka dair kaside söylerler (İkili: "Bei Männern welche Liebe fühlen") ve ayrılırlar.De har blant annet laget sangene; «Tro på oss to» (som de vant med i MGP) og «Hvor svært kan det være».
Birbirlerine çok özlediklerini ve çok acı çektiklerini söylerler.De forteller at de kommer til og savne hverandre.
Antik Yunanlar kendi ilahları Hermes'in Antik Mısır ilahı Thoth ile aynı olduğunu söylerler.Dalam Mesir Hellenistik, orang Yunani mengetahui keserupaan dewa mereka Hermes dengan dewa Mesir Thoth.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.Những người sử hữu thường hứa sẽ trả tự do cho những nô lệ trong tương lai để họ làm việc chăm chỉ hơn.
Günümüzde köylüler domuluyuz diye söylerler.Ngày nay dân chúng chủ yếu làm nghề nông.
Daha sonra Buffy'yi arar ve onlarla buluşmasını söylerler.Anh ta gọi ông Bumble lại và bàn chuyện.
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağı­nı söylerler.もし本当にに天孫の子ならば、火も害(そこな)うこと能(あた)わじ。
Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.自覚がないのは、主に否認によるものである。
Ancak son anda Üç Çocuk gelirler ve ona sihirli çalgı aletini çalmasını söylerler.そこに再び童子たちが登場して魔法の鈴を使うように勧める。
Bunun satılık olmadığını söylerler.×は現在は販売していないことを表す。
Bu şinigamiler ona, kazara, yaşamak için bir yılı kaldığını söylerler.そのたき火に当たれば、一年を無事に過ごせると言われている。
Onlar sahneden ayrilmakta iken, aceleyle Jaquino ile Marzelline gelirler ve Rocco'ya kacmasini soylerler.彼らが出かける準備が整った頃、ヤキーノとマルツェリーネが駆け込み、ロッコに急いで来てほしいと言う。
Çavuş Beckmann!" diye şarkı söylerler.前作「バンザイ賛唱!
O günden sonra sokaklarda şarkı söylerler.其後在街上賣唱。
Şunu da söylerler: "İşittik ve boyun eğdik!」又說:「人之所以特別成為人,正是因為我們能聽見上帝的話。
Bu süre içinde bombardımanı durdurmalarını söylerler.而防守方要在游戏时间内阻止炸弹爆破。
Tevessülü uygulayan Müslümanlar bunu Kur'ân'a dayandırdıklarını söylerler.此中阿笈摩者,如《解深密經》說:『阿陀那識甚深細。

İlgili Sayfalar