söyler ile cümle
söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Tekrarlanan sözler" ve gitar-vokal geçişleri ile Gaga, şarkının adını birkaç defa söyler.و غالبًا ما يكرر المغنون المصاحبون الذين يطلقون دوهارس ما قاله الزعيم.
Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.وكثيرًا ما وعد الملاك بتحرير العبيد في المستقبل لتشجيع العبيد على العمل بجد.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.بهذا تحافظ السيارة على البقاء في خط السير الذي يريده السائق.
Tevessülü uygulayan Müslümanlar bunu Kur'ân'a dayandırdıklarını söylerler."ولهذا قالوا: كَفْرُ تُوثا، وكَفْرُ تِعْقابٍ وغير ذلك، وإنما هي قرًى نسبت إلى رجالٍ".
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.و عندما لم ظهروا ، سيقول مازحا أنهم يجب أن يكونوا انتحروا.
Polis gerekenin yapılacağını söyler ancak hiçbir şey yapılmaz.أبلغت الشرطة عنهم، ولكن دون أي عواقب.
O'nu kurtarmaya geldiklerini söyler.تعود سمره وتخبره ان عاكف انقذها.
Buna alternatif bazı yaklaşımlar da şaşırtıcı bilgilerin sivrilerek daha kolay anımsanabileceğini söyler.تُفيد بعض المقاربات البديلة بأنَّ المعلومات المفاجِئة تتمَيّز عن غيرها وبذلك يَسهُل تذكُّرها.
Aliyyu’l-Karî, bu Söz'ün Açık bir Küfür olduğunu söyler.فقال السلطان لوزيره: إنّ هذا الصعلوك قد رماني بالكذب.
Pavlov'un evi önünde, Paris'i ele geçirmek için ölen Alman'dan daha fazla Alman öldüğünü söylerdi.تشويكوف عبر مازحا أن الألمان الذين ماتوا محاولين احتلال منزل بافلوف أكثر من الذين ماتوا لاحتلال باريس.
Ama o da aynı anda Doktor'la beraber söyler.خذه كما أخبرك الطبيب تماماً.
Fakat bebeğini kendi başına dünyaya getirmek zorunda kaldığını söyler.يعتقد أن ماما قيلا انها تعطي ولادة إلى الأرض.
Elizabeth, Leydi’ye bunu yapmayacağını söyler.وقالت لولا الملكة لما كنت هنا الآن.
Ayrıca Michael’a bir tane işaret fişeği vererek onu çok dikkatli kullanmalarını söyler.كما استمروا بتوجيه الأوامر لـ"توم" الذي جاراهم بسبب منحهم إياه بقشيشاً كبيراً.
Rick telefonu açar ve bu bölümdeki tek repliğini söyler: "Alo".يستجيب البكم بكلمته الوحيدة في الفيلم: "الجحيم".
Bu Michael'ı şaşkına çevirmiş ve üzmüştü onlara buradan çıkamayacaklarını söyler.قال مايكل مذعروا وحزينا: "لن نخرج أبدا من هنا".
Kendisinin aslında istihbaratçı olduğunu söyler.وقيل هو مختصّ بالألفاظ.
Clary, Simon'a bir gün birisinin onu seveceğini söyler.Clary diz para Simon que algum dia alguém vai amá-lo.
Barton emin olmadığını ama "süresiz" kalacağını söyler.Barton explica que ele não tem certeza, mas vai ficar "indefinidamente".
Friday, kraliçeye 5.000 yıldır uyuduklarını söyler.Friday, em seguida, diz-lhe que eles dormiram por 5.000 anos.
"Kar Günü" sırasında, Springfield sakinleri "Winter Wonderland" şarkısını söyler.Durante o "Dia da Neve", os cidadãos de Springfield cantam "Winter Wonderland".
Dale uyandığında, Chris kendisini tanıtır ve Dale'e onu parça parça yemeye başladıklarını söyler.Quando Dale desperta, Chris se apresenta e diz a Dale que eles estão comendo ele pedaço por pedaço.
Hayvanlar için kurulan tuzakları kontrol etmeye gideceğini söyler ancak Rick kendisi gitmeye karar verir.Ela se voluntaria para verificar as armadilhas de caça para os animais, mas Rick decide ir sozinho.
Tyreese, Carol'a Martin'i öldürdüğünü söyler.Ele diz a Carol que ele matou Martin.
Ardından Sebastian, Clary'e Simon'ın hapsedildiğini söyler.Sebastian então diz a Clary que Simon está na cadeia.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Ele avisa sua irmã que "será difícil governar os milhões que querem a Rainha morta".
O ve arkadaşları sevgi hakkında şarkı söylerler ve aşkın 'özel kişiyi' bulmakla ilgili olduğunu anlatırlar.Ele e seus amigos cantam sobre o amor, dizendo que o amor verdadeiro é mantido por alguém "especial".
Glenn, Maggie'yi bulması gerektiğini söyler.Glenn explica que ele precisa encontrar Maggie.
Grace'in cenazesinden sonra Doktor, gruba TARDIS'i bulması gerektiğini söyler.Após o funeral de Grace, a Doutora diz ao grupo que ela deve encontrar a TARDIS.
Prokopius, yedi yıldır barışın kabul edildiğini ve Perslere bazı ödemelerin yapılabileceğini söyler.Procópio afirma que a paz foi de sete anos e é provável que algum pagamento tenha sido feito aos persas.
Doktor, Davros'a Clara'yı kurtarması için yalvarır, ama Davros dalekleri kontrol edemediğini söyler.O Doutor implora para Davros para salvar Clara, mas ele afirma que não pode controlar os Daleks.
Jim o çukurları neden kazdığını açıklayamaz ancak onları sadece gördüğü bir rüya sebebiyle kazdığını söyler.Jim não pode explicar o porquê dele estar cavando, mas diz que foi por causa de um sonho que ele teve.
Asansör geri dönerken Doktor, telepatik yolla Bill'e kendisini beklemesini söyler.Logo antes dos elevadores partirem, o Doutor pede telepaticamente para Bill esperar por ele.
Doktor bir şey yapamayacağını hisseder, ama Clara bir şey yapmaları gerektiğini söyler.Embora o Doutor sente que não há nada que ele possa fazer, mas Clara insiste que ele tente.
Bir süre sonra Abraham konuşur ve yaşamaya devam etmek istediğini söyler.Eventualmente, Abraham fala, alegando que ele ainda quer viver.
NA’nın üçüncü geleneği üyelik için tek koşulun “kullanmayı bırakma arzusu” olduğunu söyler.A terceira tradição de NA diz que o único requisito para ser membro é o "desejo de parar de usar".
Vali, Andrea'ya sarılır ve her şeyin yoluna gireceğini söyler.O Governador garante a Andrea que tudo vai ficar bem.
Dumbledore, taşın yok edildiğini ve Ron ile Hermione'nin güvende olduklarını söyler.O professor Dumbledore explica que a pedra foi destruída e que Hermione e Ron estão seguros.
Ona artık zamanın geldiğini söyler.O Professor diz que sua hora vai chegar.
Doktor, River'ın kendisini tanıdığını ona söyler ama River bunu inkâr eder.Embora o Doutor tenha se convencido de que River sabe quem ele é, ela nega.
Malik ona, Prens'in büyük bir lider olacağını, babasına anlatmasını söyler ve ölür.Malik diz para dizer ao seu pai que o Prince será um ótimo líder, então ele morre.
Bu kısa dönemin van Gogh'un hastalığının çalışmaları üzerinde etkisini gösterdiği tek dönem olduğunu söyler.Ele comentou que este pequeno período foi a única época que a doença de Van Gogh afetou sua arte.
Rick onlara katılmak ister ama Michonne, Rick'in dinlenmeye ihtiyacı olduğunu söyler.Rick oferece seus serviços, mas Michonne diz que ele precisa descansar.
Sihizm tüm insanlar Tanrı'nın çocukları olduğunu söyler ve buna göre Tanrı anne/babadır.O Sikhismo nos diz todos somos os filhos de deus e deduz, Deus é nossa mãe/pai.
O'na bebeği alacaklarını ve Claire'in geri kampa gitmesi gerektiğini söyler.Ele diz que eles vão levar o bebê e devolver Claire ao acampamento.
Kampa geri döndüklerinde Shane, fikrini değiştirdiğini ve ekibin HKK'ye gitmesini desteklediğini söyler.Depois de voltar para o acampamento, Shane diz que ele mudou de ideia e vai apoiar o grupo ir ao CCD.
Charlie önce karşı koyar fakat sonra cesedi yok eder ve Barton'a polisle konuşmamasını söyler.Charlie é repelido, mas descarta o corpo e ordena que Barton evite entrar em contato com a polícia.
Michonne, kıyamet kopmadan önce bir oğlu olduğunu söyler ve Carl buna şaşırır.Michonne responde que ela teve um filho antes do apocalipse, surpreendendo Carl.
Valentine, Clary'e onun gerçek babası olduğunu söyler ve kendisine katılmasını ister.Valentine revela que ele é o pai de Clary e quer que ela se junte a ele.
O gece Rod Serling, Brian'ın ödülü Griffinlerin bahçesine gömdüğünü söyler.Na mesma noite, Rod Serling revela que Brian queimou o troféu no quintal dos Griffins.
Abraham ona kendisinin "dünyanın en şanslı insanı" olduğunu söyler.Abraham explica que é porque ele é o "cara mais sortudo do mundo".
Rick, Daryl'e onu kardeşi gibi gördüğünü söyler ve onu affeder.Rick diz a Daryl que eles são irmãos e o perdoa.
Doktor, Friday'in kendi kovanına gidebilmek için insanları kullandığını söyler.No entanto, o Doutor acha que Friday estava usando-os para obter acesso a sua colmeia.
Bazı insanlar sayıları "astronomik olarak büyük" şeklinde söyler.Algumas vezes as pessoas se referem a tais números como sendo "astronómicamente grandes".
Michonne, Rick'e, Carl ile birlikte malzeme aramaya gideceklerini söyler.Michonne diz a Rick que ela e Carl estão indo em busca de mantimentos.
Narrator - tüm hikâyeleri dedektif Tom ve Jerry söyler bir hoparlör.Narrador - Um locutor que narra todas as histórias de detetives do Tom e Jerry.
Ama bunu yalnızca onlar şarkı söylerken yapabilir.Mas só quando eles cantavam.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Quando Dennis pergunta a ela sobre isso no dia seguinte, Kristi diz que é seu amigo Toby.
Ev sahibi görünür ve bunları kızı Eliza'yı canlı tutmak için yaptığını söyler.O proprietário chega e admite que ele fazia isso para manter sua filha Eliza viva na torre.
Clary ve Jace, Valentine ile savaşırken Valentine, ikisine de gerçek babalarının kendisi olduğunu söyler.Clary e Jace lutam com Valentim, que afirma que ambos são seus filhos.
İlgili Sayfalar