söyler ile cümle

söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rose'un orada olup olmadığını sorarken Ida'nın da güvende olduğunu söyler.Jack pergunta se Dan também está lá.
Hep şarkı söylerdim.Eu sempre quis cantar...
Tohru’ya, Momiji’nin onun abisi olmak isteyip istemediğini sormasını söyler.Ela diz a Tohru que queria que Momiji fosse seu irmão.
Marge; Bart ile Lisa'ya Noel Baba'ya mektup yazmalarını söyler.Marge pede a Bart e Lisa que lhe entreguem as cartas que escreveram para o Papai Noel.
Fiesco, Boccanegra’ya zehirlendigini söyler.Paolo diz a Fiesco que ele envenenou Boccanegra.
Karl, Alex'i özlediğini söyler.Ela diz que sente muito a falta de Jack.
Gösteriden sonra Brian çok daha iyisini yapabileceğini söyler.Depois, Brian se gaba de que ele poderia facilmente fazer um trabalho melhor.
Bir şarkıcı ve dansçı olmaya orada karar verdiğini söyler.Foi ali, disse ela, que decidiu se converter em cantora e bailarina.
Locke, ona gördüğünün bir halüsinasyon olduğunu söyler, başına sürdüğü şey, bunları görmesine sebep olmuştur.Zach, convencido de que tudo que viu é uma alucinação, vai dormir.
Buna sebep olanın, eylemlerimizin ve etkinliklerimizin nedenlerini bilmememiz olduğunu söyler.Ele questiona o significado das nossas ações, seja o que for.
Ancak, Bernard bunun bir yalan olduğunu söyler ve mesajda doktorun iyi olduğunun söylendiğini iletir.Bernard diz que ele está mentindo e que as pessoas no barco disseram que o médico está bem.
Sonra Doktor'a, Davros'un mesajını söyler ve sonik tornavidasını sunar.Ele então retransmite a mensagem de Davros para o Doutor e apresenta a chave de fenda.
Prentis, uzay gemisinin aslında Balıkçı Kral'ı taşıyan bir cenaze arabası olduğunu söyler.Prentis revela que a nave é um carro fúnebre carregando um conquistador falecido chamado Fisher King.
Tam o sırada bir askeri cerrah gelip Don Alvaro'nun iyileşmesinin mümkün olduğunu söyler.Naquele momento, um cirurgião traz palavra que D. Álvaro deve se recuperar.
Brienne, Sansa'ya kardeşi Arya'nın yaşadığını söyler.Sansa diz a Arya que o irmão agora tem visões.
Hornung, Mısır dinini diğer terimlerden çok henoteizm teriminin en iyi şekilde tanımladığını söyler.O henoteísmo, diz Hornung, descreve a religião egípcia melhor que outros rótulos.
Kocası onunla bu olayla ilgili olarak yüzleştiğinde, "bebeklerle oynadığını" söyler.Quando ela foi confrontada pelo imperador sobre o incidente, afirmou que estava apenas "brincado de bonecas".
Jin onu hastaneye götürürken; Sun hamile olduğunu söyler.Cristina descobre no hospital que está grávida.
Clara Eddie olmadan yaşamaya dayanamayacağını söyler zira Eddie ölmüş ve bir aylağa dönüşmüştür.Clara diz a Rick que ela não suportaria viver sem Eddie que, na verdade, está morto e se tornou um zumbi.
Bir gün, Sarah şarkı söylerken yerel bir tavernanın sahipleri onun sesini duydular.Um dia, os proprietários turcos de uma taberna local escutaram cantar a Sara.
Bunu öğrenen babası Jin'e Jae Lee'yi öldürmesini söyler.Antes de conhecer Jin, ela é apresentada para Jae Lee por sua mãe.
Martha bu sesi tanıdığını söyler.Ângela diz que sua voz é familiar.
Her yerde şarkı söylerim.MusicMe «Canto em Qualquer Canto».
Bu sebeple AOA kendisinin 7+1 kişilik grup olduğunu söyler.É por isso que o grupo também é chamado de "7+1".
Rose, Jack'e kocasının uçağın kuyruk kısmında olduğu halde hala hayatta olduğunu söyler.Rose diz a Jack que seu marido, que estava na cauda do avião quando ele se desfragmentou no ar, está vivo.
Teknolojinin asıl düşman olduğunu ve de onu ortadan kaldıracağını söyler.Eles falam que viram quem era o verdadeiro inimigo e que irão acabar com ela.
Marks komünizmin ‘emeği halledeceğini’ söyler .Ele diz que o comunismo "elimina com o trabalho".
Kiralık katil Diane'e, iş bittiğinde sözleşilen yerde mavi bir anahtar bulacağını söyler.O assassino avisa que, quando Camilla estiver morta, Diane irá encontrar uma chave azul.
Fakat Rocco bunun imkansız olduğunu söyler.Tyrell diz-lhe que é impossível.
Bunu, "mutlu bir son" yaşamak için yaptığını söyler.Decide que precisa encontrar o seu "Feliz Para Sempre".
Borcunu ödemiş Jaqen, Arya'ya bir sikke verir ve ona garip bir şey söyler, "Valar Morghulis".Jaqen dá a Arya uma moeda e uma estranha frase, "Valar morghulis", para ser usada como emergência.
Doktor, televizyonda Keşişlerin insanlara rehberlik ettiğini söylerken ve Keşişleri överken görünmektedir.O Doutor aparece na televisão, elogiando a orientação dos Monges sobre a humanidade.
Annesi onu bağrına basar ve her şeyin düzeleceğini söyler.Ela olha para sua avó, que garante que está tudo bem.
Fakat bunun zor olduğunu söylerler.Eu só disse que era difícil.
İyi şarkı söyler.Cantar é Bom.
Darcy, Elizabeth’e onu hala sevdiğini söyler ve Elizabeth, Darcy’nin evlenme teklifini kabul eder.Ele admite que ainda a ama, e Elizabeth aceita sua segunda proposta de casamento.
Konuşmada Blair, Chuck'a onu her zaman sevdiğini ve seveceğini söyler.Blair revela para Chuck que o ama porem ele lhe rejeita.
Shane, kalmak için ne gerekiyorsa yapacağını söyler.Agora Shane terá de tormar providências se quiser sobreviver.
Süleyman hediyeleri önemsemez ve Allah'ın kendisine çok daha iyilerini bahşettiğini söyler.Deus Proverá (Eyshila) O Senhor é Bom (part.
O günden sonra sokaklarda şarkı söylerler.Desde então tem sido cantada durante nessa data.
Ancak Glenn, Tara'nın yardımına ihtiyacı olduğunu söyler.No entanto, Glenn insiste que ele precisa de sua ajuda.
Vali, Meghan'ı kollarına alır ve ona hiçbir şeyin zarar vermesine izin vermeyecğini söyler.O Governador promete a Meghan que ele vai mantê-la a salvo de qualquer coisa que possa prejudicá-la.
Polis gerekenin yapılacağını söyler ancak hiçbir şey yapılmaz.Ela procura a polícia, mas eles não podem fazer nada sem provas.
Burada Kujan ondan bütün hikâyeyi başından itibaren tekrar duymak istediğini söyler.A peça foi tão boa que você quer ouvi-la novamente desde o início.
Sansa, Ramsay'e ertesi gün öleceğini söyler.Ela, então, declara que Tris vai morrer no dia seguinte.
Oscar artık yolun sonu olduğunu ve artık eve gitmek istediğini söyler.CeCe sai do restaurante e diz que é hora de ir para casa.
İlgilenenlerden biri tuvaletin su sızdırdığını söyler.Alguns dos sobreviventes afirmaram que o barco foi atingido por uma tromba de água.
Murtagh Eragon'a zorunlu olarak Galbatorix'e bağlandığını, ve ona yemin ettiğini söyler.E Eragon decide que teria de matar Galbatorix custe o o que custasse.
O'nu kurtarmaya geldiklerini söyler.Ele disse para deixar você vivo.
Genelde anlamsız şeyler söyler.Sempre fala argumentos sem sentido.
Xander ise lambayı açar, susmalarını ve uyumak istediğini söyler.Garfield, assim, desliga a televisão e decide ir dormir.
Bane, onlara Jocelyn'in, Clary gölge dünyasını göremesin diye onun zihnini bloklamasını istediğini söyler.Bane diz que Jocelyn pediu a ele para bloquear o mundo dos Caçadores de Sombras da mente de Clary.
Bazen de şu durumda hangi şarkıyı söylerdin diye sorduğu da oluyor.Ou então ele me pergunta que música eu gostaria de cantar, nesta ou em outra situação.
Eğer size gerçekleri söylersem, buna inanmakta zorlanabilirsiniz.Se você quer saber a verdade, você tem que se tornar isso.
Bu sözlerle beraber İphigeneia, kardeşini tanır ve kendisinin kim olduğunu söyler.Nesta série, Mr. Bean, também fala mais e percebe-se melhor o que diz.
Bunun için de geçirdikleri yer sarsıntısının bir lanetin habercisi olduğunu düşündüğünü söyler.Ele diz que o dinheiro dele parece estar amaldiçoado.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.O efeito Wilson implica que manchas solares são depressões na superfície do Sol.
Sasha, Maggie'ye gece olmadan önce kamp kurmaları gerektiğini söyler.Sasha diz a Maggie que eles devem acampar no local, por terem água por perto.
Glenn, tıpkı Dale gibi aylakların öldürülmesi gerektiğini söyler.Glenn, como Dale, expressa sua opinião de que os zumbis precisam ser mortos.
Birbirlerine çok özlediklerini ve çok acı çektiklerini söylerler.Todos nós colaboramos e sentimos falta deles.
İlgili Sayfalar