söyler ile cümle

söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Buna öfkelenen Chris kötü bir şey yapmadıklarını söyler ve cezayı reddeder.Claire, incredula, dice che non le vogliono fare del male e si rifiuta quindi di scappare.
Jack, Doktor'u bulmak için uğraştığını söyler.Jack cerca di ritardare il suo trattamento.
Jack bunu bildiğini ve onu yine de takip edeceğini söyler.Alex la vede uscire fuori e la segue per sapere che le capita.
Dean kendisine güvenilmediğini söyler.Vala avverte loro di non fidarsi.
Dax ise ona acıdığını söyler.Zack risponde che sta bene.
Ama o da aynı anda Doktor'la beraber söyler.Sempre nello stesso periodo ha modo di entrare in contatto con il dott.
Clara, altmış iki yıldır görüşmediklerini söyler.La ragazza, ventisettenne, rivela di non uscire dalla villa da dodici anni.
Karıncalar fillere zarar vermeye son verdikleri anda barışın yeniden yeşereceğini söyler.L'artista sostiene che nel momento in cui si estingueranno gli elefanti, scomparirà la natura.
O ayrıldıktan sonra Sara hemşireye Michael'in garip davrandığını söyler.Ma Sara scoprirà più tardi che Michael le ha mentito.
Bazı yazarlar saçındaki çiçeğin bir orkide türü olduğunu söyler, fakat bu çiçek aslında amberdir.L'animale simbolo dello Stato è la ghiandaia azzurra, mentre il fiore è un genere di orchidea.
Renji, Rukia’nın hızlı olduğu için faydalı olduğunu söyler.Chi fa Reiki scopre l'importanza di dire grazie.
Ona Jin'in kendisine saldırma sebebinin babasının saati olduğunu söyler.Essa spiega che Jin lo ha attaccato perché lui possiede l'orologio che appartiene a suo padre.
Profesör Tichy'nin aldığı ilaçların gerçeğin sadece çok az kısmı olduğunu söyler.È l'unica storia del Dr. Seuss con poche parole.
Kadın kendisini Danielle Rousseau olarak tanıtır ve o sinyali gönderenin kendisi olduğunu söyler.Sarà Annie a sacrificarsi, fingendo di essere lei la signora Jeffries a cui era stata inviata la lettera.
Lúthien'i dans edip şarkı söylerken gören Beren, kıza aşık oldu.Però, dopo aver scoperto che Jane canta e balla meravigliosamente, s'innamora di lei.
Sachs bu şarkıyı Valter söylerken müsveddeye alır.Ivan viene costretto a cantare dal pubblico.
Ancak bir gün Christian, makinaya bağlı olan Carole'un yaşamasının yararı olmadığını söyler.Quest'ultima però ancora non capisce cosa Karla c'entri con la Divisione.
Aaron'ın ağlamasıyla uyanan Claire, kendini iyi hissetmediği söyler.Elle, che si riconosce nelle parole di Claire, resta inorridita.
Bütün bu bozuklukların şeriate aykırı hareketlerin sonucu olduğunu söyler.Vengono considerate falli tutte le azioni scorrette nei confronti della squadra avversaria.
Neşeli koca Rosemary'e artık bir çocukları olması gerektiğini söyler.Pochi giorni dopo Guy comunica a Rosemary che vuole avere un bambino da lei.
Tucker, onun bir Merkür gezegeni olduğunu söyler.Joaz sospetta che stiano costruendo una nave spaziale.
Luce, Heck'e lezbiyen olduğunu söyler.Holly rivela a Sam di essere una wiccan.
Nişanlı olduğunu ve yakında evleneceklerini söyler.Era fidanzato ed in procinto di sposarsi.
Alkışları arasında, Homer, arabanın arka koltuğuna gittiklerini ve en az on dakika dönmeyeceğini söyler.Altri testimoni videro Moseley entrare nella sua auto e andarsene, per tornare solo dieci minuti più tardi.
Ben ötesini de söylerim arkadaş.”Semmai procederei per aggiunta».
Onun hakkında bilseydim, sana söylerdim.Если бы я знала это, я бы сказала тебе.
Niçin insanlar yalan söylerler.Зачем люди говорят неправду?
Onu bilseydim, sana söylerdim.Если бы я знала это, я бы сказала тебе.
Bilseydim, sana söylerdim.Если бы я знала это, я бы сказала тебе.
O çok iyi şarkı söyler.Она очень хорошо поёт.
Onlar öyle söyler demek yalanın yarısıdır.Говорят, что кур доят.
Şarkı söylerken o, bana gülümsedi.Она улыбалась мне, в то время как пела.
İsminizi ve numaranızı bana söyler misiniz?Вы не могли бы сказать мне своё имя и номер телефона?
Söyler misin, bu ne böyle.Скажите мне, что это такое.
Bir insanla muhabbeti kesmek için yeterli bir sebep söyler misin?Можешь ли ты назвать достаточную причину, чтобы прекратить разговор с человеком?
Annem Şubat ayında Salı günü doğduğumu söylerdi."Мама говорила, что я родился в феврале во вторник.»
Friday, kraliçeye 5.000 yıldır uyuduklarını söyler.Пятница рассказывает той, что они провели в спячке пять тысяч лет.
İnsanlar onlara inanır, ama manipülasyon olmasa bile fotoğraflar yalan söyler.Люди верят им; но фотографии лгут, даже без манипулирования ими.
Holmes insanlara onun Kaliforniya'daki akrabalarını ziyarete gittiğini söyler.Холмс сказал окружающим, что она уехала к родственникам в Калифорнию.
Ardından kızkardeşini uyarır ve "Kraliçelerini öldürmek isteyen milyonları yönetmenin zor olduğunu" söyler.Он напоминает сестре, что «трудно править миллионами людей, жаждущих смерти королевы».
David, Joe'ya sualtında Mavi Peri'yi gördüğünü ve ona doğru gitmek istediğini söyler.Дэвид говорит Джо, что видел Голубую Фею под водой, и хочет спуститься к ней.
Böylece, modern fiziğin bu dili uzay zamanının dört boyutlu olduğunu söyler.Таким образом, на языке современной физики, пространство-время четырёхмерно.
Richard ise eğer bunu gerçekten yapmak istiyorsa çok sabırlı olması gerektiğini söyler.Ричард обещал, что это может случиться, если он будет очень терпеливым.
Onlar, kendilerine muhalif olanların çocuklarının, ebedi olarak cehennemde kalacağı­nı söylerler.Согласно Корану, после смерти лицемеры будут вечно пребывать в нижнем (самом мучительном) уровне ада.
Doktor, Friday'in kendi kovanına gidebilmek için insanları kullandığını söyler.Доктор догадывается, что Пятница использует их с целью добраться до своего улья.
Doktor yalnız olduğunu söyler.Доктор остался один.
Kendisinin aslında istihbaratçı olduğunu söyler.Он прямо спрашивает, является ли она контактером.
Ama, Darillium'da bir gecenin yirmi dört yıl sürdüğünü söyler.Тем не менее, Доктор сообщает, что одна ночь на Дариллиуме длится целых двадцать четыре года.
Gelmediklerinde ise şaka yollu intihar etmiş olabileceklerini söylerdi.Когда они не появились, он шутливо заметил, что они должны сами покончить жизнь самоубийством.
Onlara Pond'ların daima iyi olacaklarını söyler.Понды всегда в порядке.
Asansör geri dönerken Doktor, telepatik yolla Bill'e kendisini beklemesini söyler.Прямо перед отбытием лифта Доктор с помощью телепатии обращается к подсознанию Билл с просьбой дождаться его.
Varys ise Tyrion'ı Daenerys Targaryen'ın yaşadığına dair bilgilendirir ve üç ejderhası olduğunu söyler.Варис (Конлет Хилл) сообщает Тириону, что Дейенерис Таргариен жива и что у неё теперь три дракона.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Вито просят сесть в машину к Лео, а Джо садится в другую.
Kahraman'a bunu söyler.Именно это и предстоит понять герою.
Bunlardan bâzıları: "De ki: 'Allah doğru söyler.Но Ибн Сирин сказал: «Не сомневайся в том, что Аллах справедлив в своем решении.
Bir gün, Sarah şarkı söylerken yerel bir tavernanın sahipleri onun sesini duydular.Однажды пение Сары услышали хозяева местной турецкой таверны.
Filmde Sarah bunu "Diğer muhafıza sorsam, bana bu kapının kaleye açıldığını söyler mi?" sorusuyla yapar.В фильме Сара спрашивала: «Скажет ли он мне, что эта дверь ведёт к замку?»
Volk sorguda Makarov'un Prag'da bir otelde toplantı yapacağını söyler.По словам Волка, Макаров должен отправиться на собрание в Праге.
Onlara merhamet teklif ettiğini ve gezegeni terk etmelerini söyler.Он обещает им состояние, если они уйдут с планеты.
Karl, Alex'i özlediğini söyler.Наталья говорит, что ненавидит Алекс.
İlgili Sayfalar