söyler ile cümle

söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Michael Pope'u evine bırakır Pope ona geri dönmesine gerek olmadığını söyler.Tras dejarle en su casa, Pope le dice a Michael que no es necesario que se entregue.
Bifteğin yanında şarkı söyler. Ekmek Çocuk — Beşinci bölümde ilk görünen öğretmendir.Variety. Sitio oficial de ¿Sabes más que un niño de 5º Básico?
Barney Marshall'a onu kovmasını söyler.El Señor Burns le ordena que se deshaga de él.
Nikahı sırasında nikah memuru tam soyadını söylerken hoparlör arıza yapmıştır.A lo largo del matrimonio, ella continuó llamándolo tío.
Hayalet kandı kaderinin çok fena olduğunu ve ölümden sonra bile eziyet çektiğine dair bir şarkı söyler.El espectro se lamenta de su suerte, y canta acerca de cómo se sufre en el más allá.
Ama bunu yalnızca onlar şarkı söylerken yapabilir.Así es cómo me siento cuando canto la canción.
Her meseleyi çok abartır ve çok yalan söyler.Es muy juguetona, comilona y crea muchos líos.
Evden eve giderek şarkılar söylerler ve her evin hane halkını bereket ritüelleriyle kutsarlardı.Iban casa por casa recitando canciones y bendiciendo cada hogar con ritos de fertilidad tradicionales.
Kadın Baron’u sevdiğini söyler.Ella le dice que el rey ahora la odia.
Sonrasında ise ilk bölümdeki yaratıcılık hakkındaki şarkıyı söyler.Aparentemente muere a manos de sus mismas creaciones en el primer capítulo.
Becca'ya kimseye kin duymamasını söyler.Blake promete no decírselo a nadie.
Lucia bunun imkânsız olduğunu söyler.Victoria le dice que eso es posible.
Işığın Tanrısı dinine geçerse ona bir oğul vereceğini söyler.El ángel del Señor se le aparece y le dice que tendrá un hijo.
Eğer şarkıya uygun alternatif şarkıcılar bulunamazsa, sanatçı kendi şarkısını söyler.Cualquiera que sea la forma de expresar su voto, ningún país puede votar por su propia canción.
Başka bir gün Davud kendisine koyunun en kötü yerinden iki parça et getirmesini söyler.Se dice que ordenó que le trajeran la carne en medio de dos pedazos de pan.
Baygın olan prens etrfında toplana denizkızları neşe ile şarkı söylerler.Las sirenas cantan felizmente sobre el príncipe inconsciente.
Otello inanmazsa kendini Cassio'ya ile yüzleştirmesini söyler.Yago advierte a Cassio que debe marcharse a menos que quiera ver a Otelo.
Kimlere çattığını açıkça söyler.No, ellos dirán que se la robé a alguien.
Ayrıca, diğer minerallerin kendine özgü kristal şekillerine sahip olduklarını da söyler.Los polímeros semicristalinos poseen, además, la característica de formar cristales.
Burada yatak boştur ve tek başına şarkıyı söyler.La letra es realmente única y ella lo canta todo.
Bazı kaynaklar asıl adının İnderazor olduğunu söyler.Bastantes fuentes mencionan que es visto como vergonzoso.
Whitey'e göre bu şampiyonlukları onun hayatındaki en önemli 3. gün olduğunu söyler.Zoey cree que es el peor día de su vida.
Tom, Ben'e, bir başlangıç olduğunu söyler.Tom le dice a Hal que Ben es fuerte.
Tanrı, ona Keldanileri daha şiddetli bir şekilde yargılayacağını söyler.Dios explica que Él también juzgará a los caldeos, y mucho más duramente.
Binbaşı bunu garip bir fikir olarak değerlendirir ve yersiz bir şaka olduğunu söyler.Descrito por ellos mismos como una broma y nada realmente serio.
Bunu hemen Jack'e söyler.Él le dice a Jack que lo deje.
Sara bağırarak onun hiçbir şey yapmadığını söyler ama Michael tutuklanır.Sara grita diciendo que no es cierto, pero Michael se entrega por Sara.
Zane, Alan'a deniz feneri üzerinden kulübeye gitmesi gerektiğini söyler.Kern le sugiere que tome el ferry.
Toby'nin soygunlara katıldığını bildiğini söyler ve nedenini bilmek ister.Vicki le deja claro que sabe que el ladrón es él y pretende demostrarlo.
Homer, herkese, aile üyelerini bir saygıdeğer aileye çevireceğini söyler.Homer, luego de quejarse, acepta que vayan todos en familia.
Kadın David'e kör olduğunu söyler.Él le advierte a Susan que ella no sabe nada sobre David.
Fedekarlık yapmadan ona işleri yoluna koyamayacağını söyler ve söylediklerinde de haklı çıkar.Los chicos le dicen que no puede obligar lo mientras él también fume.
Marty'ye geceleyin yanına gelmesini söyler.Mary se compromete a ir esa noche.
Diğer üç bölümde ise fikirlerinin tamamen islâm dışı olduğunu söyler.Mr. 3 se enorgullece de que sus planes sean, supuestamente, perfectos.
Sebastian, Hodge'ı öldürür ve diğerlerine herkesi güvende tutmak için yaptığını söyler.Hodge luego es asesinado por Sebastian quien dice que lo hizo para mantenerlos fuera de peligro.
Peki söyler misiniz, Diriliş'in gerçekleştiğini ne ispatlıyor?Pues bien, caballeros, ¿queréis saber qué faz presenta esta dictadura?
Annesi onu bağrına basar ve her şeyin düzeleceğini söyler.Una enfermera entra y le dice que todo estará bien, y que se recuperará.
Her zaman bir şeyi internetten bulduğunu söyler.Las respuestas: lo que usted siempre quiso preguntar sobre internet.
Başka bir bilgi düğümüne danışırlar ve düğüm onlara kütüphanenin mühürlü olduğunu söyler.Pues señor, abro el mamotreto y me encuentro que contiene papeles.
Ama Osgood kutularını koruyacaklarını söylerler.Venable le dice que ellos harán las selecciones.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Le pide al chofer que detenga el autobús.
Tabii ki onlar onun bencil olduğunu söyler.En este caso, se dice que es autónomo.
Wood da annesinin tek olduğunu söyler.También se revela que Annie es su madre.
Ve ona ölmeyi haketmediğini söyler.Por lo tanto, ten cuidado de no morir.
Rüya içinde rüya gördüklerini söyler.Tiene la costumbre de hablar en sueños.
O günden sonra sokaklarda şarkı söylerler.Yo cantaba ahí por la tarde.
Ancak Glenn, Tara'nın yardımına ihtiyacı olduğunu söyler.Glenn insiste en que necesita su ayuda.
Tom, Summer’ın davranışlarını anlamasa da onun iyiliğini istediğini söyler.Summer pone su mano sobre la de Tom y le dice que está contenta de ver que está bien.
O Bea ve Milo'ya Doris'in Niagara Şelalerinde yaşadığını söyler.Ella es la que revela que Kaoru y Michiru aún están vivas en el Dark Fall.
Buna rağmen Sindirella sonunda şarkısını prense, onun sözlerin yazarı olduğunu bilmeksizin söyler.Lo último que mencionó en la canción, habla de sí mismo finalmente firmando los documentos de divorcio.
Rick, dışarıdakilere, Dave ve Tony'i kendisini korumak için öldürdüğünü söyler.Y está lo violento, cuando Rick asesina a Dave y Tony antes que le puedan hacer lo mismo a él.
Deri Yüz'e Vanita'yı öldürmesini söyler.Urge a Sexto para que asesine a Tito.
Bunun için bir kadınla buluşması gerektiğini ve o kadının sahte pasaport vereceğini söyler.Ella le ofrece tocar la pieza con él y Data le replica una viola.
Hasbi, konuşmalarına hiç dikkat etmez, diline her geleni söyler birisidir.Wii es fácil de recordar por la gente alrededor del mundo, sin importar su idioma.
Sırası gelen oyuncu karakterini yönlendirerek yaptığı ya da yapmak istediği eylemi kısaca söyler.Simplemente muestran lo que el actor hace o debe hacer para realizar una operación.
5 kardeşten oluşur ve hep aynı anda aynı sözleri söylerler.La historia termina con cinco historias que transcurren simultáneamente.
Kilise'de Michael ağabeyiyle karşılaşır ve onu burdan çıkaracağını söyler.En la capilla, Michael se encuentra con Lincoln y le dice que lo va a sacar de la prisión.
Eğer "Seni seviyorum" dersen, ben de aynısını sana söylerim.Se mi dici "Ti amo", te lo dico anche io.
İtalyanlar, tercümanların ihanet içinde olduklarını söyler.Gli italiani dicono che i traduttori sono dei traditori.
Lütfen bize İngilizce bir şarkı söyler misin?Ci canteresti una canzone in inglese per favore?
İlgili Sayfalar