söyler ile cümle

söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Buradan Park Street'e nasıl gideceğimi bana söyler misiniz?¿Podría decirme cómo se va de aquí a Park Street?
Gerçeği bilse, bize söyler.Si supiera la verdad, nos la diría.
Gerçeği bilseydim, ben sana söylerdim.Si yo hubiera sabido la verdad, te la habría dicho.
Seni bir kez daha şarkı söylerken duymak istiyorum.Solo quiero oírte cantar una vez más.
Bilseydim, sana söylerdim.Si lo hubiera sabido, te lo habría dicho.
Bizim için birkaç İngilizce şarkı söyler misin?¿Nos cantas unas canciones en inglés?
Lütfen ismini bir kez daha söyler misin?¿Puedes decirme una vez más tu nombre, por favor?
Tom'a her şeyi söylerim.Se lo cuento todo a Tom.
Her gün farklı şeyler söyler.Cada día dice una cosa distinta.
Bize Fransızca bir şarkı söyler misin?¿Puedes cantarnos una canción en francés?
Seni şarkı söylerken duydum.Te oí cantar.
Ona ne söyleriz?¿Qué le decimos?
Onu onlara her gün söylerim.Se lo digo todos los días.
Yeterince yalan söylersen ona inanmaya başlarsın.Si dices una mentira lo suficiente, te la empiezas a creer.
Çocuklar ve aptallar her zaman doğruyu söyler.Los niños y los tontos siempre dicen la verdad.
Kızmayacağına söz verirsen söylerim.Te lo diré si me prometes que no te vas a enfadar.
Eğer Tanrı karşına çıksaydı ona ne söylerdin?Si Dios apareciera en frente de ti, ¿qué le dirías?
Ayrıca Doktor'a şarkısının yakında biteceğini söyler.También le dice al Doctor que su canción pronto tendrá un final.
(Onun adını bilseydim, sana söylerdim; ama bilmiyorum .)Si hubiera sabido, te lo habría dicho (no lo sabía, así que no lo dije).
Hodge onlara son ölümcül oyuncak olan Ayna'nın aslında Lyn Gölü olduğunu söyler.Hodge les revela que el Espejo, el cual es el último Instrumento Mortal, en realidad es el Lago Lyn.
Flamand Kontes'e sevgisini söyler.Flamand declara su amor por la Condesa.
Sara, kendisinin buranın bir parçası olarak çözüm üretmek istediğni ve bunun problem olmadığını söyler.Sara dice que quiere ser parte de la solución, no del problema.
Aida odaya girdiği zaman, Amneris herkese çıkmasını söyler.Cuando Aida entra en la cámara, Amneris pide que todo el mundo se marche.
Noah, silahlara, hastanedeki Beth'i kurtarmak için ihtiyacı olduğunu söyler.Noah les dice que necesitaba sus armas para atacar el hospital y rescatar a Beth.
Glenn, Maggie'yi bulması gerektiğini söyler.Glenn le dice que tiene que encontrar a Maggie.
Locke, Jack'e diğer herkesin bir lidere ihtiyacı olduğunu ve o liderin de Jack olması gerektiğini söyler.Locke dice a Jack que los demás necesitan a un líder, y debería ser él.
"Kar Günü" sırasında, Springfield sakinleri "Winter Wonderland" şarkısını söyler.Durante el "Día de la Nieve" los personajes cantan "Winter Wonderland".
Jim o çukurları neden kazdığını açıklayamaz ancak onları sadece gördüğü bir rüya sebebiyle kazdığını söyler.Jim no puede explicar por qué él está cavando, pero dice que fue a causa de un sueño que tuvo.
Onu sevmediğini söyler.No le digas que lo quieres.
Sharon ailenin hepsini yatmaya gönderir ve ertesi sabah da internetin var olacağını ısrarla söyler.Sharon manda a todos a dormir, insistiendo que la Internet estará ahí mañana.
Michael, Abruzzi'ye ihtiyaç duyabileceği bir şeye sahip olduğu söyler ve ona bir origami kuş bırakır.Michael le responde que él tiene algo que Abruzzi quiere, y le deja un pato de origami.
Bir grup öğrenci odaya girer ve öğretmen hepsine oturmasını söyler.Un grupo de estudiantes ingresa a la clase y el profesor les pide a todos que se sienten.
Lincoln bunun imkânsız olduğunu söyler, Michael'da "eğer bu yeri sen tasarladıysan imkânsız değil" der.Lincoln entonces dice que eso sería imposible, a lo que Michael responde: "No si has diseñado el lugar".
Tam o sırada bir askeri cerrah gelip Don Alvaro'nun iyileşmesinin mümkün olduğunu söyler.En ese momento un cirujano dice que don Álvaro puede recuperarse.
Dale uyandığında, Chris kendisini tanıtır ve Dale'e onu parça parça yemeye başladıklarını söyler.Cuando Dale se despierta, Chris se presenta y le dice a Dale que se lo estaban comiendo pieza por pieza.
Giove daha fazla öpücük vermek için Calisto'nun kendisini dışarıda beklemesini söyler.Giove le dice a Calisto que espere fuera a la espera de más besos.
C-Note bunu bulabileceğini söyler.C-Note le dice que pronto la tendrá.
Narrator - tüm hikâyeleri dedektif Tom ve Jerry söyler bir hoparlör.Narrador - Un altavoz que le dice a todas las historias de detectives de Tom y Jerry.
Lipnick aksini açıklasa da, Geisler Barton'a bunun "sadece bir B filmi" olduğunu söyler.Aunque Lipnick manifiesta otra cosa, Geisler le asegura a Barton que «es solo una película de clase B».
Lincoln, Sucre'nin bir cep telefonu olduğunu gardiyana söyler.De todas formas, Lincoln le dice a un guardia que Sucre tiene un teléfono celular.
Miles kendinin ne kötü bir çocuk olduğuna dair bir şarkı söyler.Miles canta una canción inquietante en la que dice que ha sido un chico malo.
Tasha, Doktor'la bağlantı kurup buna izin vermeyeceğini söyler.Tasha contacta con el Doctor, advirtiéndole de que eso no puede pasar.
Hershel, Dale'in yaralarının çok derin olduğunu ve ameliyatın bile Dale'i iyileştirmeye yetmeyeceğini söyler.Hershel descubre que las lesiones de Dale son demasiado severas y que no sobrevivirá.
Ben, Juliet'e Rachel'in kanserinin tamamen bittiğini söyler.Ben le dice a Juliet que el cáncer de Rachel está curado.
Tutsak Sıfır, Rory'nin telefonunda olmayan bir şekle gireceğini söyler.Pero el prisionero cero revela que tiene una forma más que no está en el teléfono de Rory.
İkinci hayalet kendisinin 'bir kadından doğmuş olan bir erkek tarafından öldürülemiyeceğini söyler.La segunda le dice que no puede dañarlo ningún hombre "nacido de una mujer".
David, Joe'ya sualtında Mavi Peri'yi gördüğünü ve ona doğru gitmek istediğini söyler.David cuenta que vio al Hada Azul bajo el océano, y desea llegar a ella.
Varys ise Tyrion'ı Daenerys Targaryen'ın yaşadığına dair bilgilendirir ve üç ejderhası olduğunu söyler.Varys le informa a Tyrion que Daenerys Targaryen está viva y que ahora tiene tres dragones a su control.
Dennis ertesi gün ona gece yaşanan olayı sorduğunda Kristi konuştuğu kişinin Toby olduğunu söyler.Cuando Dennis le pregunta a Kristi, al día siguiente, le dice que es Toby.
Bunu yaparken Eva'ya daha sonu tamamlanmamış çok güzel şarkıyı duyduğunu Eva'ya söyler.Mientras trabaja, dice a Eva que acaba de oír una bella canción, sólo que le falta el final.
Lincoln ona komplo kurulduğunu söyler ama Veronica ona inanmaz.Lincoln dice que le tendieron una trampa, pero Veronica no está convencida.
June Anderson, aryayı Amadeus filminde söyler.June Anderson canta el aria de la película Amadeus.
Jack, babasını gördüğünü ve bunun halüsinasyon olduğunu söyler.Jack revela que su padre es una alucinación.
Doktor, Friday'in kendi kovanına gidebilmek için insanları kullandığını söyler.El Doctor conjetura que Viernes los está usando para acceder a su colmena.
Ama Xander Anya'ya hazır olmadığını söyler ve düğün gerçekleşmez.Xander le dice a Anya que no está preparado para casarse.
Locke ise bu adanın "özel" olduğunu belirterek bu adada gerçekleşen her şeyin bir sebebi olduğunu söyler.Locke afirma que la isla es «especial», y todo lo que se encuentra con ello lo hace por una razón.
David ona Lincoln’e gitmeyeceklerini söyler, Woody yıkılır.David le dice a Woody que no van a Lincoln y se lleva a Woody al hospital.
Sucre Lincoln'le neden ilgilendiğini sorar, bunun üzerine Michael onun ağabeyi olduğunu söyler.Cuando Sucre le pregunta por qué está tan interesado en Lincoln, Michael responde que es su hermano.
Düğüm, Donna'nın kütüphaneden ayrıldığını ve kurtarıldığını (saklandığını) söyler.El nodo les dice que "Donna Noble ha dejado la biblioteca y que se ha salvado".
Hansel evden bir başka kek koparınca yine ses şarkıyı söyler: "Küçük fare kemirip lokmaları yutuyorsun!Cuando Hansel parte otro trozo de la casa, vuelve a oírse: "¡Muerde, muerde, pequeño ratón!
İlgili Sayfalar