söyler ile cümle

söyler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ve ona ölmeyi haketmediğini söyler.Comment faire pour qu'il ne meure pas ?
Bunun daha çabuk ve kolay olacağını söyler.Ce sera plus simple et plus clair.
Sun, Michael'a hamile olduğunu söyler.Michael découvre que Jan est enceinte...
Çocuklara sürekli alkol, uyuşturucu ve sigaranın kötü olduğunu söyler.Ils sont dépendants à l'alcool, fument bidî et cigarettes, et sont mal nourri.
Konuşmada Blair, Chuck'a onu her zaman sevdiğini ve seveceğini söyler.Chuck tente à maintes reprises de faire comprendre à Blair qu'il est toujours amoureux d'elle, mais en vain.
Monique onun küçük olduğunu söyler ve pek ilgilenmez.Emily lui explique qu'elle est lesbienne, et pas intéressée.
Bunun üzerine Sam gerçek adı ortaya çıkmasın diye adının Luke Skywalker olduğunu söyler.Pour ne pas dévoiler son identité, Sam dit être l'inspecteur Luke Skywalker.
Charles umutsuzdur Logan beynine girerek gelecekteki hali ile görüşmesini söyler.Charles Logan se sent accablé lorsqu'il doit diriger de façon inattendue le pays.
Azmi görevliye bu arabanın şoförünü çağırmasını söyler.Le passager assurerait le chauffeur qu'il le guiderait.
Her sabah horoz öterek; bana, artık gitmem gerektiğini söyler.Je me lève chaque matin en me disant que j’ai cette chance.
Geminin kaptanı Bradford diğerlerine güvende olduklarını ve camların su basıncına dayanacağını söyler.Le capitaine Bradford insiste pour que tout le monde reste sur place en attendant les secours.
Harry, ona Ginny'i kurtarmaları gerektiğini söyler.Puis elle leur explique qu'elle veut sauver Neil.
Ajan ona sahte bir Amerikan pasaportu ayarlayacağını söyler.Le consulat français lui indique qu'il peut faire la demande d'un passeport français.
Her seferinde bunu çekinmeden söyler ve "Bob Marley aşkı başkadır" diyor.Quand il est surpris, il dit la plupart du temps cette expression : « Par les dreadlocks de Bob Marley ».
Shane, kalmak için ne gerekiyorsa yapacağını söyler.Henri répond qu'il ferait n'importe quoi pour elle.
Ama bunu yalnızca onlar şarkı söylerken yapabilir.Vous êtes la seule à pouvoir chanter cela !
Musa'nın ablası onu emzirecek bir İbranî aile bildiğini söyler ve onu gerçek annesine geri götürür.C'est, selon lui, une lettre de sa mère mourante qui le ramène à la religion.
Davros, son kez Skaro'nun yükselen güneşini görmek istediğini söyler.Ce dernier exprime son dernier souhait : voir un dernier lever de soleil sur Skaro.
Şarkıyı söylerken piyano çalmış, sonra da dans ederek bitirmiştir.Il a entendu cette merde et après il sort la chanson.
Amerikan ordusundan William Stryker ikisine mutantlardan bir ekip kurduğunu ve kendisine katılmalarını söyler.Le colonel William Stryker leur offre l’amnistie s’ils rejoignent l’équipe de mutants qu’il a constituée.
Albay telsizden geçidi kapatmalarını söyler, çünkü geçitten geçebilmek için kendisinin açması gerekiyordur.Le colonel finit par le convaincre de partir, ils parviennent à traverser juste avant la fermeture du portail.
Kendisi aynı yıllarda tuvalet temizlediğini bile söyler.Qui songe d’ailleurs à sa toilette dans un pareil moment.
Buffy'yi Dawn'ı ondan almakla tehdit eder ve onu yakın takibe aldığını söyler.Il jure à Buffy de protéger Dawn jusqu'au bout et lui avoue à nouveau ses sentiments.
Jin, Aaron'ı adanın dışında Kate'in büyüttüğünü söyler.Aaron est par la suite confié à Kate et parviennent à quitter l'île.
Ona artık zamanın geldiğini söyler.Il estime qu'il est temps d'agir.
Ayıldığında kendisini annesinin yanında bulur, kötü bir rüya gördüğünü söyler.Sans paraître s'apercevoir qu'il vient de tomber du ciel, il dit avoir fait un cauchemar.
Liam'ın cenazesinde de diğer çocuklara bunun bir cinayet olduğunu söyler.Dans l'épisode, on découvre que l'époux de cette dernière est mort à cause de Liam.
Yaylak olarak kullanılan bu bölge aşiret büyüğünün ölümden sonra oğluna bu mevkiye yerleşmesini söyler.Après sa mort, son fils aîné lui succède sur terre dans ce rôle.
Bu türde tüm dizeleri herkes söyler.Toutes les voyelles de ces langues sont identiques.
Azmuth ona yardım etmeyeceğini söyler ve onları içeri almaz.Mercure ne veut toujours pas le laisser entrer.
Ama Diego'nun kendilerine rehberlik edebileceğini söyler.Il sait que Diego a des pouvoirs.
Onlar da gelecekten gelmiştir ve yine Doktor'a yapılması gerekenleri söylerler.Quelqu'un viendra demain et vous ferez exactement ce qu'il vous dira toute la journée.
Deyişmenin sonunda da âşıklar birbirlerini rahatlatmak, gönül almak için karşılıklı koşmalar söyler.C’est ici aussi que les amoureux vont décider de la suite de leur journée ensemble ou non.
Summer, Seth’e söyler.Il le vendra ensuite à Seth.
Akademideki hoca ona yetenek yoksunu olduğunu söyler.À l'école, on lui dit qu'elle n'est pas sociable.
Till Lindemann ise klipte, yakın çekimde şarkısını sert bir şekilde söyler, sualtı gözlüğü takmaktadır.Till Lindemann porte sur quelques plans une grande paire de lunettes lui donnant un air menaçant.
Ed, kadınların yanına gelerek işlerinin başına dönmeleri gerektiğini söyler.Elle rentre aux urgences car elle dit avoir besoin de travailler.
Prokopius, yedi yıldır barışın kabul edildiğini ve Perslere bazı ödemelerin yapılabileceğini söyler.Procope indique qu'une paix est signée pour une durée de sept ans.
Buffy uykusunu almadığını ve biraz daha uyuyacağını söyler.Corneil, préfère découvrir pourquoi il parle en dormant.
River için Doktor'un geleceğini söylerler.C'est le moment que choisit River pour arriver.
Gerçeği bilseydim, sana söylerdim.Si hubiera sabido la verdad te lo habría dicho.
O çok iyi şarkı söyler.Ella canta muy bien.
Onu neden sevdiğini lütfen bana söyler misin?¿Podrías, por favor, decirme por qué la amas?
Gerçeği bilsem, sana söylerim.Si supiera la verdad, te la diría.
Mike iyi şarkı söyler.Mike canta bien.
Niçin insanlar yalan söylerler.¿Por qué miente la gente?
Kütüphane yolunu bana söyler misiniz?¿Me enseñarías el camino a la biblioteca?
O her zaman duş alırken şarkı söyler.Él siempre canta mientras se ducha.
Bilsem, size söylerim.Si lo supiera, se lo diría.
İnsanlara duymak istediklerini söylersen, onlar senin istediklerini yaparlar.Si le dices a la gente lo que quiere oír, harán lo que tú quieras.
Tom bir kilise korosunda şarkı söyler.Tom canta en el coro de una iglesia.
Çok iyi şarkı söyler.Él canta muy bien.
Bana söyler misin?¿Me puedes decir?
Lütfen bana istasyona giden yolu söyler misiniz?¿Podría decirme cómo llegar a la estación, por favor?
Bana anahtarı nereye koyduğunu lütfen tekrar söyler misin?¿Podrías decirme nuevamente dónde pusiste la llave, por favor?
Osaka istasyonuna nasıl gideceğimi bana söyler misiniz?¿Me podría indicar cómo llegar a la estación de Osaka?
Onun çok zengin olduğunu söylerler.Dicen que es muy rico.
O, onun hakkında her zaman hoş şeyler söyler.Ella siempre dice cosas lindas sobre él.
Piyano çalmasının yanı sıra şarkı da söyler.Ella canta, además de tocar el piano.
Herkes yalan söyler.Todos mienten.
İlgili Sayfalar