söylenemez ile cümle

söylenemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle bir ortamda öğrenmenin sağlıklı bir şekilde gerçekleştiği söylenemez.Ezt az érzést nem képesek egészséges módon feldolgozni.
Bunun dışında gerçek hakkında hiçbir şey söylenemez.Sun ennek ellenére sem mondja el az igazságot.
Şiirde çok başarılı olduğu söylenemez.Nem csekélyebb sikereket aratott mint költő.
Ne var ki, bu amaca her zaman ulaşıldığı söylenemez.Ei tiedetä, löydettiinkö tätä viestiä koskaan.
Fakat hiçbir durumda birebir aynı oldukları söylenemez.Tuy nhiên, tương tự không có nghĩa là chúng như nhau.
Çok akıllı olduğu da söylenemez.Điều đó chỉ có nghĩa là tôi quá thông minh mà thôi.
Yani düzenli bir orduya sahip olduğu söylenemez.つまり常設の軍隊ではなかったのである。
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.病める薔薇 「薔薇」はバラではなく「そうび」と読む。
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mars’ta organizmaların olmadığı ya da hiç yaşamamış olduğu söylenemez.이런 제안을 한 이유는 화성에 지금은 생명체가 없으나 예전에는 있었던 것으로 보이기 때문이다.
Buna karşın birinin diğerinden daha üstün olduğu söylenemez.אין אחד מהם שיותר "אמיתי" מהשני.
Pek zeki oldukları söylenemez.Не са особено интелигентни.
Buna karşın birinin diğerinden daha üstün olduğu söylenemez.Но въпреки това не може да се твърди, че човек става по-глупав.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen Mars’ta organizmaların olmadığı ya da hiç yaşamamış olduğu söylenemez.Съществуват хипотези, че на Марс има или е имало живот, но няма доказателства за това.
Bazı atasözlerinde eylem söylenemez.Neke riječi nemaju naglasak.
Köyün kuruluş ve tarihi üzeri yazılı bir belge olmaması nedeniyle kesin bir şey söylenemez.O imenu i postanku ovoga mjesta možemo samo nagađati jer nemamo pouzdanih pisanih dokumenata.
Yani düzenli bir orduya sahip olduğu söylenemez.Posledično poveljstvo nima stalno podrejenih enot.
Ancak birçok sanatçının da Schopenhauer'ın bu bilgisinden esinlenerek sanatçı oldukları söylenemez.Väga vähesed on selleks võimelised, ja Schopenhauer ei arva ennast nende hulka.
Fakat hiçbir durumda birebir aynı oldukları söylenemez.Võib öelda, et sellistel hetkedel pole inimesed päris nemad ise.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Aber dazu haben wir nicht unbedingt die Mittel.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Dar nu avem neaparat si mijloacele de a face aceasta.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.De nem okvetlenül van meg minden a végrehajtáshoz.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.그러나 우리에게 항상 그렇게 할 수단이 있는것은 아니지요.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Maar dat lukt niet zomaar.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Mais nous n'avons pas forcément les moyens de le faire.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Mas nem sempre temos os meios para o fazer.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Nhưng ta chưa hẳn đã có phương tiện để làm điều đó.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Niekoniecznie jednak mamy ku temu sposoby.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez. Önümüzde aşılması gereken zorluklar var.Есть трудности, с которыми нам придётся столкнуться.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Pero no necesariamente tenemos los medios para hacerlo.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Quindi ci sono sfide da raccogliere.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.Но това не означава непременно, че имаме средствата да го сторим.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.אך אין לנו בהכרח את האמצעים לעשות זאת.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.و لكننا لا نمتلك بالضرورة الوسائل التي تمكنَا من القيام بذلك.
Ancak, bunları gerçekleştirecek imkanların mevcut olduğu söylenemez.なので 障害はあります
Benden pek de hoşlandığın söylenemez.De ce? Nu prea mă înghiţi.
Benden pek de hoşlandığın söylenemez.Miért? Hiszen olyan rossz véleménnyel van rólam.
Benden pek de hoşlandığın söylenemez.¿Por qué? Eres tan-- Digo, estás tan en desacuerdo conmigo.
Benden pek de hoşlandığın söylenemez.Porquê? Reprovas-me tanto.
Benden pek de hoşlandığın söylenemez.Pourquoi? Tu me désapprouves tellement.
Benden pek de hoşlandığın söylenemez.لماذا ؟ أنت ترفضيني جداً
Ben merkezli ve kibirlidir. Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Il est égoïste et fier... et il n'est pas drôle.
Ben merkezli ve kibirlidir. Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Jest samolubny i wyniosły i nie jest zabawny
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Beeldspraak is niet goed of fout in de gewone betekenis.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Egy metafora nem igaz vagy hamis a szó eredeti értelmében.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Eine Metapher ist wahr oder unwahr im eigentlichen Sinne.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.일상의 감각에서 비유는 진실도 허구도 아닙니다.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Les métaphores sont de l'art, pas une science, mais elles peuvent encore sembler bonnes ou mauvaises.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Một ẩn dụ là không đúng hoặc không thật trong bất kỳ nghĩa thông thường nào.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.O metaforă nu e adevărată sau falsă în oricare sens obişnuit.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Una metáfora, no es ni verdadera ni falsa en un sentido común.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Una metafora, poi, non è vera o falsa in senso stretto.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Μια μεταφορά δεν είναι ούτε αληθινή ούτε ψεύτικη κατά την κοινή λογική.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.Метафора не бывает истинной или ложной в обыденном смысле.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.מטאפורה היא לא אמיתית או לא אמיתית בשום מובן רגיל.
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.الصورة المجازية لا تقبل المحاكمة المنطقية بصحتها أو العكس من ذلك بالمعنى المعتاد
Bir metaforun bildik anlamda doğru olduğu da olmadığı da söylenemez.隠喩は技術であり 科学ではありませんが その真偽を感覚で理解できます
Bu arada John Steinbeck'in sözlerinin o zamanlar için politik olarak doğru olduğu söylenemez.John Steinbeck nie był zbyt poprawny politycznie.
Bu arada John Steinbeck'in sözlerinin o zamanlar için politik olarak doğru olduğu söylenemez.여성(woman)일 경우도 있을 텐데, 이 사람은 정치적으로 올바른 편은 아니었군요
Bu arada John Steinbeck'in sözlerinin o zamanlar için politik olarak doğru olduğu söylenemez.Или женщины, но Джон Стейнбек Определенно не был полит. корректен.
Bu arada John Steinbeck'in sözlerinin o zamanlar için politik olarak doğru olduğu söylenemez.まぁ、とにかく、ゲーム開発についてつけくわえます。

İlgili Sayfalar