Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemiyorum ile cümle

söylemiyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.És ezzel nem az anyáink hozzájárulását akarom kicsinyíteni.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Kami tidak mengatakan bahwa ibu kami tidak menjadi kunci kesuksesan kami.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.어머니는 성공의 열쇠가 아니라고 말하는게 아닙니다.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Não estou a dizer que as nossas mães não sejam a chave para o nosso sucesso.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Niet dat onze moeders geen rol spelen in ons succes.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Non sto dicendo che le nostre madri non siano il segreto del nostro successo.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.No quiere decir que nuestras madres no hayan sido clave en nuestro éxito.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Nu e drept să spun că mamele nu sunt esențiale pentru succesul nostru.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Tím nechci říct, že naše matky při našem úspěchu nehrají důležitou roli.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.To ne pomeni, da matere niso ključnega pomena pri našem uspehu.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.To neznamená, že naše matky nie sú pre náš úspech kľúčové.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.To nie znaczy, że matki nie odgrywają roli w naszym sukcesie.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Αυτό δεν σημαίνει βέβαια πως οι μητέρες δεν αποτελούν κλειδί στην επιτυχία.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.И с това не искам да кажа, че майките ни нямат ключова роля в успеха ни.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Это не значит, что наши матери не помогают нам в достижении успеха.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.Я не кажу, що наші матері не сприяють нашому успіхові.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.אני לא טוענת שלאמהות שלנו אין תפקיד מרכזי בהצלחה שלנו.
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.هذا لا يعني أن أمهاتنا ليسوا رموز في نجاحاتنا
Annelerimizin başarımızdaki anahtar olmadığını söylemiyorum.実際 娘の明るい未来を実現する上で 母親がまず最初に
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Acum, nu spun ca Apple este singura companie care a imbratisat cultul simplicitatii.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ahora, no digo que Apple sea la única compañia comprometida al culto de la simplicidad.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Apple만이 단순함의 미학을 적용시켰다는 건 아닙니다.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Appleだけではありません Palmも 特に昔は この点で素晴しかったです
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Giờ thì, tôi không nói rằng Apple là công ty duy nhất đã hấp thu tinh hoa của sự đơn giản.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ich sage ja nicht, dass Apple das einzige Unternehmen ist, das dem Kult der Einfachheit folgt.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ik zeg niet dat Apple de enige is die het idee van eenvoud aanhangt. Palm is er ook goed in.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Maintenant, je ne dis pas qu'Apple est la seule compagnie qui a adopté le culte de la simplicité.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Não estou a dizer que a Apple é a única empresa que adotou o culto da simplicidade.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Nie twierdzę, że Apple jest jedyną firmą, która przyswoiła kult prostoty.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Ora, non sto dicendo che Apple sia la sola azienda che ha abbracciato il culto della semplicità.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Tehát, nem azt mondom, hogy az Apple az egyetlen cég, amelyik valódi egyszerűséget szolgáltat.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Τώρα, δεν λέω ότι η Apple είναι η μοναδική εταιρεία που έχει "αγκαλιάσει" το ρεύμα της απλότητας.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.И така, не казвам че Епъл е единствената компания, която е прегърнала култа към простотата.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.Я не говорю, что Apple — единственная компания, которая примкнула к культу простоты.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.עכשיו, אני לא אומר ש-Apple היא החברה היחידה שמחבקת את פולחן הפשטות.
Apple'ın sadelik kültünü benimsemiş tek şirket olduğunu söylemiyorum.شركة ماكنتوش ليست الشركة الوحيدة التي تواكب مبدأ البساطة.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.A dire il vero no.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.De fapt nu - nu spun asta.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.De hecho, no. No lo digo.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Eigenlijk niet.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.사실, 아니죠, 아닙니다.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Não, nada disso.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Nein, das sage ich nicht.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Non, pas du tout.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Thực sự, không, không phải như vậy.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.To ne.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Właśnie, że nie.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Όχι, δεν εννοώ αυτό.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.Вообще то, нет.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.В същност, не, не го казвам.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.למעשה לא, אני לא.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.في الواقع، لا أقول ذلك.
Aslına bakarsanız, hayır, onu söylemiyorum.人がバカになるような文化を問題にしています
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Ich sage nicht, dass Schlangen zum Kuscheln sind.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Je ne dis pas non plus qu'on peut embrasser les serpents.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.제가 짐작하기에 여러분이 말할 수 있는것은, 제가 뱀을 확실히 껴안을 수 있다고는 말하지 않는다는 겁니다.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nem mondom azt, hogy a kígyók ölelgetni valóak.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nie mówię, że węże są urocze.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Nu zic că acești șerpi sunt buni de îmbrățișat.
Belli oluyordur herhalde. Ama yılanların, tam da sarılmalık canlılar olduğunu söylemiyorum tabii ki.Slangen zijn niet erg knuffelbaar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod