Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemiyorum ile cümle

söylemiyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Pi'nin hatalı olduğunu söylemiyorum.Es ist die Schuld von Pi, denn Pi ist verkehrt.
Pi'nin hatalı olduğunu söylemiyorum.Het is de schuld van pi, want pi is verkeerd.
Pi'nin hatalı olduğunu söylemiyorum.Je to chyba čísla Pí, protože Pí je špatně.
Pi'nin hatalı olduğunu söylemiyorum.Nie mam na myśli, że pi jest błędne.
Pi'nin hatalı olduğunu söylemiyorum.Не, че стойността му не е тази.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Allah, Bapa dari Tuhan Yesus tahu bahwa saya tidak berdusta. Terpujilah nama-Nya selama-lamanya
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Az Isten és a mi Urunk Jézus Krisztusnak Atyja, a ki mindörökké áldott, tudja, hogy nem hazudom.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Bog in Oče Gospoda našega Jezusa, ki je hvaljen na veke, ve, da ne lažem.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Bóg i Ojciec Pana naszego, Jezusa Chrystusa, który jest błogosławiony na wieki, wie, iż nie kłamię.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Bôh a Otec nášho Pána Ježiša Krista, ktorý je požehnaný na veky, vie, že neluhám.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Bůh a Otec Pána našeho Jezukrista, kterýž jest požehnaný na věky, ví, žeť nelhu.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Dieu, qui est le Père du Seigneur Jésus, et qui est béni éternellement, sait que je ne mens point!...
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Dio e Padre del Signore Gesù, lui che è benedetto nei secoli, sa che non mentisco
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Ðức Chúa Trời là Cha Ðức Chúa Jêsus, là Ðấng đáng ngợi khen đời đời vô cùng, biết rằng tôi không nói dối đâu.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Dumnezeu şi Tatăl Domnului nostru Isus Hristos, care este binecuvîntat în veci, ştie că nu mint!...
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.El Dios y Padre de nuestro Señor Jesús, quien es bendito por los siglos, sabe que no miento
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.God, de Vader van onze Here Jezus Christus, Die voor altijd alle eer toekomt, weet dat ik de waarheid spreek.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Gott und der Vater unsers HERRN Jesu Christi, welcher sei gelobt in Ewigkeit, weiß, daß ich nicht lüge.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Gud og den Herres Jesu Fader, som er højlovet i Evighed, ved, at jeg ikke lyver.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Gud og vår Herre Jesu Kristi Fader, han som er velsignet i evighet, vet at jeg ikke lyver!
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Herran Jeesuksen Jumala ja Isä, joka on ylistetty iankaikkisesti, tietää, etten valhettele.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Herren Jesu Gud och Fader, han som är högtlovad i evighet, vet att jag icke ljuger.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.주 예수의 아버지 영원히 찬송할 하나님이 나의 거짓말 아니하는 줄을 아시느니라
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.O Deus e Pai do Senhor Jesus, que é eternamente bendito, sabe que não minto.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Ο Θεος και Πατηρ του Κυριου ημων Ιησου Χριστου, ο ων ευλογητος εις τους αιωνας, γνωριζει οτι δεν ψευδομαι.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Бог и Отец Господа нашего Иисуса Христа, благословенный во веки, знает, что я не лгу.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.Бог, Отець Господа нашого Ісуса Христа, будучи благословен на віки, знає, що я не обманюю.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.האלהים אבי ישוע המשיח אדנינו המברך לעולמי עולמים הוא ידע כי לא אשקר׃
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.الله ابو ربنا يسوع المسيح الذي هو مبارك الى الابد يعلم اني لست اكذب.
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.那 永 遠 可 稱 頌 之 主 耶 穌 的 父 神 、 知 道 我 不 說 謊
Rab İsanın sonsuza dek övülecek olan Tanrısı ve Babası biliyor ki, yalan söylemiyorum.那 永遠可稱頌 之 主 耶穌 的 父神 、 知道 我 不 說謊
"Radyoculuğun ölmesi gerektiğini söylemiyorum.이렇게 말했어요. "라디오가 사장될 것이라고 말하는게 아닙니다.
"Radyoculuğun ölmesi gerektiğini söylemiyorum.Nie twierdzę, że radio musi umrzeć.
"Radyoculuğun ölmesi gerektiğini söylemiyorum.Он сказал: "Я не утверждаю, что радио должно умереть.
"Radyoculuğun ölmesi gerektiğini söylemiyorum.שאמר: "אני לא אומר שרשתות הרדיו חייבות למות.
"Radyoculuğun ölmesi gerektiğini söylemiyorum.لا أقول بإن شبكات البث الإذاعي يجب أن تموت،
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Det är ingen personlig komplimang jag ger dig när jag säger att du är heligheten självt
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Én így látom.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.En sano tätä henkilökohtaisena kohteliaisuutena, kun sanon että olet pyhyys itse.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Je ne te fais pas un compliment personnel en disant que tu es la sainteté même.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Neskládám vám osobní kompliment, tím, že říkám, že jste sama svatost.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Nie komplementuję Cię personalnie, mówiąc Ci, że jesteś świętością.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Non ti sto pagando un complimento personale dicendo che sei la santità stessa.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.No te estoy haciendo un cumplido personal diciéndote que eres la mismísima santidad.
Sana, sen kutsallığın kendisisin derken iltifat ederek seni kazanmak için söylemiyorum.Я не делаю тебе персональный комплимент говоря что ты сама священность.
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki. - Etkilenmek mi? - Evet.- Ik zeg niet dat je geen invloed hebt gehad.
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki. - Etkilenmek mi? - Evet.- No digo que no seas influyente. - ¿Influyente? - influyente?
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki.- Je dis pas que tu m'as pas influencé.
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki.Não estou a dizer que não me tenhas influenciado.
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki.Nem mondom, hogy nem voltál hatással rám...
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki.- Nu spun că n-ai avut o influenţă.
Senden etkilenmediğimi söylemiyorum ki.لا أقول أنك لم تؤثري بي
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.Donc je ne suis pas entrain de dire que vous devriez planter un pré de pots, mais un pot dans un pré.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.En ehdota, että istutatte "ruohoa" kedoille, vaan kedon ruukkuun.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.Eu não estou a dizer que devem plantar um prado de canábis, mas um vaso num prado.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.Ich sage also nicht, dass man einen Topf mit Gras zulegen sollte, aber eben einen Topf mit einer Wiese.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.Ik zeg dus niet dat je een weide vol pot (hennep) moet kweken, maar een potweide.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.제가 말하고 싶은 것은 화분으로 채워진 목초지가 아니라, 목초지에서 화분을 키워보라는 것입니다.
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.Nie zalecam obsadzania łąki trawką, tylko łąkę w doniczce. [gra słów: pot = trawka, donica].
Size bir saksının içine bir otlak dikmenizi söylemiyorum, fakat otlakta bir saksıdan bahsediyorum.No estoy diciendo que deban plantar un campo de hierba de la buena, sino un buen campo herbal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod