söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çabuk bitireceğini söylemiştim.Nem azt mondtad, hogy rövidre fogod?
Çabuk bitireceğini söylemiştim.Tu avais dit que tu ferais court.
Çabuk bitireceğini söylemiştim.قلتي انك ستكونين سريعة
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Carl Sagan có lần đã nói một câu nổi tiếng
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Carl Sagan sa en gång
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Carl Sagan sagte bekannterweise einmal:
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Carl Segan powiedział kiedyś słynne zdanie
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:칼 세이건은 사과 파이를 만들려면
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Voici une célèbre citation de Carl Sagan:
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Ο Καρλ Σαγκάν είπε κάποτε το διάσημο:
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:Карл Саган однажды произнес известную фразу, -
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:טיעון אחד מפורסם של קרל סייגן
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:كارل ساجان قال قولته المشهورة
Carl Sagan bir zamanlar şu meşhur lafı söylemişti:「アップルパイを作るには
Catherine ve ben evlenirken rahip çok güzel bir vaaz vermişti ve çok önemli bir şey söylemişti.그리고 저희가 결혼 할 때, 신부님이 굉장히 좋은 설교를 하셨는데 되게 중요한 말씀을 하셨죠.
Catherine ve ben evlenirken rahip çok güzel bir vaaz vermişti ve çok önemli bir şey söylemişti.Спомних си как, когато се оженихме с Катрин, пасторът прочете много хубава проповед и каза нещо много важно.
Catherine ve ben evlenirken rahip çok güzel bir vaaz vermişti ve çok önemli bir şey söylemişti.ונזכרתי שכשקת'רין ואני נישאנו, הכומר נתן דרשה יפה, והוא אמר משהו מאוד חשוב.
Catherine ve ben evlenirken rahip çok güzel bir vaaz vermişti ve çok önemli bir şey söylemişti.و تذكرت حينما تزوجنا أنا و كاثرين, و قد خطب يومها القسيس خطبة جميلة للغاية, و قال حينها شيء مهم للغاية.
Catherine ve ben evlenirken rahip çok güzel bir vaaz vermişti ve çok önemli bir şey söylemişti.とても良い説教の中で 大切な事を言ってくれたのを思い出しました 「愛は自己中心的ではない」
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.Abbiamo detto che, in un cerchio, ci sono 2π radianti. . . .
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.A ile stopni mamy w kole? Gdybyśmy okrążyli całe koło, ile stopni wyjdzie?
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.Hemos dicho que un círculo hay 2pi radianes. . Y ahora cuantos grados hay en un círculo?
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik. Peki çember kaç derecedir?Also wir haben klargestellt, dass ein Kreis 2π Radianten enthält.
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik. Peki çember kaç derecedir?Отже, ми з"ясували що у колі 2π радіан.
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.Vì chúng ta đã nói trong một vòng tròn, có 2 pi radian. Và trong một vòng tròn có bao nhiêu độ?
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.Итак, мы выяснили, что в окружности 2π радиан.
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.Както казахме, в една окръжност има 2 Пи радиана. 2 Пи радиана.
Çemberin iki pi radyan olduğunu söylemiştik.אז אמרנו שבמעגל, יש 2 פאי רדיאנים.
CEO'muz, istasyondan çıkarken kız arkadaşının geleceğini söylemiştiBoomy - count your blessin-
CEO'muz, istasyondan çıkarken kız arkadaşının geleceğini söylemiştiMio Furher troviamo un altro : Gigi d'Alessio ha cominciato così!!!
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Dia berteriak, memintaku untuk membiarkannya keluar.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Elle criait, me disant de la laisser sortir.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Gridò, dicendomi di farla uscire.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Hän huuti, kertoen minut päästämään hänet ulos.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Hon skrek att hon ville ut.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Hun skreg, bad mig om at lukke hende ud
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti."내려달라고" 막 비명을 질렀어.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Kričala, aby som ju pustil!
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Křičela, ať ji pustím!
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Mẹ con la hét, nói bố cho mẹ xuống xe.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Sie schrie, sagte mir, ich solle sie hier rauslassen.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Sikoltozott, hogy engedjem ki.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Tipa, zicandu-mi sa o las sa coboare.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti. Yani?Krzyczała że mam ją wypuścić no i?
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti. Yani?Крещеше,казвайки ми да я пусна да си ходи. и тогава?
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Zakričala je naj jo spustim ven.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Ze gilde , zei tegen me dat ik haar eruit moest laten.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.Она кричала, прося меня ее выпустить.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti..היא צרחה, שאתן לה לרדת
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.و صرخت، تخبرني ان ادعها تخرج.
Çığlık atıp, onu arabadan indirmemi söylemişti.それで?
Clarke da buna benzer bir şey söylemişti.Clarke meletakkannya salah satu cara, ia berkata:
Clarke da buna benzer bir şey söylemişti.Артър Кларк каза така:
Çok basit bir prosedür değil, şimdiden söylemiş olayım. .A doslova to je... myslím tím, že to není jednoduchý proces.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Benar-benar efektif -- seseorang berkata bahwa revolusi adalah kata yang buruk.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.C'était extrêmement efficace -- quelqu'un disait que le mot révolution n'était pas un bon mot.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.De forma extremamente eficaz — alguém disse que a palavra revolução era uma má palavra.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Efectiva en extremo, verdaderamente. Alguien dijo que revolución es una mala palabra.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Estremamente efficace, veramente -- qualcuno ha detto che rivoluzione è un brutto termine.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Extrem effektiv, es hat wirklich - jemand hat einmal gesagt, Revolution sei ein negatives Wort.