söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Extremt effektivt, det gjorde verkligen -- någon sa att ordet revolution är ett dåligt ord.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Foarte eficiente, chiar au fost-- cineva a spus despre cuvântul revoluţie ca e un cuvânt nepotrivit.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.너무나도 효과적이죠. 정말 그랬어요 -- 누군가 혁명이라는 단어는 나쁜 의미라더군요.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Nagyon hatásos, tényleg -- valaki azt mondta, a forradalom szó nem jó.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Zeer effectief, echt - iemand vond 'revolutie' geen goede term.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Άκρως αποδοτικό, πράγματι -- κάποιος είπε ότι η λέξη επανάσταση είναι μια άσχημη λέξη.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Досить ефективною відповіддю. Це викликало, хтось сказав, що слово "революція" тут невідповідне.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Наистина беше изключително ефективно -- макар и някой да беше казал, че думата революция е лоша дума.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.Очень результативный на самом деле — кто-то сказал, что слово "революция" — неудачное слово.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.מאוד אפקטיבי, זה באמת היה -- מישהו אמר שמהפכה הייתה מילה לא מתאימה.
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.وكانت فعالة جداً البعض يظن ان وصف تلك بثورة بالعلم امر ليس معبراً
Çok etkiliydi, tam olarak -- birisi devrim kelimesinin kötü olduğunu söylemişti.革命という言葉を良く思わない人もいるので 革命とは言いませんが
Çok vakit harcadım. Sekiz veya dokuz yıl bunun üzerine çalıştığımı söylemiştim.Я очень долго прорабатывал эти моменты, как я уже говорил, 8 или 9 лет.
Çünkü bu sistemlerin iflas etme yolunda ilerlediklerini söylemişti.Reform Medicare und soziale Sicherheit, Planung, weil er They\ betont ' 92re unterwegs in den Konkurs.
Çünkü gelir planı böyle söylemişti.매출 계획서에 그렇게 나와 있으니까요
Çünkü gelir planı böyle söylemişti.لأن هذا ما ورد في خطة الإيرادات.
Çünkü gelir planı böyle söylemişti.次は事業開発部門です
Çünkü, orada kesiştiklerini söylemiştim. -Och det bör vara intuitivt du, förhoppningsvis, eftersom
Çünkü, orada kesiştiklerini söylemiştim. -On cherche la surface sous y = √x, et on enléve la surface sous y = x².
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.Ještě zajisté, když jsme u vás byli, předpovídali jsme vám, že budeme souženi; jakož se i stalo, jakž víte.
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.우리가 너희와 함께 있을 때에 장차 받을 환난을 너희에게 미리 말하였더니 과연 그렇게 된 것을 너희가 아느니라
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.Lebo aj keď sme boli u vás, hovorili sme vám vopred, že budeme mať súženie, ako sa aj stalo, jako viete.
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.Бо коли і в вас були ми, наперед казали вам, що маємо горювати, яко ж і сталось, і знаєте.
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.Ибо мы и тогда, как были у вас, предсказывали вам, что будем страдать, как и случилось, и вы знаете.
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.הלא כבד אמרנו אליכם בהיותנו אצלכם כי עתידים אנחנו להלחץ כאשר גם היה ואתם ידעתם׃
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.لاننا لما كنا عندكم سبقنا فقلنا لكم اننا عتيدون ان نتضايق كما حصل ايضا وانتم تعلمون.
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.我 們 在 你 們 那 裡 的 時 候 、 豫 先 告 訴 你 們 、 我 們 必 受 患 難 、 以 後 果 然 應 驗 了 、 你 們 也 知 道
Çünkü sıkıntı çekeceğimizi size önceden, daha yanınızdayken söylemiştik. Bildiğiniz gibi, öyle oldu.我 們在 你 們那裡 的 時候 、 豫 先 告訴 你 們 、 我們必 受 患難 、 以 後 果然 應驗 了 、 你 們 也 知道
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.Cyril disse-me para o caso de o querer vir visitar.
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.Cyril hat es mit gesagt falls ich mal vorbeikommen will.
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.Cyril me l'a donné au cas où je voulais rendre visite.
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.Cyril me l'ha detto in caso volessi andare a trovarlo.
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.Μου το είπε ο Σίριλ σε περίπτωση που ήθελα να έρθω για επίσκεψη.
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.Кирилл дал его мне на случай если я приеду.
Cyril eğer ziyaret etmek istersem diye söylemişti.なんで覚えてるの?あたしのが記憶いいのに
Dağılımın normal olduğunu söylemişler. -Naše rozdělení... Říkají nám, že je to normální rozdělení.
Daha erken gelmenizi söylemiştim.Σας είπα να έρθετε νωρίτερα.
Daha erken gelmenizi söylemiştim.لقد اخبرتك ان تأتي باكرا
Daha ilk anda, ikinizden birden etkilendiğimi söylemiştim.Ik heb je meteen verteld dat ik me aangetrokken voelde tot jou en Cristina.
Daha ilk anda, ikinizden birden etkilendiğimi söylemiştim.Már az első percben megmondtam, hogy mindketten egyformán vonzottatok.
Daha ilk anda, ikinizden birden etkilendiğimi söylemiştim.Rappelle-toi que je t'avais dit dès le début que vous me plaisiez toutes les deux, toi et Cristina. Oui. Tu...
Daha ilk anda, ikinizden birden etkilendiğimi söylemiştim.Ţi-am zis din prima clipă că sunt atras atât de tine, cât şi de Cristina.
Daha kötü hâle getirdim. Acımadığını söylemiştin. Ama acıyor.Jeszcze pogorszyłem powiedziałaś, że to nie boli.
Daha önce avagadro sayısının ne olduğunu söylemiş miydim?Řekl jsem vlastně, co je Avogadrovo číslo?
Daha önce avagadro sayısının ne olduğunu söylemiş miydim?Казах ли какво е номер на Авогадро ?
Daha önce avagadro sayısının ne olduğunu söylemiş miydim?נראה לי שלא.
Daha önce,bir olayın olasılığının (0,1) aralığındaki gerçek sayılar olduğunu söylemiştik veAlso ist die Wahrscheinlichkeit eine reelle Zahl im Intervall [0,1].
Darwin zamanında bir şeyler söylemişti... ve bence onlar doğru.Darwin era una persona che ha detto delle cose, e quelle cose sono vere.
Darwin zamanında bir şeyler söylemişti... ve bence onlar doğru.Darwin était un être humain qui a dit des choses qui étaient vraies.
Davetiye seçeneklerinizin geniş olduğunu söylemiştiniz.Ai spus că ai făcut o selecţie a invitaţilor.
Davetiye seçeneklerinizin geniş olduğunu söylemiştiniz.Mówiliście, że macie duży wybór zaproszeń.
Davetiye seçeneklerinizin geniş olduğunu söylemiştiniz.Říkal jste, že máte velký výběr pozvánek.
Davetiye seçeneklerinizin geniş olduğunu söylemiştiniz.Казахте, че имате голям избор от покани.
Davranış ve görünüş olarak benzer olanlara tür diyebileceğimizi söylemiştik.우리는 어떻게 생물을 분류하는지에 대해 생각해보았습니다
Davranış ve görünüş olarak benzer olanlara tür diyebileceğimizi söylemiştik.Зробили висновки,що організми, які мають схожий вигляд й поведінку, належать до одного виду.
Davranış ve görünüş olarak benzer olanlara tür diyebileceğimizi söylemiştik.אנו מגדירים חיות, ואמרנו שאולי נקרא "מין" לחיות שנראות ומתנהגות באופן דומה .
Davranış ve görünüş olarak benzer olanlara tür diyebileceğimizi söylemiştik.كيف يمكننا تصنيف الأشياء ونقول حسنا ربما الأشياء التي تشبه بعضها في الشكل والحركه يجب أن تسمى
Demek istediğim hatta öpüştüğünüzü söylemiştin.Apa maksudku, kau bilang kalian bahkan telah berciuman
Demek istediğim hatta öpüştüğünüzü söylemiştin.Ce Ai spus ca v-ati sarutat.
Demek istediğim hatta öpüştüğünüzü söylemiştin.Čo- Myslím tým, že si povedala, že ste sa už aj pobozkali.