söylemiş ile cümle

söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu, tabi ki, biraz rahatsız olduğumdan söylemiştim.(笑)
Bunu tüm halkın önünde söylemiştim zaten.Το έχω πει ήδη σε όλους τους πολίτες.
Bunu tüm halkın önünde söylemiştim zaten.لقد قلت كل شيء قبلا للشعب
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım.Delta betyder ændringen i. Det er godt at huske.
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım.J'aurais peut-être dû le mentionner plutôt dans la vidéo.
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım. RAstege sayılar seçelim ve birkaç örnek daha yapalım. .Ale pojďme to použít ještě znovu, vyberu náhodné body.
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım. RAstege sayılar seçelim ve birkaç örnek daha yapalım. .몇 문제를 더 해결해 봅시다
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım. RAstege sayılar seçelim ve birkaç örnek daha yapalım. .Pero lo apliquemos a un par más, y escogeré unos puntos al azar.
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım. RAstege sayılar seçelim ve birkaç örnek daha yapalım. .Но нека го приложим към още няколко и аз просто ще избера няколко точки на случаен принцип.
Bunu videoda daha önce söylemiş olmam lazım.وربما علي ان اقول انه في بداية العرض
Bu örnekte, yarıçapın, yüksekliğin yarısı olduğunu söylemiştik. -Et dans cet exemple, j'ai dit que le rayon 1/2 de hauteur.
Bu örnekte, yarıçapın, yüksekliğin yarısı olduğunu söylemiştik. -И в этом примере я сказал, что радиус равен одной второй высоты.
Bu örnekte, yarıçapın, yüksekliğin yarısı olduğunu söylemiştik. -وفي هذا المثال قلت ان نصف القطر يعادل 1/2 الارتفاع
Burada yaşayacağını söylemiştin. Odanı alırsam, bu öğretmen olamayacağın anlamına gelmez mi?Ha elveszem ezt a szobát, az nem jelenti azt is, hogy nem lehetsz tanár?
Burada yaşayacağını söylemiştin. Odanı alırsam, bu öğretmen olamayacağın anlamına gelmez mi?واذا اخدت غرفتك هذا يعني انك لم تعد استاذي
Burada yaşayacağını söylemiştin.Είπες ότι μένεις εδώ.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Eu disse-vos para não virem aqui.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Ich hab euch doch gesagt ihr sollt nicht hier runter gehen.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Jag sa att ni inte komma ner hit.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Kielsinhän teitä menemästä sinne alas.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Les dije que no vinieran aquí.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Les dije que no vinieran aquí.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Megmondtam, hogy ide nem jöhettek le.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Mówiłem wam, żebyście tu nie schodzili.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Říkal jsem vám, mládeži, abyste nechodili sem dolů.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Σας είπα να μην έρθετε εδώ κάτω.
Buraya inmemenizi söylemiştim.Момци, рекао сам вам да не силазите доле.
Bu söylemişken, hepimiz ortak bir şeyi paylaşıyoruz.Dito isto, partilhamos todos uma coisa em comum.
Bu söylemişken, hepimiz ortak bir şeyi paylaşıyoruz.여기에는 한가지 공통점이 있습니다.
Bu söylemişken, hepimiz ortak bir şeyi paylaşıyoruz.Quindi abbiamo tutti una cosa in comune.
Bütçeyi yarıya indireceğini söylemişti. Bunu da yapmadı. Aslına bakarsanız, iki katına çıkardı.Quand Gouverneur Romney a dit qu'on devrait laissé faillir Detroit.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş."모든 어린이들은 예술가로 태어난다.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Picasso jednou řekl, že všechny děti jsou rození umělci.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Picasso je nekoč rekel: rekel rekel je, da se vsi otroci rodijo umetniki.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Picasso raz povedal: všetky deti sa narodia umelcami.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Picasso sanoi: kaikki lapset syntyvät taiteilijoina.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Picasso una volta disse che tutti i bambini nascono artisti.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Problema e să rămânem artiști pe măsură ce creștem.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş. Problem büyüdüğümüzde de sanatçı olarak kalabilmekte.Die Schwierigkeit liegt darin, als Erwachsener einer zu bleiben."
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Tous les enfants sont des artistes nés.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş."Wszystkie dzieci rodzą się artystami."
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Ο Πικάσο κάποτε είπε αυτό: είπε ότι όλα τα παιδιά γεννιούνται καλλιτέχνες.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.Веднъж Пикасо казал следното. Той казал, че всички деца са родени артисти.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.שכל הילדים נולדים אמנים.
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.يولد جميع الأطفال فنانين
Bütün çocukların sanatçı olarak doğduklarını söylemiş.問題は成長しながらどうやってアーティストたり続けるか
Bütün kenarların birbirine eşit olduğunu söylemiştik.우리는 변 YX가 변 YZ와 합동이라고 말했습니다 또 변 YZ는 변 XZ와 합동임을 보였습니다 결국 모든 변이 서로 합동입니다
Bütün kenarların birbirine eşit olduğunu söylemiştik.Казахме, че всички страни са равни една на друга.
Bu 'x' açısı. Ve bu da 'y' açısı. Bu iki doğrunun birbirlerine dik olduklarını söylemiştim.Toto je uhol x, a toto je uhol y.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.A mi abuela le gustaban las medias holgadas.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.A minha avó disse que queria vestir estas meias.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Babica je želela nositi ohlapne nogavice.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Bunica a spus că vroia să poarte aceste şosete.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.La nonna diceva che voleva indossare le calze larghe.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Ma grand-mère a dit qu'elle voulait porter d'amples chaussettes.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Mijn grootmoeder zei dat ze sokken wilde dragen.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Η γιαγιά έλεγε ότι ήθελε να φορά χαλαρές κάλτσες.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.Бабушка сказала, что хотела быть в свободных носках.
Büyükannem öldüğünde bol çorap giymek istediğini söylemişti.قالت لي جدتي أنها ترغب بارتداء الجوارب الواسعة
B'yi tanımladığımızda, m'nin n'den küçük olduğunu söylemiştik. -او عندما عرفنا B، قلنا ان m اقل من n نفس الشيئ، حيث ان هذه مجموعة اصغر

İlgili Sayfalar