söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir önceki videoda Green Teoreminin saat yönünün tersi hareket için geçerli olduğunu söylemiştik. -בסרטון האחרון אמרנו שמשפט גרין תקף כאשר אנחנו הולכים נגד כיוון השעון.
Bir önceki videoda Green Teoreminin saat yönünün tersi hareket için geçerli olduğunu söylemiştik. -反時計回りの軌道に応用しました。 この小さいもののが
Bir önceki videoda, ispat üzerinde kafa yorduğumu söylemiştim. -Je me dissait dans un autre video que je pensais à le proof.
Bir önceki videoda, ispat üzerinde kafa yorduğumu söylemiştim. -la suma infinita de términos siguiente.
Bir önceki videoda, ispat üzerinde kafa yorduğumu söylemiştim. -Wspomniałem w poprzednim filmie o tym, że zastanawiałem się nad dowodem tego.
Bir önceki videoda, ispat üzerinde kafa yorduğumu söylemiştim. -Както ви споменах в преден клип, мислил съм как това може да се докаже
Bir saniye. Sanırım önce seni kontrol etmeliyiz. Sana söylemiştim zaten.هل تعطيني محاضرة الآن؟
Bir sene daha mı? 6 ayda geri geleceğini söylemiştin.Azt mondtad, 6 hónap, és visszajössz!
Bir sene daha mı? 6 ayda geri geleceğini söylemiştin.Du sa att du skulle komma tillbaks efter ett halvår!
Bir sene daha mı? 6 ayda geri geleceğini söylemiştin.Spuneai că te întorci în 6 luni.
Bir sene daha mı? 6 ayda geri geleceğini söylemiştin.Еще год, ты говорил что вернешься через 6 месяцев.
Bir süre önce çok hızlı bir şekilde insan genomlarını sıralayabileceğini söylemişti,Hij zei lang geleden dat hij het menselijk genoom heel snel zou sequencen, en iedereen zei:
Bir süre önce çok hızlı bir şekilde insan genomlarını sıralayabileceğini söylemişti,어떤 남자가 인간 게놈을 곧 완성시킬 수 있을 것이라는 말을 들을 것이고,
Bir süre önce çok hızlı bir şekilde insan genomlarını sıralayabileceğini söylemişti,שאמר לפני כמה זמן שהוא יכול לרצף את הגנום האנושי במהירות גבוהה,
Bir süre önce çok hızlı bir şekilde insan genomlarını sıralayabileceğini söylemişti,الّذي قال في الماضي أنّه يستطيع أن يجد التسلسل الجيني للإنسان
Bir süre önce çok hızlı bir şekilde insan genomlarını sıralayabileceğini söylemişti,当時 皆が言ったでしょう「うーん 明らかに困難だね」と
Bize söylemişlerdi zaten.Beh, ce l'hanno detto.
Bize söylemişlerdi zaten.Bueno, nos dijeron.
Bize söylemişlerdi zaten.Hát, elmondták nekünk.
Bize söylemişlerdi zaten.문제에 있네요
Bize söylemişlerdi zaten.Това но бе казано.
Bize söylemişlerdi zaten.حسناً، لقد قيل لنا
Biziz, film ekibi. Buraya inmemenizi söylemiştim.Ik heb jullie gezegd om hier niet te komen.
Böyle bir davranis sana yakismiyor, bunu biliyorsun dimi? Bayilacagimida kim söylemis?Un astfel de comportament nu ti se potriveste, stiai? cine a zis ca voi lesina?
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.브루스터가 미의회도서관 규모가 20테라바이트 정도라고 했는데
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster angav att hela "Library of Congress" uppgår till ca 20 terabyte.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster azt mondta, hogy a Kongresszusi Könyvtár 20 terabyte.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster diceva che la Libreria del Congresso è di circa venti terabyte.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster dijo que la librería del congreso es alrededor de 20 terabytes.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster disait que la bibliothèque du congrès fait environ 20 terabytes.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster mówił, że Biblioteka Kongresu zajmuje około 20 terabajtów.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster sagte, die Nationalbibliothek der USA sind ungefähr zwanzig Terabyte.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster sanoi, että kongressin kirjasto on noin 20 teratavua.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster spunea că Biblioteca Congresului are în jur de 20 terabiți.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Brewster vertelde dat de Library of Congress ongeveer twintig terabyte beslaat.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Ο Μπρούστερ έλεγε πως η βιβλιοθήκη του Κογκρέσου είναι περίπου είκοσι terabytes.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Брюстер говорил, что Библиотека Конгресса — что-то около двадцати терабайт.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.Брюстър казваше, че библиотеката на Конгреса е около двадесет терабайта.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.ברוסטר היה אומר שספריית הקונגרס היא כעשרים טרה-בייטים
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.بريوستر كان يقول أن مكتبة الكونغرس تعمل بحوالي عشرين تيرابايت.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.だとすると毎秒国会図書館の半分が
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.Brian Goldman ar studia și pentru un test de sânge.
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.(Gelächter)
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.Gimiben egyszer egy osztálytársam azt mondta,
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.제가 혈액 검사에 대해 공부할 거라고 하더군요.
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.שבראיין גולדמן היה יושב להתכונן אפילו לקראת בדיקת-דם.
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.ان برايان قولدمان سيدرس فحص الدم.
Brian Goldman'ın kan tahlili üzerinde çalışabileceğini söylemişti.(笑)
Bu başkan, yapacağını söylediği şeyleri yapamayan bir başkandır. Bütçeyi yarıya indireceğini söylemişti.IT. \ Dies ist ein Präsident, der nicht in der Lage war zu um tun, was er sagte He\'92d tun.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Anh ấy nói cái túi này đẹp.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Dia mengatakan bahwa tas ini terlihat cantik.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.El a spus ca geanta asta este draguta.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Er sagte diese Tasche sehe hübsch aus.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Han sa att han tyckte den här väskan var söt.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Hij zei dat deze tas mooi was.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Il a dit que ce sac était joli.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Mi ha detto che questa borsa era carina.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Powiedział, że ta torba jest ładna.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Είπε πως αυτή η τσάντα είναι όμορφη.
Bu çantanın hoş göründüğünü söylemişti.Он сказал, что эта сумка симпатичная.