söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Nadine küçük yaşlardan beri hobbi olarak şarkı söylemiş, birçok düğünde şarkılar seslendirmiştir.Od útlého věku Nadine zpívala na malých akcích a svatbách.
Grubun davulcusu Mike Portnoy, Moore'un ayrılacağını bilseler bu şarkıyı albüme koymayacaklarını söylemiştir.Portnoy poznamenal, že kdyby věděl, Moore chtěl opustit kapelu, nezahrnul by píseň na album.
Eleştirmen Simon Frith metal şarkıcılarının ses tonunun sözlerden daha önemli olduğunu söylemiştir.Kritik Simon Frith tvrdí, že „tón hlasu“ metalového zpěváka má přednost před obsahem textu.
Bir gece kendisinin de Mete'den hoşlandığını söylemiştir.Sám říkával, že práci má rád.
Kendi yazdığı deyişlerini de okuyup söylemiştir.Přečetl si i její dopis, který mu napsala.
Güzel Farsça şiirler de söylemiştir.Básnili tito básnící správně?
26 Ocak 2015 tarihinde, Bulgaristan'ın 2015 yarışmasına ev sahipliği yapacağını söylemiştir.26. ledna 2015 bylo oznámeno že se soutěž bude konat v Bulharsku. .
Eski başbakan ayrıca kendisinin agnostik olduğunu söylemiştir.Tvrdil o sobě, že je agnostik.
Eğer onunla gitmez ise Şevketi'de Zeynep'ide öldüreceğini söylemiştir.Když to nevyjde, spoléhají na to, že ho zabije v koridě býk.
Fraport, 35 yıllık imtiyaz süresince aktarılacak 403 milyon €'luk yatırımın % 60'ını ödeyeceğini söylemiştir.Fraport zaplatí 60 % z investice, což představuje částku 403 milionů eur po dobu 35 let.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu poselství a požádala ho, aby ho vyprávěl knězi, který uděluje v Dúbravke svátosti.
Ayrıca, Black Sabbath ve Hill Band gruplarında söylemiştir.Krátce také hrál ve skupinách Black Sabbath a Phenomena.
Boş vakitlerinde en çok uyumayı ve resim yapmayı sevdiğini söylemiştir.Ve svém volném čase rád modeloval a maloval.
Karısının ona eşlik etmesinde ısrar etmiştir, yalnız gidemeyeceğini söylemiştir.Je ke svému městu tak připoután, že ho nemůže opustit.
Wonka ona gitmemesini söylemiştir ama o gider.Othello jí řekne, aby pro něj zašla, ona však nechce.
Bunun nedeni ise, 18 yaşını doldurmadan yeni sözleşmeye imza atmak istemediğini söylemiş olmasıdır.Podepsala smlouvu, která říkala, že nesmí kontaktovat svou dceru do jejích osmnáctých narozenin.
Trende de aynı şeyi söylemişti ancak bu defa sarhoş değildi ve gülmüyordu.Už se zdála být v pořádku, jednou situaci ale přece jenom nezvládla, opila se a na ulici ji našel dr.
Faydacılığı eleştirenler bu görüşün birkaç problemi olduğunu söylemişlerdir.Kritici našli mnoho problémů ohledně této teorie.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Ta zopakovala, že když jí to usnadní pomstu, tak do toho jde.
Manço, bu konuyla ilgili bir röportajında şunları söylemiştir: "Artık biz bir bütünüz.K tomu Wayne v jednom z rozhovorů podotkl: „Souhlasím s nimi.
Şarkının ayrıca İspanyolca versiyonunu da söylemiştir.Svojí verzi má také Kanada.
Çevrede beğendiği yere yerleşmesini söylemiş.Ve svém okolí byl neoblíbený.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Oznámí Picardovi, že pro něj připravili dárek.
Almadovar, filmin senaryosu üzerinden 10 yıldan beri çalışmış olduğunu söylemiştir.Tarantino uvedl, že na scénáři pracoval pět let.
Germain akranları bunlara ek olarak onun yaptığı işler hakkında birkaç güzel şey de söylemişti.Oba Klingoni mu na oplátku svěří, co se skutečně stalo.
Meyer seriyi yazmadan önce vampir mitolojisiyle ilgili herhangi bir araştırma yapmadığını söylemiştir.Meyer a declarat că înainte de a scrie romanele nu s-a informat în niciun fel despre mitologia vampirilor.
Gemiyi yapan Thomas Andrews geminin büyük olduğunu ve sarsılmayacağını söylemiştir.Thomas Andrews a stabilit că vasul se va scufunda cu siguranță.
2011 yılında Brezilyalı şarkıcı Michel Teló, bu şarkıyı söylemiş ve uluslararası bir başarı yakalamıştır.În 2011, melodia a fost relansată de cantărețul brazilian Michel Teló devenind un hit internațional.
Bir sonraki Gloria Estefan'ı keşfettiğini düşündüğü için Selena ile anlaştığını söylemiştir.Mai târziu a spus că a semnat cu Selena deoarece a crezut că a descoperit-o pe următoarea Gloria Estéfan.
Mercury hiç formal vokal eğitimi almadığını söylemiştir.Apollinari Vasnețov nu a primit o educație artistică formală.
Amerika Birleşik Devletleri hakkında hayal kırıklığına uğradığını söylemiştir.A revenit în Statele Unite profund dezamagit.
Bu saatin kendisi için uğurlu olduğunu söylemiştir.Ceasul este celebru pentru acuratețea sa.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Vaselor de evacuare li s-a stabilit trei rute de deplasare.
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.Simțise în acel moment că aceasta era o cale potrivită pentru a comunica cu artiștii.
Ayrıca maç öncesinde Oceana turnuvanın resmi şarkısı olan Endless Summer'ı söylemiştir.De asemenea, cântăreața germană Oceana a interpretat cântecul oficial al turneului, „Endless Summer”.
Midas'ın durumuna acıyan tanrı Dionisos krala Paktalos Irmağı'nda yıkanmasını söylemiş.Zeul l-a îndemnat pe regele Midas să se scalde în apele râului Pactolus.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Și ai nevoie și de foarte mult noroc, ca să nu-ți facă altcineva viața un iad.
Meşhed‟e vardığında da en önemli işinin Horasan seferi için tüm hazırlıkları yapmak olduğunu söylemiştir.Singura dată când a fost vreodată auzit vorbind a fost atunci când și-a dorit un uriaș all-day sucker.
Falcılar bunu kötüye yorarak doğacak çocuğun bütün şehri yıkımına sebep olacağını söylemişler.Prezicătorii i l-au tălmăcit spunându-i ca fiul care avea să-l nască va atrage ruina cetății sale.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Egoismul ei o face să rămână fără cadoul minunat.
En sonunda topraklarımızı elimizden alacağını söylemişti.Apoi le-a spus să meargă acasă că vor primi pământul dorit .
İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir.Cercetătorii biblici au remarcat că Ioan evită să spună dacă Toma chiar a pipăit rănile lui Isus.
Shore, House'ın isminin Holmes'a hürmeten seçildiğini söylemiştir.Shore úgy nyilatkozott, hogy House neve hódolat Holmes előtt.
Frank Miller çocukken bu filmi izlemiş ve 'yaratıcılık hayatının yolunu değiştirdiğini' söylemiştir.Frank Miller még gyermekként látta és állítása szerint "megváltoztatta az alkotói irányzatát."
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Ehhez hasonlóan Barnum Brown 500 koponyáról adott hírt.
Pryor yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söylemiştir.Crawford azt állította, hogy ártatlan, és csak rosszkor volt rossz helyen.
Almadovar, filmin senaryosu üzerinden 10 yıldan beri çalışmış olduğunu söylemiştir.Almodóvar elmondása szerint több mint tíz évig dolgozott a forgatókönyvön.
Ağustos ayında Dima Bilan'in yapımcılarından Yana Rudkovskaya ile evleneceğini söylemiştir.Augusztusban bejelentette, hogy feleségül kívánja venni Dima Bilan producerét, Jana Rudkovszkaját.
'Fist fuck' dedi ve Grammy kazandı." yazılması gerektiğini söylemiştir.Kimondta, hogy ’fist fuck’ és nyert egy Grammy-t." 1992.
Pantera, Metallica ve The Sex Pistols dinlemekten hoşlandığını söylemiştir.Kedvenc együttesei a Pantera, Metallica és a Sex Pistols.
Tarantino bu filmin şimdiye kadar yazdığı en otobiyografik filmi olduğunu söylemiştir.Stallone saját bevallása szerint ez a legrosszabb film, melyet valaha is készített.
Onun babası kendisine bir CD yapacağını söylemişti.A fiú hozta el testvérének a CD-t.
Ayrıca Disney'in 50 yıl kutlamasında 'When You Wish upon a Star'ı söylemiştir.Brian elismerte, hogy a dalt a "When You Wish Upon A Star" című Disney klasszikus inspirálta.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.Rájön, hogy önmagában a jólét nem teszi boldoggá az embert.
Amerika Birleşik Devletleri hakkında hayal kırıklığına uğradığını söylemiştir.Az európai országok politikájában csalódott.
Morley, The Age dergisine yaramaz bir öğrenci olduğunu ve isleri ciddiye almadığını söylemiştir.Egy interjún elmondta, hogy rossz tanuló volt, és nem vette túl komolyan a dolgokat.
Pedofili ve Homoseksüelliğin birbiriyle bağlantılı olduğunu söylemiştir.A homoszexualitás és a pedofília nem feltételezi egymást.
300 çift ayakkabısı olduğunu söylemiştir.Háromszáz kutat tárt fel.
Kürsüdeki konuşması sırasında fenalaşmıştır ve ardından Lal Oldum konuşamadım. sözlerini söylemiştir.A világ pocsolyába süllyedt, s az egyenes beszédet nem érti már – úgy tartotta.
Anne babasının trafik kazasında öldüğünü söylemişlerdir.Harrynek azt mondják, hogy a szülei autóbalesetben haltak meg.