söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Ele também prometeu que um dia ela iria se juntar a sua banda.
Bölümün yazarı Jerry Ludwig Buds'u yaratırken Friends bölümleri izlediğini söylemiştir.Jerry Ludwig, o escritor do episódio, pesquisou o "sabor" de Buds assistindo episódios de Friends.
Chicago Sun-Times'tan Roger Ebert şunları söylemiştir: " Plan ne?Roger Ebert, do Chicago Sun-Times" chamou de "uma bagunça.
Bu kar kalınlığının Uludağ'da bile olmadığını yetkililer söylemiştir.Não há registo da queda de neve na cidade.
2011’deki bir röportajında 10-20 yıl içinde Mars’a insan göndermeyi umduğunu söylemiştir.In een interview in 2011 zei Musk dat hij hoopt binnen 10 of 20 jaar mensen naar Mars te kunnen sturen.
Kulüp bunun hata olmadığını söylemiştir.De club gaf aan dat dit geen misverstand was.
Lennon şarkıyı eşi Yoko Ono ve bütün kadınlar için yazdığını söylemiştir.Lennon schreef "Woman" als een ode aan zijn vrouw Yoko Ono, en aan alle vrouwen.
Karşılaştığı bir falcı ona güçlü bir bükücüyle evleneceğini söylemiştir.De waarzegster zei haar dat ze met een machtige meester zou trouwen.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Er zijn drie wandelroutes uitgezet.
Sarah Jane bunun "uzun hikâye" olduğunu söylemiştir.Neem bijvoorbeeld de bewering "Jan is lang."
“Evet, böyle söylemiştim sanırım.”Ik heb gezegd."
Daha evvel babamdan Arapça dersi aldığımı söylemiştim.In het voorwoord gaf hij aan Arabische les te willen geven.
Bu başarısı sebebiyle Tümgeneral Jack O'Neill ona nereye isterse oraya atanacağını söylemiştir.Men denkt dat Jack O'Neill de wetsuit heeft uitgevonden.
Wonka ona gitmemesini söylemiştir ama o gider.Ze wilde niet gaan maar Kendall zei dat ze wel mag gaan.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Haku belooft dat ze elkaar ooit weer zullen zien.
Bu geçen kamyonların hayvanları ezdiğini söylemiştir.Hij bewees dat het dieren waren.
Lübnan hükümeti, güneye yerleştirilecek birliklerin 15,000 asker gücünde olacağını söylemiştir.Voorts had het land beslist in dat geval 15.000 troepen naar Zuid-Libanon te zullen sturen.
Amerika Birleşik Devletleri hakkında hayal kırıklığına uğradığını söylemiştir.Ze scheurden zich af van de Verenigde Staten van Amerika.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Een geijkt voorbeeld is Caesars Veni, vidi, vici ("Ik kwam, ik zag, ik overwon").
Sanatçı ameliyat sırasında ölümden döndüğünü söylemişti.Sverdrup kwam tijdens de operatie om het leven.
Buna, yaptığı bir seçimin sebep olduğunu söylemiştir.Dit was echter, zoals ze zelf benadrukte, haar eigen keuze.
Pryor yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söylemiştir.Net als Clouseau heeft zij het vermogen op de verkeerde plaats op het verkeerde tijdstip te zijn.
(Daha sonra Dolores ölmek üzereyken gerçeği söylemiştir.)(Tegen Mussert zou hij na de oorlog in zijn positie als procureur-generaal zelfs de doodstraf eisen.)
Los Angeles Times'tan Lisa Rosen bu bölümün "TV'deki en korkutucu saatlerden birisi" olduğunu söylemiştir.Robert Hilburn van de Los Angeles Times noemde deze tournee een van de "meest spectaculaire show tot nu toe".
Mustafa Sandal bu albümü için şunları söylemiştir.Mathilde Santing werkte aan dit album mee.
Evlerinde garip önlükler ve beyaz eldivenler bulduğunu söylemiştir.Eerder ontdekte een klusjesman al het witte pak en handschoenen in Collins huis.
Bir arkadaşının doğum gününde bir şarkı söylemiştir.Het liedje werd geschreven naar aanleiding van een opmerking van zijn moeder op haar verjaardag.
Yalnızca imamın bir temsilcisi olduğunu söylemiştir.Hij beweerde dat hij de Messias was.
Chicago Sun-Times'tan Roger Ebert şunları söylemiştir: " Plan ne?Roger Ebert van de Chicago Sun-Times omschreef de film als een “platte thriller”.
Makinistin tanımlı hız sınırını aştığı söylemiştir.Het systeem waarschuwt de bestuurder wanneer de snelheidslimiet wordt overschreden.
Nardole, bunu Bill'e küçük bir kutunun içinde bulunan daha büyük bir kutu hayal etmesini söylemiştir.Abbé vertelt Edmond over een grote geldschat die verborgen is op een klein eiland.
Ayrıca harici iyiler ve zenginliklerin, insana mutluluk sağlamayacağını da söylemiştir.De zandmannetjes leggen uit dat rijkdom niet gelukkig maakt.
Trende de aynı şeyi söylemişti ancak bu defa sarhoş değildi ve gülmüyordu.Het werd bij dit offer gebruikt maar het werd niet gedronken, ook niet als straf.
Ona sol elini kullanmasını söylemiştim.Ik had 'm gezegd zijn linkerhand te gebruiken.
Sana seni sevdiğimi hiç söylemiş miydim?Heb ik je ooit gezegd dat ik van je hou?
Bıraktığını söylemiştin.Je zei dat je was gestopt.
Vaktinin olmadığını söylemiştin.Je zei dat je geen tijd had.
Söylemiş olduğu şeyin, bir yalan oldugu belli oldu.Wat hij gezegd had, bleek een leugen.
Kariyeri boyunca gerçek doğum tarihini saklamış, 1910 yılında doğduğunu söylemiştir.Przez cały czas kariery ukrywała prawdziwą datę urodzenia i twierdziła, że urodziła się w 1910 roku.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Podobnie Barnum Brown twierdził, że widział ponad 500 czaszek w terenie.
Madlib albüm için beş beat yaptığını söylemişti.Madlib powiedział, że zrobił pięć beatów na płytę.
Glencross, 10 yaşından beri profesyonel güreş izlediğini söylemiştir.Glencross zaczęła oglądać profesjonalny wrestling w wieku dziesięciu lat.
Chicago Sun-Times'tan Roger Ebert şunları söylemiştir: " Plan ne?Roger Ebert z Chicago Sun-Times powiedział: „Podobał mi się ten film.
Dilbilimciler “Allah” kelimesinin “Al-İlah”tan türediğini söylemişlerdir.A chrześcijanie powiedzieli: „Mesjasz jest synem Boga”.
Yetişkinliğinde, kendisini Yahudi olarak adlandıran kişilere Yahudi olmadığını söylemiştir.W życiu dorosłym nie uważał się za Żyda.
Njal, Gunnar'ın aynı aileden iki kişiyi öldürmesi hâlinde kendisinin de öleceğini söylemiştir.Dowiaduje się jednak, że Njal przepowiedział mu śmierć, jeśli zabije dwie osoby z tej samej rodziny.
Bir arkadaşının doğum gününde bir şarkı söylemiştir.Zaśpiewał także kilka piosenek na przyjęciu u przyjaciół.
2011’deki bir röportajında 10-20 yıl içinde Mars’a insan göndermeyi umduğunu söylemiştir.W 2011 r. określił czas potrzebny na realizację projektu wysłania załogowej misji na Marsa na 10-20 lat.
Şarkının ayrıca İspanyolca versiyonunu da söylemiştir.Piosenkarz nagrał także hiszpańską wersję tej piosenki.
25 Mart'ta komedyen Lee Mack, bir bölümde kısa süre göründüğünü söylemiştir.25 marca 2018 roku Lee Mack ogłosił, że pojawi się w jednym z odcinków sezonu.
Steven Moffat, sezonun on iki bölüm ve bir Noel özel bölümünden oluşacağını söylemiştir.Steven Moffat ogłosił, że będzie to pełna, 12-odcinkowa seria, oraz odcinek świąteczny.
Bu dönemde verdiği bir röportajda, kenara çekileceğini ve yeni sanatçılar bulmakla uğraşacağını söylemişti.W jednym z wywiadów stwierdził, iż zamierza usunąć się w cień aby zrobić miejsce dla nowych artystów.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Odbył 3 rejsy bojowe.
Bunu Fleur ve Bill söylemiştir.To pogodziło Carlosa i Bree.
Okulda şiirler okumuş ve şarkılar söylemiştir.Już w szkole tworzył wesołe wierszyki i piosenki.
Coutinho, idolünün Ronaldinho olduğunu söylemiştir.Jego idolem jest Ronaldo.
Ve Alyx Vance yeri geldiğinde bunu Eli Vance'e söylemiştir.Należy do Alyx Vance i został dla niej stworzony przez jej ojca, Eliego Vance'a.
Çünkü Gale ona 12. Mıntıka'nın tamamen yok edildiğini söylemiştir.Pomimo tego, Hill zostaje sklasyfikowany na dwunastym miejscu.
Ancak, Gelth'ler yalan söylemiştir ve sayıları birkaç milyondur.Szyici twierdzą że ich liczba przekracza jeden milion, wahabici mówią, że jest ich tylko kilka tysięcy.
Gatiss, 2015'te dokuzuncu sezonda yayınlanan "Sleep No More" bölümünün devamının olabileceğini söylemişti.W 2015 roku Gatiss wspominał, że być może napisze sequel odcinka Nie zaznasz snu.