söylemez ile cümle

söylemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.A jeśli powiemy coś niewłaściwego, będziemy ocenieni.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Als je niet met de juiste creatieve inval komt, wordt je beoordeeld.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Dacă nu spui lucrul creativ corect vei fi judecat.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Dass man verurteilt wird, wenn man nicht die richtige kreative Sache sagt.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Ha nem az elvárt kreatív dolgot mondjuk, elítélnek.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Jika Anda tidak mengatakan hal kreatif yang tepat, Anda akan dinilai buruk.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Když neřeknete tu správnou tvůrčí věc, budete souzeni.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.정말 대단한 해결책을 내놓지 않는 이상 남들이 뭐라고 그럴 것 같은 생각.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Máme strach, že keď nepovieme niečo dosť správne a kreatívne, budú nás súdiť.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Nếu không nói những thứ sáng tạo,bận sẽ bị đánh giá
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Om man inte klarar av att säga de rätta kreativa sakerna kommer någon att döma en.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Que vamos ser julgados, se não tivermos a ideia criativa certa,
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Se non si dicono le cose creative giuste, si viene giudicati.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Si no decimos la idea más creativa, nos van a juzgar.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Si vous ne dites pas la chose créative qu'il faut, vous allez être jugé.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Αν δεν πείτε τη σωστή δημιουργική άποψη, θα κριθείτε.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Боїмося, що не знайдемо досконалого креативного вирішення.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Если мы не будем говорить правильные творческие вещи, нас раскритикуют.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.Ще бъдете оценени, ако не кажете правилното творческо изречение,
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.אם לא תגידו את הדבר הקריאטיבי הנכון, יעבירו עליכם ביקורת.
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.ألا تقول الشيء المبدع المناسب خوفاً من أن يُحكم عليك
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.如果你講唔出"正確嘅創意" 你就會被判斷
"Eğer gerçekten yaratıcı olan şeyi söylemezseniz yargılanırsınız" korkusunu.心理学者のアルバート・ バンデューラに出会って
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Če bi hotel to poenostaviti, bi šel stran od vseh tistih stvari, ki smo jih včasih govorili.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Gdybym miał to podsumować uciekałbym od wszystkiego co do tej pory mówiono.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Jika saya harus merangkumnya, Saya akan meninggalkan apa yang biasanya diucapkan
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.만약 내가 요약해야한다면, 우리가 말하곤 했던 모든 것들로부터 떠나버릴 것이다.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Nếu tôi phải kết luận, tôi sẽ, sẽ loại bỏ tất cả nhưng thứ khoác lác chúng ta vẫn nói.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Pour résumer, je me détacherait de tout ce qu'on a l'habitude de dire.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Si tuviera que resumirlo, me gustaría desprenderme de todas las cosas que solíamos decir.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.Volendo riassumere il tutto, vorrei...allontanarmi da tutto cio' cui siamo abituati a dire.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.אם הייתי צריך לסכם את זה, הייתי היה, הייתי מקבל מן כל אלה כובע דברים נהגנו לומר.
Eğer şimdi özetlemem gerekirse. Eskiden söylediğimiz türden şeyle söylemezdim.論理性と想像力、‥明確に言わせてもらおう、
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Ale chlapcov tak nenazývali.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Ale kluky tak nenazývali.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Cosa che non succedeva ai maschi.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Dar băieţii nu au fost.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.하지만 남자아이들은 그렇지 않았죠.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Maar de jongens werden dat niet.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Men det var drengene ikke.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Men killarna blev inte det.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Nhưng những cậu bạn tôi đã không.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Pero los chicos no lo estaban.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Tapi anak laki-laki tak mau.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Όχι όμως και τ' αγόρια.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.А хлопчики не хотіли.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.Мальчикам не сказали ничего.
Erkeklere bunu söylemezlerdi.ולבנים לא.
Evet, inanıyorum. Çünkü Tanrı asla yalan söylemez, ve biz onun sözlerinin içinde yaşıyoruz.Si creo esto, porque Dios nunca miente y permanecemos en sus palabras.
Evet, inanıyorum. Çünkü Tanrı asla yalan söylemez, ve biz onun sözlerinin içinde yaşıyoruz.Si, lo credo, perchè Dio non mente mai e noi stiamo nelle sue parole.
Evet, inanıyorum. Çünkü Tanrı asla yalan söylemez, ve biz onun sözlerinin içinde yaşıyoruz.Ya saya percaya itu, karena Tuhan tidak pernah berbohong dan kita berdiri dalam kata-katanya .
Evet, inanıyorum. Çünkü Tanrı asla yalan söylemez, ve biz onun sözlerinin içinde yaşıyoruz. Yüce Tanrım!Ναι το πιστέυω,επειδή ο Θεός ποτέ δεν ψεύδεται και *εμείς στηριζόμαστε στα λόγια του*.Δοξάστε τον Κύριο.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.For man kan ikke mærke forskel så længe ingen ubalancerede kræfter påvirker bevægelsesretningen.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.우리는 뭐가 뭐인지 사실 잘 구분할 수 없습니다
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.Nie możesz w rzeczywistości powiedzieć czy jesteś w jednym czy w drugim stanie
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.Você não consegue afirmar com convicção se está num ou noutro.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.Наистина не може да се каже дали сте в едното или в другото състояние.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.בעצם לא ניתן להבחין ביניהם.
Gerçekten hangisinde olduğunu söylemezsin.في الواقع انت لا تستطيع اخبارنا ايا من الحالات منها تتواجد !
Güvenilir tanık yalan söylemez, Yalancı tanıksa yalan solur.A hûséges tanú nem hazud; a hamis tanú pedig hazugságot bocsát szájából.
İlgili Sayfalar