söylememiş ile cümle
söylememiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Jeden z jejich argumentů je, že Ježíš nikdy nemluvil o hmosexualitě.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Jednym z ich argumentów jest to, że Jezus nigdy nic nie powiedział na temat homoseksualizmu.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.예수가 동성애에 관해 아무런 언급을 하지 않았다는 주장이 있습니다.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Njihov argument je, da Jezus nikoli ni govoril o homoseksualnosti.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.O argumento deles é que Jesus nunca disse nada sobre a homossexualidade.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Och deras argument är att Jesus aldrig pratade om homosexualitet.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Ritengono che Gesù non abbia mai parlato di omosessualità.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Și argumentul lor este că Isus niciodată nu a vorbit despre homosexulitate.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Su argumento es que Jesús nunca habló de la homosexualidad.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Und ihr Argument ist, dass Jesus nie über Homosexualität gesprochen hat.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Và lý lẽ của họ là chúa Giê-su chưa bao giờ nói về quan hệ đồng tính.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Το επιχείρημά τους είναι πως ο Ιησούς δεν μίλησε ποτέ για ομοφυλοφιλία.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.И техният довод е, че Исус никога не е говорил за хомосексуализма.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Они, например, считают, что Иисус никогда не говорил о гомосексуальности.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.והטענה שלהם היא שישו לעולם לא דיבר על הומוסקסואליות.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.و كانت حجتهم ان يسوع لم يتكلم ابدا عن المثلية الجنسية.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.他們的論點是耶穌從來沒有講過同性戀。
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.彼らのパンフレットには
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Du säger aldrig nåt intressant.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Du siger aldrig noget interessant.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Je zegt nooit iets interessants.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Kau tak pernah mengatakan sesuatu yang menarik.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Mert sose mondtál semmi érdekeset.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Nunca dices nada interesante.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Δεν είπες κάτι ενδιαφέρον.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Вие никога не казват нищо интересно.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Не казахте нищо интересно до сега.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin..לא אמרת שום דבר מענין
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.! لم تقل آي شيء مثير
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.누가 시켜서도 아니고 돈 좀 만져보려는 기대 때문도 아닙니다.
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.ולא בגלל שאמרו להם לעשות כך, או בגלל שהם ציפו לעשות מזה רווח.
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.عوضاً عن أن أحد ما أمرهم بذلك، أو بسبب أنهم يتوقعون أن يُقدم لهم النعناع في المقابل.
Kimse onlara bunu yapmasını söylememişti veya bu işten kanazaç sağlamayı beklemiyorlardı.聞いたわけでも 考えたわけでもありません その精神は ネットワークアーキテクチャを
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Er hat nie jemandem erzählt, dass er AIDS hat, weil er so große Angst vor der Stigmatisierung hatte.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Hij vertelde niemand dat hij aids had, zijn angst voor stigmatisering was groot.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Il n'avait jamais dit à personne qu'il avait le SIDA car sa peur de la stigmatisation était trop forte.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Nie powiedział nikomu o AIDS, tak bardzo bał się piętna.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Non disse mai a nessuno di averlo, perché aveva molta paura di essere stigmatizzato.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Nu a spus nimănui că are SIDA, atât de puternică era teama de dezonoare.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Nunca le dijo a nadie que tenía SIDA, así de fuerte era su miedo a ser señalado.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Ông đã không cho ai biết ông ấy bị AIDS, ông ấy vô cùng sợ bị kì thị.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Никога не каза на никого, че има СПИН, страхът му от позора беше толкова силен.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti. Dışlanmaktan çok korkuyordu.Он никому не сказал, что у него - СПИД, он слишком сильно боялся позора.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.누구에게도 에이즈에 걸린 사실을 알리지 않으셨죠.
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.הוא מעולם לא סיפר לאף אחד שהיה לו איידס,
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.ولم يكن قد أخبر أحداً أنه مصابا بالأيدز ،
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.病名をずっと隠していましたが
-Nereli demiştiniz? -Bir şey söylememiştim. Bu şekilde bırakın彼が死ぬようなことになったら、今までの努力が水の泡だ。
-Nereli demiştiniz? -Bir şey söylememiştim.- Da dove ha detto che viene, questo ragazzo?
-Nereli demiştiniz? -Bir şey söylememiştim.- Από πού κατάγεται, είπατε; - Δεν είπα.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.- Esküszöm, nem tudtam, hány éves a csaj.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.Harry, ich schwör' dir, sie hat mir nicht gesagt, wie alt sie ist.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.Je le jure, elle m'avait pas dit son âge.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.Тя не ми каза на колко години е!
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."A történet része akarok lenni." - a Mademoiselle még messze nem ért karrierje végére.
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."ich möchte die Zukunft mitgestalten", hatte noch längst nicht ihr letztes Wort gesprochen ...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Jag vill vara delaktig i vad som händer" hade fröken Chanel långt från sagt sitt sista ord ...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."je veux être de ce qui va arriver" était loin d'avoir dit son dernier mot...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Ma colei che amava affermare voglio appartenere a ciò che accadrà non aveva ancora detto l'ultima parola...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Želim biti del dogajanja, " je Mademoiselle bila daleč od tega, da je spregovorila zadnjo besedo ...