Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.הוא מעולם לא סיפר לאף אחד שהיה לו איידס,
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.ولم يكن قد أخبر أحداً أنه مصابا بالأيدز ،
Kimseye AIDS olduğunu söylememişti.病名をずっと隠していましたが
Kimseye söylememem gerek.Am un secret pe care nu ar trebui sã-l spun.
Kimseye söylememem gerek.Ich habe ein Geheimnis, das ich keinem erzählen darf.
Kimseye söylememem gerek.Mam sekret, nie powinnam o nim mówić.
Kimseye söylememem gerek.Εχω ένα μυστικό Δεν κάνει να το πω.
Lütfen! Size kaç kere söylemem gerek?Combien de fois devrais-je vous le dire ?
Makbuzlar nerede kaldı? Kaç defa söylemem gerekiyor?¿Cuántas veces tengo que pedir los recibos?
Makbuzlar nerede kaldı? Kaç defa söylemem gerekiyor?Ile razy będę musiał Ci przypominać?
Makbuzlar nerede kaldı? Kaç defa söylemem gerekiyor?Kolikrát ti je musím připomínat?
Makbuzlar nerede kaldı? Kaç defa söylemem gerekiyor?Und wo sind meine Rechnungen, zum 2O.
Makbuzlar nerede kaldı? Kaç defa söylemem gerekiyor?Var är mina fakturor?
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Coś wam powiem.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Deixem-me dizer-vos uma coisa, pessoal.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Déjenme decirles algo.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Để tôi nói với các bạn điều này.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Fatemi dire una cosa, gente.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Hadd mondjak el valamit!
Millet, size bir şey söylememe izin verin.여러분들에게 말하고 싶은 것은,
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Laat me jullie iets vertellen.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Laissez-moi vous dire quelque chose, messieurs dames.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Lassen Sie mich Ihnen was sagen, Leute.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Něco vám povím.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Permiteţi-mi să vă spun ceva, oameni buni.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Rad bi vam nekaj povedal.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Saya beri tahu Anda.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Επιτρέψτε μου να σας πω κάτι.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Нека да ви кажа нещо, хора.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.Позвольте мне кое-что сказать вам.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.תנו לי לספר לכם משהו, אנשים.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.دعوني أخبركم شيئاً، أيها الناس.
Millet, size bir şey söylememe izin verin.これはすごいことなんだ
MO: Evet, elbette! Ve insanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz gerekiyor.모건 오닐: 그래, 사람들에게 가져오지 말아야 할 것들을 말해줘야겠어.
MO: Evet, elbette! Ve insanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz gerekiyor.מ"א: בטח. ועלינו להגיד לאנשים מה לא להביא.
MO: Evet, elbette! Ve insanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz gerekiyor.مورغان أونيل: نعم، بالطبع، ويجب علينا إخبار الناس بالأشياء التي يجب أن لا يُحضِروها
MO: Evet, elbette! Ve insanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz gerekiyor.「私はフェイスブックページを作るわ チラシを作ってくれる?」
MO: İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.모건 오닐: 사람들한테 뭘 가져오지 말라고 말해야겠어.
MO: İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.Musimy powiedzieć ludziom, czego nie przynosić.
MO: İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.מ"א: אנו צריכות להגיד לאנשים מה לא להביא.
MO: İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.مورغان أونيل: نحن بحاجة لنقول للناس ما لا يجب احضاره.
MO: İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.「ねえ テレビ局の車よ ちょっと話してくるわね」
Nakanishi de şunu söylememi istedi... ...gece çocuğu doğmuş.Ensuite, Nakanishi nous a téléphoné. Il vient d'avoir un fils.
-Nereli demiştiniz? -Bir şey söylememiştim. Bu şekilde bırakın彼が死ぬようなことになったら、今までの努力が水の泡だ。
-Nereli demiştiniz? -Bir şey söylememiştim.- Da dove ha detto che viene, questo ragazzo?
-Nereli demiştiniz? -Bir şey söylememiştim.- Από πού κατάγεται, είπατε; - Δεν είπα.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.- Esküszöm, nem tudtam, hány éves a csaj.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.Harry, ich schwör' dir, sie hat mir nicht gesagt, wie alt sie ist.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.Je le jure, elle m'avait pas dit son âge.
- Ne? Yemin ederim, kız yaşının küçük olduğunu söylememişti.Тя не ми каза на колко години е!
Notlar hakkında bir şey söylemem gerekir.먼저 성적에 관한 이야기를 해야겠군요
Notlar hakkında bir şey söylemem gerekir.עליי לומר משהו בנוגע לציונים.
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."A történet része akarok lenni." - a Mademoiselle még messze nem ért karrierje végére.
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."ich möchte die Zukunft mitgestalten", hatte noch längst nicht ihr letztes Wort gesprochen ...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Jag vill vara delaktig i vad som händer" hade fröken Chanel långt från sagt sitt sista ord ...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."je veux être de ce qui va arriver" était loin d'avoir dit son dernier mot...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti...Ma colei che amava affermare voglio appartenere a ciò che accadrà non aveva ancora detto l'ultima parola...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."Želim biti del dogajanja, " je Mademoiselle bila daleč od tega, da je spregovorila zadnjo besedo ...
"Olanların bir parçası olmak istiyorum". Ama Matmazel daha son sözünü söylememişti..."быть частью событий", еще предстояло сказать свое последнее слово...
Olayların gelişme hızını anlamanız için, États généraux'un Mayıs'ta toplandığını söylememde yarar var.일어났는지에 대한 감을 잡아봅시다 삼부회의 회합 그건 5월에 있었던 일이지요