Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Нека ви кажа какво мислим за децата.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Позвольте рассказать, как мы относимся к детям.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.הרשו לי לספר לכם מה אנו חושבים על ילדים.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.دعونى أخبركم ماذا نظن بأبنائنا .
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.子どもは生まれたときから苦しみを背負っています
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Biayanya mahal, sangat sulit, tidak etis, atau, sederhananya, tidak mungkin dilakukan.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Das kann teuer [nicht machbar], unethisch, oder einfach nicht möglich sein.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Det kan vara dyrt, [mycket svårt], oetiskt, eller, helt enkelt, bara omöjligt att göra en sådan sak.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Het kan duur zijn, erg lastig, onethisch, of ronduit onmogelijk om zoiets te doen.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.이 일은 비용이 많이 들고, 아주 어려우며 비윤리적일 수도 있고 단순히 그냥 불가능 합니다.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Może być drogie, [bardzo trudne], nieetyczne lub, szczerze, po prostu niemożliwe do zrobienia.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Může to být drahé, obtížné, neetické, nebo to prostě není proveditelné.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Nagyon drága, bonyolult lehet, vagy nem etikus, vagy egyszerűen nem lehet végrehajtani.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Poate fi prea scumpă, [prea dificilă], poate să nu fie etică, sau, chiar, poate să nu fie posibilă.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Pode ser caro, [muito difícil], pouco ético, ou, francamente, mesmo impossível de se fazer.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Puede que sea caro, [muy difícil], antiético, o, francamente, imposible de realizar.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Può essere dispendioso, [molto difficile], non etico, o francamente, semplicemente impossibile.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Μπορεί να είναι ακριβή, [πολύ δύσκολη], ανήθικη, ή, ειλικρινά, απλά μη δυνατό να κάνεις κάτι τέτοιο.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Это может оказаться затратным, очень сложным, неэтичным, или, по правде говоря, просто невозможным.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.זה יכול להיות יקר, [קשה מאוד], לא אתי, או, למען האמת, פשוט לא אפשרי.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.قد تكون غالية الثمن، ليست مجدية غير أخلاقية أو بصراحة، من المستحيل القيام بشيء كهذا
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.倫理的でなかったり ただ単にそんなことは不可能な場合もあります では実際にネットワークを図にしないで
Çok teşekkür ederim. Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.고마워요. 그러나 이 점을 여러분께 말해야 겠군요.
Çok teşekkür ederim. Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Muchas gracias, pero déjame decirte esto:
Çok teşekkür ederim. Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.תודה רבה לך, אבל תן לי להגיד לך משהו,
Çok teşekkür ederim. Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.شكراً جزيلاً لك، لكن دعني أخبرك بهذا.
Çok teşekkür ederim. Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.外部の者は、機会を与えることしかできないのです。
Daha açık söylemem gerekirse...Για να το θέσω απερίφραστα,
Daha açık söylemem gerekirse...و لكي اكون صادقا معك
David, sana bir şey söylemem gerek."David, ich muss dir etwas erzählen.
David, sana bir şey söylemem gerek."David, ik moet je iets vertellen.
David, sana bir şey söylemem gerek.David, je dois te dire quelque chose.
David, sana bir şey söylemem gerek."David, mẹ phải nói với con một điều.
David, sana bir şey söylemem gerek.David, mondanom kell valamit.
David, sana bir şey söylemem gerek."David, muszę ci coś wyznać.
David, sana bir şey söylemem gerek."David, tengo que decirte algo.
David, sana bir şey söylemem gerek.David, ti devo dire una cosa
David, sana bir şey söylemem gerek.David, trebuie să-ţi spun ceva.
David, sana bir şey söylemem gerek."데이비드, 꼭 할말이 있구나.
David, sana bir şey söylemem gerek.Дейвид, трябва да ти кажа нещо.
David, sana bir şey söylemem gerek."Дэвид, мне нужно тебе кое-что сказать.
David, sana bir şey söylemem gerek.דיוויד, אני חייבת לספר לך משהו.
David, sana bir şey söylemem gerek.دايفيد , لديّ شيءٌ أخبرك به
David, sana bir şey söylemem gerek.あれは 計画的だったの
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Ce que je veux dire à tous les décideurs du monde, les gouvernements, les stratèges, c'est :
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Ce trebuie sǎ le spun celor care planificǎ în lumea asta, guvernelor, celor cu strategii este:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Điều tôi cần nói với những người lập kế hoạch của thế giới, các chính phủ, các chiến lược gia
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Ecco cosa voglio dire a chi pianifica il mondo, ai governi, agli strateghi:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...세상의 정책자, 정부, 전략가에게 제가 꼭 해야 될 말은 바로 이것입니다.
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Lo que yo tengo que decir a los planificadores del mundo, a los gobiernos, a los estrategas, es:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...To, co chcę powiedzieć architektom świata, rządom, strategom to:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Was ich den Arhiteckten dieser Welt, den Regierungen, den Strategen sagen muss, ist :
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Wat ik wil zeggen tegen de bestuurders van de wereld, de regeringen en de strategen, is:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Маю послання до тих, хто займається плануванням у світі, до урядів, стратегів:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Онова, което е нужно да кажа на планьорите на света, правителствата, стратезите е:
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...Я хочу сказать проектировщикам мира, правительствам, стратегам, -
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...מה שאני רוצה להגיד למתכננים של העולם, לממשלות, לאסטרטגים
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...الذي أريد ان اقوله للمخططين حول العالم والحكومات .. والاستراتيجين
Devletlere, stratejistlere, dünyanın... ...planlamacılarına söylemem gereken şey...私が言いたいことは 「芸術はおまけのような扱いを受けてきましたが
Dinleyin çocuklar, bir şey söylemem gerekiyor gibi hissediyorum.Ascoltate ragazzi, sento come di dover dire qualcosa.