Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemem ile cümle

söylemem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Hij verbood Zijn discipelen ten strengste iemand te vertellen dat Hij de Christus was.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.이에 제자들을 경계하사 자기가 그리스도인 것을 아무에게도 이르지 말라 하시니라
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Silloin hän varoitti vakavasti opetuslapsiaan kenellekään sanomasta, että hän on Kristus.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Tedaj zapove učencem svojim, naj nikomur ne pravijo, da je on Kristus.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Tedy přikázal učedlníkům svým, aby žádnému nepravili, že by on byl ten Ježíš Kristus.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Tedy przykazał uczniom swoim, aby nikomu nie powiadali, że on jest Jezus Chrystus.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Vtedy prikázal svojim učeníkom, aby to nikomu nepovedali, že on je Kristus.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Τοτε παρηγγειλεν εις τους μαθητας αυτου να μη ειπωσι προς μηδενα οτι αυτος ειναι Ιησους ο Χριστος.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.гава заръча на учениците, никому да не казват, че Той е [Исус] Христос.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Тогда Иисус запретил ученикам Своим, чтобы никому не сказывали, что Он есть Иисус Христос.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.Тоді наказав ученикам своїм, щоб не казали нікому, що Він Ісус Христос.
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.אז צוה את התלמידים בגערה לבלתי הגיד לאיש כי הוא ישוע המשיח׃
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.حينئذ اوصى تلاميذه ان لا يقولوا لاحد انه يسوع المسيح
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.當 下 、 耶 穌 囑 咐 門 徒 、 不 可 對 人 說 他 是 基 督
Bu sözlerden sonra İsa, kendisinin Mesih olduğunu kimseye söylememeleri için öğrencilerini uyardı.當下 、 耶穌囑咐 門徒 、 不可對人說 他 是 基督
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey. Bu büyük kitlelere yayınlanacak.Asi bych to tu neměl říkat, uvidí to hodně lidí.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Dit is misschien niet zo slim om te vertellen.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Ich sollte das vermutlich nicht tun.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Jag ska berätta något som jag antagligen inte borde.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Je vais vous dire quelque chose que je ne devrais probablement pas vous dire.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.제가 여러분께 한가지 고백을 하죠.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Les diré algo que probablemente no debería decir.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Powiem wam coś, czego pewnie nie powinienem mówić.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Valamit, amit talán nem kéne.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Vă voi spune ceva ce probabil nu ar trebui să vă spun.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Vi confesserò una cosa che probabilmente non dovrei dirvi.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Θα σας πω κάτι που ίσως δε θα έπρεπε.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Ще Ви кажа нещо, което, може би не трябва.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.Я скажу кое-что, что лучше не говорить.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.אני אספר לכם משהו שכנראה לא כדאי שאספר.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.سأخبركم بشيءٍ ليس من المفترض أن أخبركم به.
Büyük ihtimalle söylememem gereken bir şey.この発言は広く公開されるでしょうから
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým. Ama asýl öfkem olduđum yeredir.1人の国民として、 このことを了承したことに。
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým. Ama asýl öfkem olduđum yeredir.Ale jsem mnohem, mnohem více naštvaná za to, kde jsem.
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým. Ama asýl öfkem olduđum yeredir..لكني أشد غضبا أن هذا هو المكان الذي أنا فيه
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým.Pero estoy mucho más enfadada de que sea éste el lugar donde estoy.
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým.Så ja, jeg ville ønske jeg ikke havde sagt det. Men jeg er meget meget vredere over at det er hvor jeg er.
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým.Μακάρι να μην τα είχε πει αυτά. Αλλά είμαι πολύ, πολύ πιο θυμωμένη με αυτό που είμαι.
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým.Но съм много, много по-ядосана, че се намирам тук.
Bu yüzden, evet, keţke söylememiţ olsaydým.Так что да, я хотел бы не сказал, что. Но я многое, многое злее, что это, где я нахожусь.
Cimri şey.. Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Cái tên ngốc đó... mình đã bảo là đợi thế mà vẫn cứ bỏ đi...
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Ascoltate quello che pensiamo dei bambini.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Brevemente, permítanme explicarles esto...
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Để tôi nói cho bạn điều mà tôi nghĩ về đám trẻ.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Dit denken we over kinderen.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Hadd mondjam el, mi a véleményem a gyerekekről.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Jag ska berätta vad vi tror om våra barn.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Kerronpa mitä ajattelemme lapsista.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.우리가 아이들들에 대해 어떻게 생각하는지 말씀드리죠.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Lad mig fortælle jer hvad vi mener om børn.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Laissez moi vous expliquer comment nous pensons de nos enfants.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Lassen Sie mich Ihnen sagen, was wir über Kinder denken.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Naj vam povem kako razmišljamo o otrocih.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Poviem vám, čo si myslíme o deťoch.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Pozwólcie, że powiem wam, co myślimy o dzieciach.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Řeknu vám, jak se díváme na děti.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Saya beri tahu apa makna anak-anak buat kita.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Vou dizer-vos o que pensamos das crianças.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Αφήστε με να σας πω τι σκεφτόμαστε για τα παιδιά.
Çocuklarımız hakkında ne düşündüğümüzü söylememe izin verin.Дозвольте мені розповісти, як ми ставимось до наших дітей.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
söylemem ile cümle - Sayfa 30 - söylemem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App