"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Kamu tidak berharap aku bernyanyi, kan?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.그가 들어와서는 이렇게 말했습니다. "내가 노래부르기를 바라는건 아니죠, 그죠?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nechcete, aby som spieval, že?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nechcete po mně, abych zpíval, ne?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nem akarjátok, hogy énekeljek, ugye?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Ni vill väl inte att jag skall sjunga?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Non volete che canti, vero?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."¿No querrán que cante, verdad?".
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Nu vreţi ca eu să cânt, nu-i aşa?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Tôi sẽ không hát, đúng không?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Vocês não querem que eu cante, pois não?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi." Vous ne voulez pas que je chante, pas vrai ? "
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Πρέπει και να τραγουδήσω;"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Надеюсь, вы не ждёте от меня пения?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Няма да искате да пея, нали?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.הוא נכנס ואמר, "אתם בטוחים שאתם רוצים שאני אשיר?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.أتانا مشيا وقال، "أنت لا تريدني أن أغني، أليس كذلك؟"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi.「歌えって言うんじゃないよね?」 これは その当時 みんなが
Bir şey daha söylemem lazım.Ich sollte noch eines sagen, als ich diese
Bir şey daha söylemem lazım.Ik moet nog één ding zeggen.
Bir şey daha söylemem lazım.한 가지 더 말씀 드릴 것은,
Bir şey daha söylemem lazım. O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.Ar trebui să mai spun încă ceva, când am făcut acele modele de avioane am făcut totul.
Bir şey daha söylemem lazım. O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.Debo decirles algo más, mientras me entretenía realizando aquellos modelos de aeroplanos hice de todo.
Bir şey daha söylemem lazım. O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.Dovrei dire un'altra cosa, quando stavo facendo quei modelli di aereo ho fatto di tutto.
Bir şey daha söylemem lazım. O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.I jeszcze jedno, kiedy robiłem modele samolotów, robiłem wszystko.
Bir şey daha söylemem lazım. O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.Je dois dire une chose, quand je faisais ces modèles réduits d'avions, je faisais tout.
Bir şey daha söylemem lazım. O model uçakları yaparken her şeyi yapardım.Трябва да кажа още нещо - когато правех онези самолетни модели, аз правех всичко.
Bir şey daha söylemem lazım.Tôi nên nói thêm một điều.
Bir şey daha söylemem lazım.Θα πρέπει να πω κάτι ακόμα.
Bir şey daha söylemem lazım.אני צריך להגיד דבר נוסף, כשעשיתי את
Bir şey daha söylemem lazım.علي ان اقول شيئا اخر, عندما كنت اصمم
Bir şey daha söylemem lazım.模型飛行機は
Bir şey söylemem gerekiyor.Aku ada sesuatu untuk di bicarakan.
Bir şey söylemem gerekiyor.Am ceva de spus.
Bir şey söylemem gerekiyor. İstemiyorum.J'ai quelque chose à dire.
Bir şey söylemem gerekiyor.Mam coś do powiedzenia.
Bir şey söylemem gerekiyor.Έχω να σου πω κάτι.
-Bir şey söylememiştim. Bu şekilde bırakınSiga con su trabajo.
-Bir şey söylememiştim.- N-am zis. Nu insista.
-Bir şey söylememiştim.- Neříkal.
-Bir şey söylememiştim.- Nie mówiłem.
-Bir şey söylememiştim.- Не говорил.
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.굳이 삼각형의 높이가 3이라고 말하지 않아도 알 수 있겠죠?
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.I så fald ved vi, at den anden side her også er 3.
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.I tak naprawdę nie muszę mówić, że ten drugi też ma 3
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.Kolikšna je dolžina druge stranice že veš.
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.Всъщност, дори не трябва да ви казвам, че тази друга страна ще бъде 3.
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.Я навіть можу не казати Вам, що інша сторона також буде дорівнювати 3.
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.למעשה, אני לא אפילו צריך להגיד לך שהצלע השניה הזאת הולכת להיות 3.
Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.وفي الواقع، لا يتوجب علي ان اخبركم ان الضلع الآخر هذا سيكون 3 ايضاً
Bu eşitlikten ısının bir makrodurum değişkeni olduğunu söylemem. - -Das wirkt so, als sei die Wärme eine Art Makrozustand des Systems, und das ist nicht der Fall. nn
Bu eşitlikten ısının bir makrodurum değişkeni olduğunu söylemem. -Takže to naznačuje, že teplo je inherentní makrostav systému.
Bu eşitlikten ısının bir makrodurum değişkeni olduğunu söylemem. -זה רומז על כך, שבאיזושהי צורה, חום הוא מצב מאקרו של המערכת, וזה לא כך.
Bu iki damarın özel olmalarını söylememin asıl nedeniA sem můžeme zase napsat neokysličená.
Bu iki damarın özel olmalarını söylememin asıl nedeniCe processus de diffusion rends le sang rouge.
Bu iki damarın özel olmalarını söylememin asıl nedeni이게 중요한 이유는
Bu iki damarın özel olmalarını söylememin asıl nedeniהסיבה שבגללה אמרנו שהם מיוחדים חוץ מהעובדה
Bu iki üçgenin benzer olduğunu söylememiz için yeterli.두 개의 닮은 삼각형이 있다고 해도 충분합니다.
Bu kenarın 3 olduğunu söylüyorum. Bu diğer kenarın 3 olduğunu söylememe gerek yok.A kdybych vám řekl, že tahle strana je 3, tak ani nemusím říkat, že ta druhá strana bude taky 3.
Bu küp hakkı oranı - ya da bu kare. Ben bir küp söylememelidir.Я не должен называть его кубом: он был бы кубом, если бы мы перешли в трехмерное пространство.