Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemem ile cümle

söylemem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Aus irgendeinem Grund dachte ich,dass ich es dir sagen muss.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Av någon annledning , jag tänkte jag borde tala om det för dig.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.왜지 해라한테 얘기해야 될 것 같아서
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.<b>لسبب غير معروف, أنا فقط شعرت بأنه علي أن أخبركي
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Pentru un anumit motiv, am crezut ca trebuie sa iti spun.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Per un qualche motivo, pensavo di dovertelo dire.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Quelque part, je pensais que je devais te le dire.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Untuk beberapa alasan, aku pikir aku harus memberitahumu.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Vì lý do nào đó, anh nghĩ là anh nên nói với em.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Voor de een of ander reden dacht ik dat ik het je moest vertellen.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Z jakiegoś powodu sądziłem, że powinienem ci powiedzieć.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.Για κάποιο λόγο, σκέφτηκα ότι θα έπρεπε να στο πω.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.По каким-то причинам подумал, что следует сказать тебе.
Bazı nedenlerden ötürü, sana söylemem gerektiğini düşündüm.どうして?
Ben bir küp söylememelidir.Kubus mag ik niet zeggen.
Ben bir küp söylememelidir.Non dovrei dire cubo.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Choć nie jestem obywatelem USA, nie obraźcie się, jeśli zasugeruję, że coś z tym trzeba zrobić.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.En ole tämän maan kansalainen, joten toivon ettei ole sopimatonta, ehdottaa että jotain tulisi tehdä.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Jeg er ikke borger i USA, så jeg håber ikke, det vil være upassende, hvis jeg foreslår, at noget må gøres.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.미국 시민이 아닌 제가 무언가를 해야 한다고 제안하는 게 부적절하다고 여겨지지 않길 바랍니다.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Nisem ameriški državljan, zato upam da ni neprimerno, če predlagam, da je nekaj treba storiti.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.(Taps)
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.Δεν είμαι πολίτης αυτής της χώρας, οπότε ελπίζω να μη θεωρηθεί ανάρμοστο αν προτείνω ότι κάτι πρέπει να γίνει.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.איני אזרח מדינה זו, אז אקווה שלא ייחשב בלתי-הולם מצדי אם אומר שצריך לעשות משהו.
Ben buralı değilim; o yüzden, umarım bu konuda bir şeyler yapılması gerektiği söylemem yakışıksız bulunmaz.それが不作法であると受け取られないことを望みます (笑)
Ben de kimseye söylemem.Aku juga tidak apa pernah mengatakan pada siapapun.
Ben de kimseye söylemem.Ich werde es auch niemanden erzählen.
Ben de kimseye söylemem.Ja też nikomu nic nie powiem.
Ben de kimseye söylemem.Je ne le dirai jamais à personne,
Ben de kimseye söylemem.Nici eu nu am de gand sa mai vorbesc cu altcineva.
Ben de kimseye söylemem.Non lo dirò mai a nessuno.
Ben de kimseye söylemem.Και εγώ επίσης δεν θα πω τίποτα.
Ben de kimseye söylemem.Я тоже никому не скажу
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.A plecat desi l-am rugat sa ma astepte.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Dia pergi meskipun aku memberitahunya untuk menungguku.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Er ist einfach gegangen, obwohl ich ihm gesagt habe, er soll auf mich warten.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Han gick fast jag sa till honom å vänta på mig.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Han gik, selvom jeg sagde at han skulle vente på mig
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Hij is vertrokken terwijl ik hem gezegd heb op me te wachten.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Il est parti même si je lui avais dit de m'attendre.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.기다리라니까 그냥 가냐
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Odišiel aj keď som mu povedala, aby na mňa počkal.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Poszedł sobie nawet jak mu powiedziałam,żeby na mnie zaczekał.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Se n'è andato anche se gli avevo detto di aspettarmi
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Έφυγε αν και του είπα να με περιμένει
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Он уехал даже при том, что я сказала ему подождать меня
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.Тръгна си, макар че му казх да ме чака.
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.הוא נסע גם כשאמרתי לו לחכות לי
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.غادر مع أني اخبرته بأن ينتظرني
Beni beklemesini söylememe rağmen gitti.タクシーまで乗って行ったのに
Beni görmek istediğini söylememiş miydin?Miért mondtad, hogy feláldozod a szemed?
Beni görmek istediğini söylememiş miydin?Tu as dit que tu voulais te remplir les yeux de moi.
Beni görmek istediğini söylememiş miydin?Γιατί είπες ότι θα θυσίαζες τα μάτια σου;
Beni görmek istediğini söylememiş miydin?ماذا قلت عن التضحية بعينيك؟
Beni iyi dinle. Sana söylemem gereken bir şey var.Ascolta attentamente, quello che ti dico.
Beni iyi dinle. Sana söylemem gereken bir şey var.Hören Sie gut zu, was ich Ihnen zu sagen habe.
Benim bir sırrım var. Kimseye söylememem gerek.À propos de ma vraie identité... j'ai un secret que je ne dois dire à personne.
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Chyba nie chcecie żebym śpiewał?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."I vil ikke have mig til at synge, vil I?"
"Benim şarkı söylememi istemiyorsunuz, değil mi?" dedi."Je wil toch niet dat ik zing?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod