Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Nhưng có thể chỉ ra tần số của nó dựa vào màu sắc.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Pero podemos decir, según su color, qué frecuencia tiene.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Viszont a színéből meg tudjuk mondani, mekkora a frekvenciája.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.We zien licht niet als een golf, maar dankzij de kleur kennen we wel de frequentie.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Αλλά με το χρώμα του, ξέρουμε τη συχνότητά του.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Але ми можемо сказати, дивлячись на її колір, яка в неї частота.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Но можем да кажем, като гледаме цвета й, каква е честота й.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.Но мы можем определить его частоту по цвету, который видим.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.שאנחנו לא יכולים לראות אותו כגל. אבל אנחנו יכולים להגיד, על ידי הסתכלות על הצבע, מה התדירות.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.بحيث لا يمكننا أبدا أن نراه كموجة. ولكن يمكننا معرفة تردده، من خلال النظر في لونه.
Ancak rengine bakarak, frekansını söylememiz mümkün.人間の目に見えるのは 最低で赤から 最高で紫までの周波数の光です
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Aber lassen Sie mich dies sagen:
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Ale pozwól mi powiedzieć jedno.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Ale rád bych řekl toto.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Dar vreau sa va spun asta.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.De hadd mondjam el a következőt.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz. Dış faktörler, size sadece bir fırsat sunabilir.Agentes externos apenas podem dar-nos uma oportunidade.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Maar laat ik dit zeggen.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Ma fatemi dire questo.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Mais laissez-moi vous dire ceci.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Nhưng để tôi nói anh nghe điều này.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Tapi bolehkan saya mengatakan ini.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Αλλά επιτρέψτε μου να πω:
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Но вот что я вам скажу.
Ancak, şunu söylememe müsaade ediniz.Но нека ви кажа следното.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Anyukám megkért, hogy adjam át üdvözletét az anyukádnak.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Ik moet de groeten van mijn moeder aan jouw moeder geven
-Annem, annene selam söylememi istedi.Kerro äidiltäni terveisiä sinun äidillesi.
-Annem, annene selam söylememi istedi.엄마가 오빠의 엄마한테 안부 전해 달래요.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Mamaku memintaku untuk menyampaikan salam buat Mamamu.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Mama mi-a spus sa iti spun sa o saluti pe mama ta din partea ei.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Ma mère m'a dit de dire à ta mère qu'elle lui dit bonjour.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Mamka mi povedala aby som pozdravila tú tvoju...
-Annem, annene selam söylememi istedi.Mamka mi říkala ať tu tvou pozdravuji.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Mẹ em nói với em là muốn chào hỏi mẹ anh.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Meine Mutter hat mir gesagt, dass ich deine Mutter grüßen lassen soll.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Mia madre manda tanti saluti a tua madre.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Min mamma sa till mig att säga till din mamma att hon sa hej
-Annem, annene selam söylememi istedi.Min mor sagde at jeg skulle hilse din mor fra hende
-Annem, annene selam söylememi istedi.Moja mama powiedziała mi, żebym powiedziała twojej mamie, że ona mówi "cześć".
-Annem, annene selam söylememi istedi.Moja mami je je rekla da pozdravlja tvojo mami.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Η μητέρα μου είπε να πεις στη μητέρα σου γεια.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Майка ми поръча да изпратя поздрави на твоята майка.
-Annem, annene selam söylememi istedi.Моя мама просила меня передать твоей маме привет.
-Annem, annene selam söylememi istedi.."אמא שלי ביקשה למסור לאמא שלך שהיא אומרת "היי
-Annem, annene selam söylememi istedi.أمى أخبرتني أن أوصّل تحياتها إلى والدتك
-Annem, annene selam söylememi istedi.ジャンミです ホン・ジャンミ オッパのお母さんとうちのお母さん 親しいのに
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Jag lever efter mottot att aldrig ljuga.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Min leveregel er aldrig at lyve.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Minun periaatteeni on, etten ikinä valehtele.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Moje życiowe motto to "Nie kłamać".
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Non dire bugie fa parte della mia politica, ricordatelo.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Vivo com a crença de nunca mentir.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Yo nunca miento, ese es mi lema.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Ποτέ δεν λέω ψέματα.
Asla yalan söylememeyi ilke edinmişimdir.Моё жизненное кредо - никогда не лгать.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Aunque hace poco me dijo que no puedo decir que tiene el pelo largo, porque si lo digo
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Deși mi-a zis că nu pot să spun că are părul voluminos pentru că, dacă o fac,
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.집사람은 그렇게 말하고 다니지 말라고 했지만요.
Aslında bana onun büyük saçları olduğunu söylememi tembih etti.Ostatnio mi powiedziała, że nie mogę tak mówić, bo jak tak powiem,